TEŞEKKÜRLER SEVGİLİ EX’İM!

Sevgili ex’im çok teşekkürler. O yakışıklıya iyi ki beni tavsiye ettin de sayende şahane bir erkek arkadaşım oldu.

Eski sevgilinizin yeni tanıştığınız yakışıklıya sizi övdüğünü ve aranızı yaptığını düşünün. Açıkçası ben düşünemiyorum ama bir kadın dergisinde bu konu üzerine yüzde yüz gerçeklere dayanan bir makale okudum. Makalenin konusu tam olarak şuydu, “Eski sevgilinizi yeni kısmetlerine nasıl översiniz?” Vay vay vay... İçimden dedim “Etrafta bizi övecek insan kıtlığı mı var? Kala kala ex’imize mi kaldık?”. Makaleye göre bariz kalmışız. Ex deyip yabana atmayacakmışız, ex’imizle kötü ayrılmayacakmışsız. Yani şarkıcı Ariana Grande’nin dediği üzere “Thank u, next!” değil de “Thank u, ex!” gençler!

Kocaman kalbi var

“Eski sevgilim diye demiyorum, Charlotte çok iyi kızdır. Her şeyden önce onunla birlikteyken size kendinizi hep cool hissettirir. Nelerin popüler olduğunu, nerelere gidilmesi, nerelerde yenilmesi gerektiğini bilir. Çok iyi bir dinleyicidir. Bulaşıcı bir kahkahası vardır. Müthiş bir yol arkadaşıdır. Birlikte olacağı insanı çok mutlu edeceğine eminim.” Martin isimli kardeşimizin eski sevgilisi Charlotte için sarf ettiği güzel sözler bunlar. “Düşünceli, fit ve yemek yapabiliyor. Bir kadın başka ne ister? Fabien size hep destek olur. Bir gülüşünüz için her şeyi yapar. Kocaman bir kalbi vardır ve bu kalbi o özel kadınla paylaşmaya hazır olduğuna inanıyorum.” Bunlar da Aleah isimli kızımızın eski sevgilisi Fabien için dedikleri. Peki madem bu kadar şahane sevgilileriniz vardı, siz ne halt yemeye ayrıldınız? Bu da benim dediğimdir.

Bonibon gibi çocuk

İçinde aşk kırıntısı kalan, derinlemesine yaşanan hiçbir ilişkinin ardından böylesine rahat sözler söylenebileceğine inanmıyorum. Bu “Öv beni ex’im” makalesinin, birbirlerinin hayatlarına çok da nüfuz etmemiş kişileri özne olarak aldığını düşünüyorum. Kendi adıma konuşayım, eski erkek arkadaşıma karşı hislerim bitmiş olsa bile tutup da “Ay bonibon gibi çocuk, mutlaka çık” demem kimseye. Bana ne yani? Bir yandan da düşünüyorum ex’im beni övse ne derdi diye. Hmmm... Açıkçası bilemedim. Çok pozitif konuşmasa bile en azından negatif bir şey demez. Demez değil mi? Aaa demez demez.

TEŞEKKÜRLER SEVGİLİ EX’İM

Haftanın güzellikleri

PANDELİ: “İstanbul’un Bey’i, Pandeli”. Bayılıyorum bu slogana. Biliyorsunuz ki Mısır Çarşı’sının hemen girişindeki tarihi Pandeli Restoran kısa bir süre önce yeniden açıldı ve buna sanki kendi yerimmiş gibi sevindim. Küçükken annemle babam götürmüştü beni Pandeli’ye, ilk hatıram budur. Yıllar sonra o cam göbeği salonda yeniden yemek yemek varmış. Hep bizimle kal Pandeli, olur mu?

DIRTY JOHN: Millet “You” isimli diziyi konuşurken bu da benden size konuşacak yeni bir dizi olarak gelsin. Eric Bana severleri Eric Bana’ya düşman edecek bir dizi çünkü Eric Bana’mız bir psikopatı oynuyor. Yaş ortalaması “You”dan yüksek ama aynen “You” gibi insanı gerim gerim geren bir Netflix dizisi. “Hayatım lay lay lom, biraz gerilmek istiyorum” diyenlere tavsiye edilir.