Toprağın kadınları

Doğanın ahengiyle hareket ederek, etraflarında var olanı işlemeye, dönüştürmeye ve sunmaya odaklanan kadınlarla tanışıyoruz bugün

"Çevrimdışı Aşk” isimli romanımın başkahramanı, plaza kadını Kumru, birtakım olaylar sonucunda kendini Datça’nın bereketli topraklarında bulduğundan beri doğaya bakışımın değiştiği bir gerçek. Romanımı yazarken organik bir hayatın içinde geçirdiğim uzun süreçte beni en mutlu eden şey, idealist, tuttuğunu koparan, ruhlarını doğanın mucizesinin akışına bırakmış kadınlarla tanışmaktı. Maddiyata, üne, saygınlık görmeye, sosyal statü kazanmaya değil, tamamen doğanın ahengiyle hareket ederek, evlerinde, bahçelerinde, etraflarında var olanı işlemeye, dönüştürmeye ve sunmaya odaklanmışlardı. Ve en önemlisi bundan büyük bir mutluluk duyuyorlardı. Zaten doğayı tüm kalbinle sevmek böyle bir şeydir; o sana yeter, daha fazlasında olmaz gözün.

Toprağın kadınları

Doğa âşığı

Fransa çıkışlı, sürdürülebilirliği odak noktası yapmış, globalde yirmi yıla yakındır devam eden “Toprağın Kadınları” isimli ödüllü yarışmayla tanışmak bana yeni kısmet oldu. Bu vesileyle ödülü kazanmış iki doğa aşığı şahane kadın tanıdım. İlki Dr. Yeşim Bekyürek, meslek hayatının son on yılını organik tarıma adamış bir böcek bilim uzmanı. Kadın Çiftçiler Ekolojik Eğitim ve Üretim Merkezi (KAÇEM) ile bu yılın ödülünü kucaklamış. Eşi veteriner ve Yeşim Hanım’a tam destek. Kayseri’de yaşıyor ve yaptığı işleri, hayatlarına dokunduğu diğer kadınları anlatırken gözleri parlıyor. Mesela öyle bir organik domates salçası üretmişler ki, yerken içinde portakal var sandım, o kadar tatlı bir lezzet. Yokmuş tabii! İki farklı tür domatesi harmanlayıp içine hiçbir katkı maddesi koymayınca sadece domateslerin tadını alıyormuşuz meğerse. Tanıştığım diğer isim ise Elazığ’ın Nimri köyünde, “Toprak Ana” projesiyle köydeki betonlaşmayı tersine çevirmeyi hedefleyen Özgül Öztürk’tü. Kendisi İstanbul’da yaşıyor ama burada bile oturduğu evleri el değmemiş, bahçeli müştemilatlardan seçiyor ve evlerin dokusunu bozmadan güzelleştiriyor.

Toprağın kadınları

Ne fayda sağladım?

Bunu kendimize sormalıyız, çünkü “İnsan olmak”, varlığın dışında etrafına, ayak bastığın topraklara ve hatta dünyaya faydalı olmak demek. Ve mutlaka verecek bir cevabımız olmalı bu soruya. Sohbetimizden dönüş yolunda, ben de ne fayda sağladığımı düşündüm. Ruha iyi gelmek, umut vermek; eğitimin, çalışmanın, deneyimin insan hayatında çok farklı pencereler açabileceğini göstermek; popülerlik ve kaliteli eser çıkarmayı aynı potaya koymak ve bunu gençlere aktarmak... Evet, benim odaklandığım şeyler bunlardı. Kitaplarımla bir kişiyi bile aşka inandırabildiysem, gülümsettiysem şahane! İnşallah daha da fazlasını yaparım. Lütfen bugün siz de düşünün hayata kattığınız güzellikleri, sağladığınız faydaları. Ve yazın bana, okumayı çok isterim.