Yeni podyum: Müzik klipleri

Pandemi dolayısıyla sekteye uğrayan moda dünyası, çareyi müzik kliplerinde buldu. Tasarımlar, yıldız sanatçıların kliplerinde tanıtılıyor

Uzun aralıklarla oturularak izlenen sosyal mesafeli defileler, Victoria Beckham ya da Christopher Kane’in kreasyonlarını podyumda değil de randevulu buluşmada görmeler, Alexander McQueen markasının yaptığı gibi sanal defile düzenlemeler, falanlar filanlar... Burberry’nin, Twitch üzerinden yeni sezon kıyafetlerini yayınladığı bir durumdan söz ediyorum arkadaşlar. Ah, Ah... Nerede o milletin en ön sırada oturabilmek için birbirinin kafasına bastığı, muhabirlerin görüntü alabilmek yarış yaptığı, şampanyanın su gibi aktığı, sabahlara kadar partilenen moda haftaları! Kovid - 19 yüzünden lüks tüketim harcamalarımızın yüzde 35 düştüğünü göz önünde bulundurursak moda sektörünün ciddi bir açmaza girdiğini söyleyebiliriz.

Beyonce sattırır

3D sanal gerçeklik ve artırılmış gerçeklik dokunuşlarının moda sektöründe gitgide daha fazla yer alacağı aşikâr da bu bizi ne derece tatmin eder orası muamma. Vakti zamanında Victorias Secret’ın yılbaşı defilesi için dakika sayan insanlarız biz. Açık konuşayım ne Oscar törenine yatak odasında pijamasıyla katılan ünlüler sempatik geliyor ne de seyircisiz filme alınan konserler. “İnsan görmek istiyoruz insan” derken enteresan bir açılım daha yaşandı moda sektöründe. Tasarımcılar, kıyafetlerini müzik videolarında tanıtmaya başladı. Yani, klipler podyuma dönüştü. Cardi B’nin müzik videolarının etkisiyle leopar, kaplan ve yılan deseni için sanal dünyada yapılan aramalar yüzde 201 arttı.

Beyonce’nin “Black is the King” klibinde dansçılarıyla birlikte giydiği body satışının anında ikiye katlandığını düşünürsek son derece mantıklı bir hareket olmuş diyebiliriz. Ünlüler-ürünler arasındaki ilişki özellikle bu dönemde müzik sektöründe pek de güzel kullanılabilir. Sanal defile yapacağına giydir Lady Gaga’ya yeni sezon kıyafetlerini, oynat klipte, gör bakalım satışın hasını!

Haftanın güzellikleri

Sade bir Ege mutfağı: 18 ay önce açılan bu Bitez restoranında Halil Vural’ın imzası var. Dana etli arpa şehriye, işkembe çorbası, patlıcan oturtma, pancar tatlısı, kalburabastı derken koptu gitti masamız. Sade’de en hoşuma giden şey, Türk yemeklerini modifiye etmemesi; olduğu gibi, orijinal haliyle sunması oldu. Tavsiyemdir, Bodrum’a giderseniz deneyimleyiniz.