İşsizlik duasına mı çıkalım?..

GÖRÜNEN o ki daha uzunca süre işsizlerin işi Allah’a kalacak. Bir zaman sonra 2008’den, 2009’a sayıları 1 milyon 200 bin artarak resmi rakamlara göre 3 milyon 600 bine ulaşan işsizler “işsizlere iş duası” na çıkmaya başlarsa hiç şaşmayalım. Eğer bu memleketin Başbakanı işsizliğe çare olarak “Herkes bir kişiyi işe alsın” diyorsa bu iş zaten bitmiş demektir.
Sadece Ege Bölgesi’nde geçen yıl yarım milyon kişi işsiz kaldı. En yüksek artış oranı ise bir yıl önce yüzde 11 iken 2009 yılında yüzde 16’ya fırlayan İzmir’de yaşandı. Bu oran, 71 bin kişinin daha işini kaybedip toplam 227 bin kişinin İzmir sokaklarında işsiz dolaşması anlamına geliyor. Dediğimiz gibi bunlar resmi rakamlar.Bir de artık umudunu kaybedip iş aramak için başvuru bile yapmayanlar var ki, o zaman İzmir’de gerçek işsizlik oranının yüzde 20 olduğu hesaplanıyor. Yani çalışabilecek her beş kişiden biri işsiz.
Aslında işin insani yönüne bakıldığında bu rakamlar İzmir’de kabaca 300 bin kadar hanede işsizlik bunalımı olduğu anlamına geliyor. En kötüsü ise evin reisinin işini kaybetmesi ve ailenin başka geliri olmaması. Kentleşme oranı artıp kırsal kesimdeki nüfus azaldığı için artık eskisi gibi köyden bulgur, tarhana gelip amcanın, dayının yardım etmesi gibi sosyal dayanışma olayları da hızla azalıyor.
Araştırmalar, Türkiye genelinde özellikle eğitimsiz orta yaş grubunda yani evin babası diyebileceğimiz kesimde bir işsizlik patlaması olduğunu gösteriyor. Geçtiğimiz 2002 ile 2007 yılları arasında işsizlik oranı Türkiye genelinde yüzde 41 arttı. En yüksek artış ise yüzde 57 ile 35 -54 yaş arasında olanlarda idi.
Başbakan iş dünyasına “Hepiniz birer kişiyi işe alın” diyerek belki de cin bir fikirle seçimlerden önce kolayca işsizlik oranını azaltmayı düşünüyor olmalı. Ama düzenlenen ankette işadamlarının neredeyse tamamı “Hayır” cevabı verdi. Buna karşılık iş dünyasını sömürücü olmakla suçlayan Başbakan anketteki bir başka soruya verilen cevaba nedense niç değinmiyor. Ankette “Yeni alacağınız işçilere sizin istekleriniz doğrultusunda mesleki eğitim verilirse, ilave istihdam sağlamayı düşünür müsünüz?” diye sorulduğunda işdünyasının verdiği cevap tam yüzde 80 “Evet” olmuş.
Aslında kriz döneminde hükümetin yapması gereken işsiz kalanlara hızla kitelesel bir şekilde mesleki eğitim aldırıp iş bulmalarını kolaylaştırmak olmalıydı. Bugün İzmirli sanayicinin en büyük derdi iyi bir kaynakçı bulamamak ya da artık bilgisayarla çalışan makineleri kontrol edebilecek personel bulamamaktır. Ama hükümet yine işin kolayına kaçıp yeni memurları kadroları açıp devlet dairelerinde, kamu kurumlarında ne yapacağını bilmeden dolaşan mesleksizlerle doldurmaya hazırlanıyor. Tabii ki işin ucunda yine seçim hesabı var.
Bu kafayla bir süre sonra Ankara’dan “işsizlere iş duası” na çıkmalarını tavsiyleeri gelirse şaşırmayalım..

Atlı tramvaydan, hızlı tramvaya
İZMİR’İN eski resimlerinde hep Kordonboyu’nda atlı tramvaylar görülür. Güçlü, iri kadana atlar bu tramvayları çekip şehrin toplu ulaşımında önemli rol oynarmış. Atlı tramvaylar ilk kez 1884 yılında Konak- Göztepe arasında çalışmaya başlamış. Daha sonra Kordon, Karşıyaka ve Halkapınar’a kadar gelmiş. İzmir’e 1928 yılında elektrik sistemi geldikten sonra 1931 yılından itibaren önce Konak -Güzelyalı arasında elektrikle çalışan tramvay seferleri başlamış. Ama işletme hakkı yabancı ortaklığın elinde bulunan tramvaya yatırım yapılmayınca başka bölgelerde gelişememiş.
Sonunda 1943 yılında elektrik işletmesi ve tramvayı işleten ortaklık kamulaştırılmış ama, artık yetersiz kaldığından 1952 yılında tramvay seferleri kaldırılmış. Sonra 1954 yılında, bugün pek çok İzmirli’nin hatırladığı hatta benim oğlumun bile 10 yaşına kadar İzmir’e her gelişimizde dedesinin elinden tuttup binmeye zorladığı elektrikli otobüs ya da troleybüs seferleri başladı. Boynuzlarıyla tellerden aldıkları elektrikle, gürültüsüz, tertemiz bu çevre dostu araçların da ömrü 1992 yılına kadar kadar sürdü.
Şimdi geç de kalsa İzmir tramvaylı günlere dönmeye hazırlanıyor. İstanbul’da yıllardır işleyerek şehri kurtaran artık super modern olan bu araçlar için inşaata 2011 yılında başlaması hedefleniyormuş. Umarız metro gibi mahkemelere takılmadan raylar zamanında döşenmeye başlar. Bir sonraki yerel seçimlere de yetişir.
İzmir’in yaklaşık 60 yıl önce kaybettiği tramvayına yeniden kavuşması herhalde çok heyecanlı olacak.