Bana biraz müsaade...

Milliyet Ege’de 2005 Aralık ayından beri düzenli olarak yazıyorum. Haftada bir olarak başlayan beraberliğimiz son iki yıldır haftada iki yazıyla devam etti. Ben çok mutluydum. Yayın Danışmanımız Hamdi Türkmen, Yayın Koordinatörümüz sevgili Dilek Gappi, Yazı İşleri Müdürümüz Uğur İşven, görsel yönetmen ve operasyondaki arkadaşlarımızın da pek şikayeti olduğunu sanmıyorum. En azından yazıları zamanında gönderdiğim için öyle olduğunu umuyorum.
Bundan 6 yıl önce, üniversite eğitimi için 32 yıl önce ayrıldığım şehre geri döndüğümde çocukluğumdaki, gençliğimdeki İzmir’i bulacağımı sanmıştım. Ama yıllar her yer gibi İzmir’i de değiştirmişti.
Yoğun göç alan İzmir’i gecekondular sarmış buna karşın Kayseri, Konya, Gaziantep gibi yıldızı parlayan kentler kadar da hızlı büyüyemez olmuştu.
Neyse ki hayal kırıklığım fazla uzun sürmedi. Dönüşümden bir süre sonra İzmir’in Expo 2015 gibi müthiş bir projeye aday olduğunu öğrendim. Bu benim için büyük bir sürpriz oldu. Expo ile gazeteciliğimin ilk dönemlerinde dış ekonomik haberleri takip ederken tanışmıştım. Sevilla Expo’su 1989 yılında İspanya’da “Yeni kıtalar ve keşifler” gibi bir tema ile yapılıyordu. O günlerde Time dergisine verdikleri sempatik ilanlar çok dikkatimi çekiyordu. Daha sonra haberleri takip ederken organizasyonun büyüklüğünden, mükemmelliğinden çok etkilenmiştim.
Sonra Almanya’da yapılan Hannover Expo’suna gittim. Adeta bir masal aleminde gibiydim. Çevreyi korumak için kağıttan yapılan evler, sürücünün direksiyona el sürmeden gazetesini okuyarak seyahat edebildiği bilgisayarlı otoyol projelerini gördüm. İzmir, işte böylesine yaratıcı, böylesine geleceğin dünyasını anlatan bir fuarın adayıydı.
İzmir geçen yarışta Expo 2015‘i kazanamadı ama müthiş bir vizyon kazandı. Expo hazırlıkları sırasında geleceğini hayal etmeyi öğrendi ve bu hayallerden bazıları gerçekleşmeye başladı bile.
Yapılan ve yapılacakları bir kez daha tekrar etmeye gerek yok. Ama artık İzmir’de altı yıl önce geldiğim günlerdeki umutsuz hava yok. Projeler hayata geçtikçe İzmirlilerin yıldızı yeniden yükselmeye başlayan yaşadıkları kente inançları artıyor.
İşte bütün bunların arasında öyle bir proje var ki eğer gerçekleşirse İzmir‘i en az 20-30 yıl ileriye sıçratacak. Bu öyle bir proje ki, 15- 20 yıla yayılacak yatırımlar önümüzdeki 7-8 yılda bitirilecek. Takvimler 2020 yılını gösterdiğinde, İzmir dünyanın en modern en gelişmiş kentlerinden biri olacak.
Expo 2020’den söz ediyorum. İzmir’in ikinci kez aday olduğu 2013 yılı Mart ayında seçimleri kazanan kentin belli olacağı dünyanın en büyük fuarı Expo’dan.
Benden İzmir’in Expo yarışına katkıda bulunmam için bir görev talep edildi. Gençlerimizin, çocuklarımızın, torunlarımızın geleceği için onur duyarak kabul ettim. Müjdeli haberlerle geri dönebilmek umuduyla 15 ay kadar bana müsaade.