Kurumsal Girişim Sermayesi Kurmalı mı Kurmamalı mı?

Girişim Sermayesi Yatırım Fonu formatıyla beraber bankalar son yıllarda ardı ardına kurumsal girişim sermayesi yatırım fonları kurdular. Farklı sektörlerden de TT Ventures, Vestel Ventures, Demirören Ventures, Logo Ventures, Sankonline gibi örneklerimiz mevcut. Fakat geçtiğimiz sene yeni kurulan kurumsal fon sayısı azaldı. İlgi mi azaldı bilmiyorum ama bir yandan daha çok kurumsal girişim sermayesi fonumuz (Corporate Venture Capital, CVC) olmalı diyorum ama bir yandan da doğru amaçla ve doğru bileşenlerle kurulmalı yoksa bu işi yüzümüze gözümüze bulaştırırız diye düşünüyorum. Peki kurumlar neden CVC kuruyor biraz açıklamaya çalışayım.

Finansal Beklenti Nedeniyle CVC Kurmak

Sebeplerden biri firmaların CVC kurmayı finansal fırsat olarak görmesi olabilir. Yani kurumlar da girişim sermayeleri gibi 1 koyup 6-7 yıl içinde 5 almak istiyor olabilir.

Burada karşılaşılabilecek bir problem şu olabilir. CVC’ye ayrılan fon miktarı kurumun cirosuna göre çok çok küçük ise yönetimin her zaman ihmal edeceği, önceliklendirmeyeceği bir konu olabilir. Bu konuda sanırım iki yıl önce dev bir firmanın yöneticisi ile yaptığım sohbeti isim vermeden aktarayım. İlgili yöneticiye “İleride CVC gibi bir yapı düşünüyor msunuz?” diye sormuştum. “Serkan Bey, bizim ciromuz 7 milyar TL civarında. Bir girişime 2 milyon TL yatırım yapıp 5-6 yılda 10 milyon lira olarak geri almak bize çok cazip gelmiyor” demişti. Hak vermiştim, büyük ihtimalle yuvarlayarak söylediği cirodaki küsüratın değişimi çok da etkili bir CVC kurma sebebi değil. Burada belki karşı argüman şu olabilir. Finansal bir beklenti ile CVC kurarken cironuzun 6-7 yıl sonra %10’dan, belki de %20’den fazlasını etkileyecek bir yatırım planı yapılabilir. Yani 2 milyon lira değil de 140 milyon liralık bir yatırım yapıp 6-7 yılda 700 milyon TL olarak geri almak geçerli ve daha etkili bir finansal neden olabilir.

Bir diğer problem de tabiki bir kurum klasik bir VC gibi 6-7 yıl nasıl bekleyecek. Organizasyonlar değişecek, çalışanlar değişecek. Her ne kadar kurumlar orta ve uzun vadeli planlar yapsa da yıl sonunda finansal hesap sorulacak. Eğer CVC portföyündeki şirketlerden ilk yatırımlardan birkaçı kapanırsa moraller bozulacak. “Biz bu işi beceremiyoruz” diyenler çıkacak. O yüzden organizasyonel olarak da bu işi yönetme sürecinde problemler çıkacaktır. Tabi portföydeki girişim sayısının azlığı da bir risk teşkil edebilir. 3 yatırım yapıp 3’ünün de batma olasılığı 10 yatırım yapıp 10’unun da batma olasılığından yüksektir. O nedenle ilk defa CVC kuran kurumların doğru yapıyı kurmaları oldukça önemli. Yoksa finansal olarak 6-7 yıllık plan yapıp ilk 2 yıl tüm yapılan yatırımların boşa çıkması tüm süreci ve inancı yıkacaktır.

Tehditlere Karşı Önlem Olarak CVC Kurmak

Firma örneğin otomotiv sektöründedir. Firmanın yöneticileri elektrikli araçlar, paylaşım ekonomisi, yapay zeka ve otonom araçlarla ilgili gelişmeleri duydukça “acaba 10 yıl sonra biz olmayacak mıyız, şu anki pazar payımızı bile arayacak mıyız ?” gibi sorular karşısında terliyor olabilir. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için en azından bu tip teknolojilere odaklanmış girişimlere yatırım yapmak için CVC kurulabilir. Bu sayede firmalar hem o alanları daha iyi öğrenmiş, hem de portföyünde çok hızlı büyüyen girişimler varsa tehditleri de fırsata dönüştürme şansı yakalayacaktır. Tabi bunun için tehdidin sadece ülke içinden gelmeyeceğini, teknoloji en hızlı nerede yayılıyorsa orada yatırım yapılması şart. Yani lokal pazardaki fırsatları yakalayım, belki onlar ileride bana rakip olur demek yerine dünyanın neresinde olursa olsun tüm girişimleri takip etmek şart, bu da farklı bir disiplin ve iş ağı gerektiriyor. Örneğin Sony diyince benim aklıma önce müzik ve oyun geliyor. Bu hafta CES fuarında Sony elektrikli otonom araç işine girdiğini duyurdu. Yani tehdidin nereden geleceğini kestirmek de zor. Nereden geleceğini kestirdiniz diyelim, buna karşı iyi bir yatırım portföyü ile bu tehditleri fırsata çevirmek de zor.

Dış İnovasyon Kaynağı Olarak CVC Kurmak

Firma inovasyon konusunda kendini kötü hissediyordur. Hackathon, demo günü vs. derken firmayı hareketlendiremiyordur. Girişimci ruhlu yetenekleri ekibe katmada da sıkıntı yaşıyordur. O zaman dışarıdaki girişimlere yatırım yapmak mantıklı gelebilir. Odaklı, kendisinden çok daha hızlı hareket eden girişimlerle yeni inovasyon kaynakları aramak da gayet geçerli bir sebep.

CVC kurmak için geçerli sebeplerimiz var diyelim. Türkiye’de 2010-2018 arasında ilk fonlarımız kuruldu, ikinci fonlarını kurmaya başlayanlar oldu fakat tecrübeli yatırımcı sayımız bir elin parmaklarını geçmez. Art arda iki fon kurmuş ve ikisinin de yatırım dönemlerini kapatmış, “LP”lerine yatırdıklarını fazlasıyla vermiş fon yöneticimiz zaten bildiğim kadarıyla yok. Böyle bir ortamda kurumların CVC için yetenek bulması ve yatırım kaslarını geliştirmesi oldukça zor. Yani CVC’lerin başarısız olması için her türlü sebebimiz var. Ne yapmalı derseniz, yapılabileceklerden en aklıma gelen; kurumlar girişim sermayeleriyle çok yakın çalışsınlar, sürekli bir bilgi alışverişi olsun. Sadece yerel değil, dünyanın her yerinden VC ve CVC’ler ile iletişim ve işbirliği içinde olsunlar. Biz bu kasımızı geliştiremeyiz diyenler de mutlaka “Limited Partner” olsun.