Ofis Tercihleri Değişiyor

22 Ocak 2021

Pandemi ile beraber bildiğimiz ve alıştığımız çoğu şey çok hızlı bir değişime uğradı. Bu konuda en çok değişime uğrayan konuların başında ise çalışma düzenimiz geliyor. Bu hafta bu konuyla ilgili 38 bin kişiyle yapılan bir sosyal medya anketine rastladım. Ankete katılanların %67’si arada sırada ofise gitmek istiyormuş, %96’sı 5 gün ofise gitmek istemiyormuş, %78’si ise daha çok uzaktan çalışmak (hibrit model fakat uzaktan çalışma daha yoğun) istiyormuş. Bu konuda Kolektif House’da ofisi olan biri olarak Kolektif House CEO’su Ahmet Onur’a ofis tercihleri, iş dünyası ile ilgili sorularımı yönelttim.

S.Ünsal: Ahmet selamlar, pandemi iş dünyasının iklimini ve ofis tercihlerini nasıl değiştirdi?

A.Onur: Selam Serkan. Teknolojinin gelişmesi, mobilitenin artması, özgür ruhlu ve yaratıcı jenerasyonun işgücüne dahil olmasıyla çalışma hayatının doğasında bir süredir kendisini hissettiren değişim, pandemi ile birlikte senin de söylediğin gibi muazzam bir şekilde evrildi. İş süreçleri hızla dijital ortama taşınırken, bazı çalışanların merkez ofisten bazı çalışanların uydu ofislerden bazı çalışanların da evden çalıştığı hibrit model yaygınlaşmaya ve yerleşmeye başladı. İş özel hayat dengesi ise bugünlerde yeniden kodlanıyor.

Bu dönüşüm çarkında ofisler de mekân olmanın ötesinde network imkânı sunan, iş birliğini mümkün kılan, yeniliği teşvik eden, ekip motivasyonunu ve verimliliğini artıran yapılar olarak yükseliyor. Günümüzde küçük büyük fark etmeksizin tüm şirketler iş hayatında daha esnek daha özgür daha ilham veren çalışma ortamını mümkün kılan yeni nesil ofis çözümlerine yöneliyor.

Kolektif House olarak bizler de geliştirdiğimiz her ihtiyaca uygun kurumsal, bireysel, dijital/inovatif çözümlerimizden en optimum kombinasyonları sunarak kurum/şirket ihtiyaçlarını desteklemede öncü rol üstleniyoruz.

S.Ünsal: İşin geleceği nasıl olacak, geleceğin çalışma/ofis yaşamı nasıl şekillenecek?

A.Onur:

Yazının devamı...

Innogate 14. Dönem Mezunları

8 Ocak 2021

En beğendiğim hızlandırma programlarından biri olan Innogate’in ABD’ye seçilen 14. dönem girişimleri belli oldu. Neden beğendiğimi önce söyleyim, bu programda ana amaç girişimleri yurt dışı pazarlara, özellikle de ABD’ye hazırlamak. 2014 yılından beri 192 şirketi programa dahil eden ve katılan girişimlerin ihracat gelirleri 4 kat artmış. Bu da programın ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor.

Programın Innogate Online Connect olarak adlandırılan hazırlık sonrası pazara giriş sürecine katılan Mobilgi, Navatom, Organon Analitik, Sparkus, Turboard, EyeCheckup, Venuex, Wipelot ve Xentron Aralık ayı boyunca ABD ve Avrupa pazarındaki potansiyel iş ortakları ve yatırımcılarla online olarak bir araya gelmiş. İlk aşamayı tamamlayan girişimlerin detayları ise şu şekilde;

Mobilgi: Kendi geliştirdiği açık sistemlere dayalı form optimizasyon teknolojisi ile bankacılık, perakende, FMCG, lojistik gibi sektörlere süreç yönetimi, veri toplama, analiz ve raporlama hizmetleri veriyor.

Navatom: Gemilerin yazılımsal ihtiyaçları üzerine gemi işletmelerine bulut tabanlı web yazılımı geliştiriyor.

Organon Analitik: Makine öğrenmesi ve yapay zekâ süreçlerini hızlandırıp, otomasyonunu sağlayarak; verilerin gerçek değerini ortaya çıkartıyor. Zamandan tasarruf etmeye ve karlılığı arttırmaya yardımcı oluyor.

Sparkus: Oyunlaştırılmış koçluk egzersizleri ile insan dokunuşunu birleştiren karma koçluk çözümleri sunuyor. Uçtan uca çözümleriyle; profesyonel koçluk, mentorluk, liderlik gelişimi gibi programlarda kurumların tüm seviyelerindeki çalışanlara kişiselleştirilmiş gelişim imkânı sağlıyor.

Turboard: İş Zekası ve Analitiği, organizasyonların stratejilerini veri güdümlü yönetmelerini, değerli iç görüleri yakalamalarını ve gelecek tahminleri yapmalarını sağlıyor.

EyeCheckup:

Yazının devamı...

2020’den Güzel Veda

1 Ocak 2021

Daha önceki yazılarımda 2020 yılı pandemiye rağmen iyi geçiyor demiştim. Son bir hafta da bunu doğrular nitelikteydi, oldukça yoğun bi gündem vardı ve ben de dahil herkes takip etmekte zorlanmıştır.

Siber Güvenlik Haftası

Dijitalleşmenin pandemi nedeniyle en hızlandığı dönemde siber güvenlikten bahsetmezsek olmaz. Geçtiğimiz hafta Siber Güvenlik Haftasıydı ve bu kapsamda Türkiye Siber Kümelenmesinin desteğiyle siber güvenlik girişimleri yatırımcıların karşısına çıktı. Açık Deniz Bilişim (SİPER Ürünü), Beam Teknoloji (Oltala Ürünü), Camenta Systems (Atiba Ürünü), Dev Secure, Forensoft, Forestall, Onlayer Bilişim (PCI Checklist) sunum yapan girişimler oldu. Etkinliği kaçırdıysanız Youtube üzerinden “Siber Güvenlik Demo Günü” yazarak geçen haftaki demo gününü banttan izleyebilirsiniz.

İstanbul’a Özel 458 Milyon TL Destek

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda İstanbul’un ekonomik ve sosyal kalkınmasına yön veren İstanbul Kalkınma Ajansı’nın (İSTKA) 2021 yılı çağrıları kapsamında 4 Mali Destek Programı, 1 Fizibilite Desteği ve 1 Bölgesel Girişim Fonu çağrısı olmak üzere toplam 6 program ilan edildi. Yaratıcı endüstrilerin desteklenmesinden çocukları geleceğe hazırlamaya yönelik programlara kadar birbirinden güzel destekler açıklandı. Bunlardan benim en çok ilgimi çeken “Bölgesel Girişim Sermayesi Destek Programı” oldu.

Bu program ile İstanbul’un kalkınma öncelikleri ile uyumlu, teknoloji ve yenilik tabanlı şirketlerin Ar-Ge ve yenilik faaliyetleri sonucu ortaya çıkan ürün ve teknolojilerini ticarileştirmeye yönelik ihtiyaç duyacakları sermaye katkısını sağlayacak fonların kurulması desteklenecek.

2021 Yılı İstanbul Bölgesel Girişim Sermayesi Programı için 250 milyon TL bütçe tahsis edilmiş. Desteklenecek her bir fon için Ajans taahhüdünün 50 milyon TL’ye kadar çıkabileceği fonlar için Ajans azami taahhüt oranı %40 olarak belirlenmiş. Yani bu şu anlama geliyor, fon kurmaya çalışan girişim sermayesi fonları bu programa başvurarak toplamak istedikleri fonun %40’ına kadarını bu programdan alabilirler. Başka bir deyişle girişim sermayesi fonları için başvuracak bir kapı (Limited Partner) daha oldu. Özellikle fonların başvurabileceği kapı sayısının şu ana kadar çok az olduğunu düşünürsek (VC’lere IFC ve EIF dışında yüklü miktarda para aktaran LP neredeyse yoktu), bu yatırımcılar ve dolaylı olarak girişimciler için süper bir haber. O nedenle yatırımcılar ellerini çabuk tutsunlar 19 Mart’a kadar bu programa başvurup fonlarını büyütme şansı yakalayabilirler.

Yatırımlar Ardı Ardına Açıklandı

Yazının devamı...

Kurumlar ve Girişimcilik

25 Aralık 2020

Kurumların girişimciliğe ilgisinin son yıllarda çok arttığını söylemiştim. Birçok banka son yıllarda “Girişim Sermayesi Yatırım Fonu” kurdu, birçoğu girişim sermayesi fonlarına limited partner oldu, yani yatırımcının yatırımcısı oldu, bazıları girişimleri satın almaya da başladı.

Bu sene girişimlere yapılan 130 yatırımın 52’sinde kurumların veya kurumların kurduğu fonların olduğunu da daha önceden söylemiştim, bu anlamda girişim sermayesi destekli ekosistemimiz için rekor kırılmış oldu.

Neler eksik derseniz girişimleri satın alma iştahının çok daha yüksek olması lazım ve kurumların girişimlerden daha çok ürün alması lazım. Tabi satın alma departmanlarının girişimlere farklı yaklaşması da şart. 1 milyon liralık ödemeyi de 1000 liralık ödemeyi de aylarca bekletmesi, 90 gün ve üzeri vadelerde ödeme yapmaları, her boyutta firmaya nakit akışı anlamında zarar verir tabi ama en çok zararı da girişimciye verecektir. O nedenle girişimlerle çalışan firmaların tüm süreçleri analiz etmesi şart. Özellikle medya ve reklam sektörü çok uzun vadelerle çalışıyor ve bu da girişimleri yoruyor.

Geçtiğimiz aylarda bir araştırma için AT&T’nin girişimlerle çalışma yöntemlerini incelemiştim. Girişimlerle çalışan bölümün yöneticisi girişimlerle çalışırken en çok değer verdiğimiz şey “zaman” demişti. Yani girişimleri bekletmiyoruz, ürünleri ilgimizi çekmediyse de hemen “hayır” diyoruz demişti. Bu da kurumların not etmesi gereken bir prensip. Tabi bunu tüm kurumlara uygulamak lazım, sadece girişimciler için değil.

Girişimcilerle çalışma konusunda Turkcell de farklı bir model uygulamaya başlamış. Detayları şu şekilde;

Turkcell’den Startuplara Destek Programı

Turkcell’in, startupların gelişmelerine yardımcı olmak için başlattığı “Büyük Ortağım” adını taşıyan program kapsamında, belirlenen kriterlere uyan startup firmalar, ihale kazanan büyük yazılım firmalarıyla çalışma imkanı buluyormuş. Programa katılan 30 startupla bugüne kadar 14 milyon 700 bin TL’lik anlaşma yapılmış.

Turkcell’in belirlediği kriterlere uygun olan startuplar, geçirdikleri teknik değerlendirmelerin sonucunda, büyük firmaların işin %90’ını yönettiği projelerde, yüzde 10’luk iş bölümününde görev alıyor. Anladığım kadarıyla burada amaç küçük firmaların büyük firmalarla beraber proje yaparak, hem büyük firmalardan kurumsal tecrübe edinmesi, hem Turkcell gibi büyük yapılara nasıl iş yapıldığını görmesi hem de bir yandan gelir elde etmesi.

Yazının devamı...

Kasım Ayında Yatırımlar Azaldı

18 Aralık 2020

Geçtiğimiz ay girişimlere yatırımlar hem adet olarak hem miktar olarak oldukça azdı. Toplamda 7 girişime 729 bin dolar yatırım yapıldı. Miktar olarak bu senenin en az yatırım yapılan ayı oldu. Yatırımlara ay ay bakmak her ne kadar doğru olmasa da yine de incelemek açısından iyi oluyor. Neden doğru değil derseniz, yatırımlar iki üç ay süren süreçler olduğu için bazen imzalar yetişmiyor, bazen bir iki saat farkla bir sonraki aya sarkıyor. Bu nedenle bu tip sarkmalar da bazen bir sonraki ayı şişiriyor, bazen bir önceki ayı şişiriyor. Tabi aynı şey yıl bazında rakamları açıklarken de geçerli. 31 Aralık’taki resmileşen büyük bir yatırım bazen iki üç gün gecikiyor ve bir sonraki yıla yansıyor, bu da tüm analizleri bozuyor. Bizim gibi senede 100-120 milyon dolar yatırımın yapıldığı ve 120 civarı yatırım turunun olduğu ülkelerde de 5 milyon dolarlık bir yatırım turunun bir iki gün geç açıklanması bile analizlerde %4-5 fark yaratıyor. O yüzden tüm analizleri bunları da göz önünde bulundurarak okumakta fayda var.

Tekrar Kasım ayına dönersek Kasım ayında hiç Seri A yatırım olmamış. Tüm yatırımlar tohum yatırımı. Bu da düşüşün en büyük sebeplerinden biri. Tohum yatırımlar önemli fakat o tohumların fidana dönüştüğünün en büyük ispatı Seri A yatırımların sayısı. Tohum yatırımlar ile Seri A yatırımlar arasında da en az 12 ay mesafe olduğu düşünürsek geçen sene ekilen tohumlardan Kasım ayına fidana dönüşen olmamış gibi bir cümle kurmak mümkün. Her zaman söylediğim gibi ülkemizde tohum aşaması için yatırımcı sıkıntısı yok. Ön tohum aşaması için ciddi sıkıntı var, yani fikir aşamasında finansman bulmak çok zor. Tabi ön tohumu çözene kadar tohumdan Seri A’ya geçişteki sıkıntıları çözmek daha öncelikli. Çünkü o ön tohum aşamasındakiler de dönüp dolaşıp tohum ile Seri A arasına sıkışacak.

Kasım ayında yatırım alan girişimler şunlar : HeyBooster, iletmen, MoovBuddy, Paratic, Radaar, T-fashion ve Vemaker.

Yukarı saydığım tüm olumsuzluklara rağmen bu sene yatırım miktarı anlamında rekor kırıldığını da tekrar hatırlatayım. Tabi bunda en büyük pay Insider, Meditopia ve Getir’e ait. Onlar olmasa miktar olarak yarıya düşecektik.

Bu senenin belki de en ilginç istatistiklerinden biri de kurumların kurumsal girişim sermayesi veya direkt olarak katıldığı yatırım turu sayısının rekor kırmasıydı. Bu sene yapılan her 5 yatırımın 4’ünde kurumlar vardı. Bu sene şimdiye kadar tam 52 yatırım turunda bir kurum veya CVC vardı. Bu tarafta ne eksik var derseniz, kurumlar ön tohum ve tohum sermaye kısımlarını az çok öğrendiler, artık Seri A yatırım turlarına daha çok destek olmalılar. O aşamalarda halen VC’ler ağır basıyor. VC’lerle ortak Seri A ve üzeri turlara daha çok girmeleri ekosistemi daha da hareketlendirecektir.

Son olarak Aralık ayında açıklanması muhtemel toplamda ~5 milyon dolar civarı yatırım daha var. İmzalar gecikmezse ve yetişirse Aralık ayı Kasım ayını unutturacak gözüküyor.

Yazının devamı...

Oyun Yatırımları Artıyor

11 Aralık 2020

2020 yılının Türkiye Girişim Ekosistemi için en sıcak konusu nedir derseniz hemen herkes oyun sektörü der sanırım. Peak, Rollic çıkışları ile iyice hareketlenen oyun sektörü WePlay Ventures’ın kurulması, Game Factory Booster gibi oyuna yönelik hızlandırma programlarının kurulması ile iyice hareketlendi.

Geçmiş yıllara baktığımda 2016 yılında oyun sektörüne en fazla 7 yatırım yapılmış, sonra senelik ortalama dört beş yatırım yapılmış. Bu seneye geldiğimizde ise daha açıklanmayan iki oyun yatırımına rağmen şu ana kadar 9 yatırım yapılmış. Bu şu ana kadar ki yatırım turu anlamında bir rekor. Tabi bu kadar az sayılara sevinecek miyiz derseniz evet derim. Daha önceden de anlattığım gibi oyun sektöründeki finansman modeli biraz farklı işliyor. Özellikle yayıncılar oyun geliştiricileri daha farklı modellerle finanse edebiliyorlar. O yüzden o tip finansman modeli olmasına rağmen bu yatırım adedi oldukça iyi. Tabi bir de toplam şu ana kadarki 137 olduğunu düşünürseniz 9 tanesinin oyun sektörüne olması iyi. WePlay Ven-tures’dan edindiğim bilgiye göre bu sene bitmeden 2 oyun yatırımını daha netile-cendirmeye çalışıyorlar, hatta Ocak ayında da 5 yatırımı daha neticelendirmek istiyorlar. Bu da 2020 yılını en az 11 oyun yatırımı ile kapatacağımız, 2021 yılına ise 5 oyun yatırımıyla başlayacağımız anlamına geliyor.

Axell Studio, Bigger Games, Click Game Studio, Daxe Games, enny Games, Fabrika Games, Gnarly Game Studio, Jib Games, Veloxia bu sene şu ana kadar açıklanan oyun yatırımları olarak karşımıza çıkıyor.

Oyun stüdyosu sayılarına baktığımızda Avrupa’da Londra’dan sonra en çok oyun stüdyosunun olduğu şehir İstanbul. Ankara’nın da özellikle oyuna özel Atom ön kuluçka merkezi ile oyun ekosistemine desteğini düşünürsek , İstanbul ve Ankara oyun konusunda öne çıkarabileceğimiz iki güzide şehrimiz. Tabi oyun stüdyosu sayımızın çok olması sektörün de diğer Avrupa şehirleriyle karşılaştırdığımıza büyük olduğu anlamında gelmiyor. Rovio gibi markalar çıkardığımız zaman veya bir oyun firmamız halka arz olduğu zaman çok şey başarıldı diyebileceğiz. O yüzden oyun ekosisteminin yan sanayisinin, destek mekanizmalarının da gelişmesi lazım. Yani bir çok grafiker yetişmesi lazım, bir çok animasyoncunun yetişmesi lazım. Markalaşma, uluslararası hukuk gibi konularda bu oyun firmalarının etra-fında deneyimli bir ekosistem oluşması lazım. Bu sayede sadece oyun stüdyosu sayısı anlamında değil yetenek sayısı, uluslararası marka sayısı gibi konularda da övünmeye başlayabiliriz. Bunun için de yapılması gereken ilk iş oyun sektörünü birincil öncelikli sektör haline getirmek ve bir endüstri gözüküyle bakmaktan geçiyor. “Oyun ciddi bir iştir” gibi sloganları içselleştirmemiz gerekiyor. Oyunun dinamiklerinden daha önceden bahsetmiştim, oyun en evrensel endüstri ve ilk günden dünyanın her yerine oturduğunuz yerden ihracat yapabiliyorsunuz.

Son söz, geçtğimiz günlerde sosyal medyada Fırat İşbecer’in sorduğu bir soru vardı, “önümüzdeki 3-4 yıl içinde 1 milyar TL değerlemeye ulaşabilecek girişimler var mı?” diye. Şöyle söyleyim, önümüzdeki 6 ay içinde bir veya iki tane daha en az 1 milyar TL değerleme ile çıkış (exit) yapacak oyun firması olacak.

Yazının devamı...

Big Bang ve Web Summit’in Ardından

4 Aralık 2020

Bu hafta izleyebildiğim iki güzel etkinlik vardı. Biri her sene gelenekselleşen ve gitmekten keyif aldığım Big Bang etkinliği. Diğeri de Avrupa’nın en büyük etkin-liklerinden Web Summit. Notlarım şu şekilde;

Big Bang 2020

Her sene fiziksel olarak etkinliğe katılıp özellikle fuaye alanındaki yüze yakın gi-rişimi dinlemek ülkemizdeki yetenekleri görmek açısından benim için oldukça değerliydi. Bu sene pandemi nedeniyle etkinlik şu ana kadar gördüğüm en farklı etkinlik oldu. Sanal bir dünyada M. Serdar Kuzuloğlu eşliğinde programın bir kısmını izledim. Sonra fiziksel olarak gezdiğim girişimleri bu sefer sanal olarak inceledim. Tabi 87 girişim olduğı için bu yazıyı yazana kadar 20 civarında girişimi inceleyebildim. İnceledikçe ilerleyen haftalarda o girişimlerden de bahsederim.

 

Yine bir sürü ödül ve nakit desteğinin olduğu etkinliğin tamamını izleyemediğim için ve ben bu yazıyı hazırlarken yayın devam ettiği için istatistiksel bilgiler paylaşamıyorum fakat Big Bang’in sitesinde ödüllerle ilgili güzel bir tablo var, son durumu oradan takip edebilirsiniz. Ben en son baktığımda 11 milyona yakın ödül, nakit yatırım yapılmıştı.

Big Bang Top 20 listesinde yer alan girişimler ise şu şekildeydi : Adlema, Airsqreen, Algae Biodiesel, Archmir, Arvia, Avokadio, Bugbounter, Büyütech, Evecrude, Eyecheckup, GeneUs Biotechnology, Gordion Game, Hergel, Lumnion, Missafir, RISE Technology, Searover, spiky.ai, Syntonym ve Tospaa. Özellikle derin teknoloji kullanan girişimler oldukça ilgimi çekti. Mutlaka tüm gi-rişimlere göz gezdirin.

Web Summit 2020

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisinin desteğiyle bu sene Web Summit’te Türkiye ile ilgili bir bölüm vardı. 500 İstanbul partneri Eni Hulli moderatörlüğündeki etkinliğe Firefly kurucu ortağı Kaan Günay, Insider kurucu Hande Çilingir ve Earlybird Digi-tal East Fund partneri Cem Sertoğlu konuk oldu.

Yazının devamı...