Türkiye Girişim Ekosistemi Raporu

5 Kasım 2021

T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi’ni biliyorsunuzdur diye tahmin ediyorum ama kısaca açıklayım; Türkiye’nin yatırım ortamını tanıtan ve yabancı yatırımcılara rehberlik eden devlet kurumumuz. Son yıllarda da girişim ekosistemimize, yurt dışındaki yatırımcılara, yurt dışındaki LP’lere Türkiye’yi anlatmaya çalışıyorlar. Bu sayede girişim ekosistemimize daha çok yatırımcı gelsin, Türkiye’deki girişim sermayesi fonlarına daha çok yabancı LP yatırım yapsın. Bu konuda yapılması gereken birkaç iş var. Birincisi Türkiye’deki verileri bol bol yurt dışı ile paylaşmak, ikincisi buradaki verilere ulaşamayanların gerekirse ayağına gidip Türkiye girişim ekosistemini anlatmak, üçüncüsü ise global raporlarda Türkiye’nin yer almasını sağlamak hatta doğru verilerle yer almasını sağlamak.

İlk konuyla ilgili olarak geçtiğimiz hafta “The State of Turkish Startup Ecosystem 2021” raporu T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi desteğiyle yayınlandı. Raporda Türkiye’deki girişim ve yatırım ortamındaki son 10 yıllık gelişmeler var, devlet destekleri, regülasyonlar ile ilgili bilgiler var, finansman, yatırım, satın alma ile ilgili bilgiler var. Son bölümünde ise girişim ekosisteminden değerli bir çok kişinin görüşleri var. Rapor İngilizce, hedef kitlesi de Türkiye’yi merak eden yurt dışındaki VC ve LP’ler. Hatta ilgilerini çekeceklerinden emin olsak raporun Almanca, Fransızca ve Arapça versiyonları çıkarılabilir. Yeter ki Türkiye girişim ekosistemine ilgi duysunlar, merak etsinler. Sonuç olarak, Türkiye’deki verileri, görüşleri raporlarla yurt dışıyla bol bol paylaşma kısmı tamam.

İkinci konuyla ilgili olarak şu anda Yatırım Ofisi’nin Portekiz’de Web Summit’te olduğunu, orada ulaşabildikleri herkese Türkiye girişim ekosisemini anlatmaya çalıştıklarını da belirteyim. Bu konuda girişim ekosistemindeki kişilere de “vatani” bir görev düşüyor, yurt dışında Türkiye ile ilgili soru soran özellikle yatırımcılarla “The State of Turkish Startup Ecosystem 2021” raporunu mutlaka paylaşın. Kulaktan dolma bilgilerle ülkemize ön yargılı yaklaşmaları yerine, tüm rakamları verileri kendileri görsünler. Raporun ücretsiz olduğunu ve PDF versiyonunu dilediğiniz zaman indirebileceğinizi de söylemekte yarar var tabi.

Üçüncü konuyla ilgili olarak da Startup Genome’un raporunda bu sene T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ve İstanbul Kalkınma Ajansının desteğiyle İstanbul detaylı bir şekilde yer aldı. O raporda da ekosistemlerin karşılaştırması olduğu için başka ekosistemlere göre durumumuzu görmek oldukça önemli. Eksiklerimizi görüp eksiklerimizi kapatmak da tüm ekosistemin görevi. Tabi sadece bu raporla kalmayıp global, herkesin okuduğu tüm raporlarda yer almak önemli.

Sonuç olarak yurt dışındaki yatırımcıları bilgilendirme konusunda bayağı yol katettik. Belki bir sonraki adım yurt dışındaki özellikle yatırımcı ve girişimcileri ülkemize çekmek için Web Summit benzeri dev bir organizasyona ev sahipliği yapmak olabilir. Tamam İstanbul’un trafiği, kalabalığı bunaltıcı olabilir ama yine de İstanbul dünyanın en güzel şehirlerinden biri. Buraya gelmeleri, “ayaklarının alışmaları” ekosistemi daha da hareketlendirecektir.

Yazının devamı...

Eğitim Teknolojilerine Yön Veren Girişimler

29 Ekim 2021

Pandeminin en etkilediği alanların başında eğitim geliyor desek sanırım yanlış olmaz. Eğitimde teknoloji kullanımı konusunda daha yolumuz uzun fakat girişimler olarak elimizi çabuk tutmamız gerekiyor yoksa bir global marka daha gelir ve onun müşterisi olmak dışında bir çare kalmaz elimizde. O nedenle geçtiğimiz günlerde Eğitim Teknolojileri Demo Günü düzenlendi ve 10 girişim canlı yayında yatırımcıların karşısına çıktı. Kişisel görüşüm, geçen seneye göre daha farklı girişimler vardı ve ben dört beşini genel hatlarıyla beğendim. Belki iki tanesi global arenada da başarılı olabilir. Girişimlerin detayları ise şu şekilde;

Bomensoft

Nesnelerin interneti, derin öğrenme, makine öğrenimi gibi konularda çalışmalar, araştırmalar, tasarımlar yapan bir Ar-Ge şirketi olarak kurulmuş, yapay zeka konusunda uzmanlaşmış olan girişim, yapay zekadetekli LMS ürünü sunuyor.

Classest

Öğrenciler için akademik ve pedagojik bakımdan en uygun öğretmenlerin belirlendiği, yüksek imaja ve profesyonel başarılara sahip öğretmenlerden oluşan eğitimci topluluğuna sahip, kendi geliştirdiği sanal sınıf ortamında canlı ders, ödev, sınav ve eğitim koçluğu programlarıyla uzun soluklu eğitimlerin verildiği bir online eğitim platformu. Classest’ta ilkokul, ortaokul, lise ve üniversite sınavlarına hazırlık dönemindeki öğrencilere eğitim hizmeti veriliyor.

Cyou Live

Tüm dünyadan yetişkinlere popüler iş gücü yetenekleri ve meslek edindirme odaklı, sosyal ağ gibi çalışan küresel bir uzaktan öğrenme uygulaması. Canlı sınıflarda konuştuğunuz dillerde, istediğiniz kişilerden eğitmenlik almanıza, sizin gibi öğrenen diğer kişilerle bir araya gelmenize ve uzmanı olduğunuz konularda bildiklerinizi paylaşarak gelir elde etmenize yardımcı oluyor.

Graid.App

Yazının devamı...

Yatırım Ortamımızın Son Durumu

22 Ekim 2021

İşim gereği neredeyse her gün yatırımcılarla görüşüyorum. Bazıları deneyimli yatırımcılar, bazıları yeni yatırımcılar. En sık karşılaştığım soruları sıralayayım istedim.

Yatırımcı sayısı yeterli mi?

Özellikle tohum aşaması için yatırım sayımızda bence sıkıntı yok. Yani ürününü lanse etmiş, fatura kesmeye de başlamış girişimler için seçenek çok. Hatta son dönemde hisse bazlı kitlesel fonlama platformlarının de performansı iyi gidiyor. Girişimciler için bu platformlar da iyi bir seçenek olacak gibi gözüküyor. Fikir aşamasındaysanız halen seçeneğiniz yok denecek kadar az. Sadece oyun girişimi kurmak üzereyseniz seçenekleriniz bir anda artıyor.

Hangi aşamada girişimciler yatırım bulmakta zorlanıyor?

“Türkiye’deki girişimler Seri A sonrasında yatırım bulmakta zorlanıyor, Seri B yatırım için yatırımcı yok” cümlesini çok duyuyor olabilirsiniz. Bu kısmen doğru fakat bunun sebebi Seri B yatırımcısı olmaması değil. Seri B yatırımcısının Türkiye’de olmaması da bence güzel bir durum. Sebebi ise Seri A ve sonrası demek, birkaç ülkede müşteriniz olması demek oluyor. Yani Seri B yatırım arıyorsanız tek ülkeye bağlı kalmamanız gerekiyor. Türkiye’de Seri A yatırım almış bir girişim Seri B için yatırımcı bulamadığında mecburen yurt dışındaki yatırımcıları dolaşmaya başlıyor ve neredeyse tamamı kaç ülkedesin diye soruyor. Bu da girişimciyi farklı ülkelerde müşteri edinmeye zorluyor. Yani Türkiye’de Seri B yatırımcı olmaması bir anlamda güzel.

Kurumsal fonlar ne durumda?

GSYF formatıyla kurulan fon sayısı her geçen gün artıyor. Ne kadar deneyimliler derseniz tartışılır, çoğu çok yeni fon. Hangi yönden eksikleri var derseniz, Seri A ve sonrası ile ilgili çoğunun bir fikri yok. Çoğu tohum aşamasında yatırım yapıyor. Yani sonraki turlara göre riskin daha yüksek olduğu aşamadalar. O yüzden portföylerindeki girişimlerin başarısız olanları morallerini bozabilir bu da komple ekosisteme küsmelerine neden olabilir. O yüzden kurumsal fonlara en büyük önerim, özellikle tecrübeli ekipleri yoksa “co-investment”’a açık olsunlar ve ilk yatırımlarında lider yatırımcı olmasınlar, deneyimli VC’lerle beraber yatırım yapsınlar. Hatta kurumlara genelde ilk önerim “CVC olmayın LP olun”, yani VC’lere yatırım yapın oluyor.

Değerlemeler ne durumda?

Yazının devamı...

Demo Günleriyle Dolu Bir Hafta

8 Ekim 2021

Demo günlerini, girişimler için görünürlük sağladığı, fırsat yarattığı için her zaman seviyorum. Tabi girişimcilerin en doğru ve en hazır olduğu zamanda demo günlerine katılması çok önemli fakat bir girişimci olarak şunu söyleyebilirim, bir girişim hiçbir zaman bir demo gününe %100 hazır olmaz. O yüzden girişimcilere tavsiyem girişimlerine uygun, katılabildikleri tüm demo günlerine katılmaya çalışsın. Sadece yatırımcılara özel olanlara değil kurumlara özel olanlara da katılmaya çalışın. Ne kadar çok kurum girişiminizi tanırsa o kadar iyi. Bunu şu nedenle söylüyorum, herkes yoğun, herkes yoğun bir tempoyla çalışıyor ve girişiminizi birkaç teknoloji sitesinde çıkınca “Herkes biliyor artık girişimimi” diye düşünüyorsunuz, sonra bir bakıyorsunuz ki bilinirliğiniz birkaç bin kişilik bir çemberin dışında hiç bilinmiyor. Bu köşede yazma sebeplerimden biri de siz okuyanların bir çoğunun o çemberin dışında olduğunu düşünmem.

Demo günlerine tekrar dönersem, son bir haftada iki demo gününü takip edebildim. Biri İş Bankası’nın ana destekçisi olduğu Workup programının 8. dönem demo günüydü. Diğeri de QNB Finansbank’ın hızlandırma programı olan QNBEYOND’un 3. dönem programının demo günüydü. İkisiyle ilgili izlenimlerimi paylaşayım.

Workup 8. Dönem Demo Günü

Demo gününde yedi girişim sahne aldı. Demo gününde İş Bankası Genel Müdürü Hakan Aran’ın girişimcilik şubesi açacağız söylemi oldukça dikkat çekiciydi. Şube açıldığında detaylı inceleyip yine bu köşemde sizlere detaylı aktarmak isterim. Şu anda detaylarını bilmediğim için o konuya girmiyorum. Girişimlere gelecek olursak girişimler şu şekilde:

The Academys: Espor sektöründe kariyer yapmak isteyenlere bir çok alanda eğitimler veren ve turnuvalar, etkinliklerle markaların espor entegrasyonunu sağlayan girişim.

Beklemesen: Self-servis hizmet veren kahve satıcılarında, müşterilerin zamandan tasarruf edebilmesi için siparişlerini önceden oluşturup, ödemelerini sağladıkları; sonrasında müşterinin siparişini kendisinin teslim aldığı bir pazaryeri platformu.

Ecording: Kendi geliştirdikleri insansız hava araçları ile insanların ulaşamadığı, ağaçlandırılması gereken alanlara tohum topu atışları yaparak küresel iklim krizine karşı sürdürülebilir ve inovatif çevre teknolojileri geliştiren sosyal girişim.

Efilli:

Yazının devamı...

İstanbul, 'Küresel Çapta Yükselen Ekosistemler' arasında 15. sırada!

24 Eylül 2021

Girişim ekosistemimizin uluslararası düzeyde karşılaştırmasını görmek için her sene takip ettiğim raporların başında Startup Genome raporu (GSER) geliyor. 2021 raporu geçtiğimiz günlerde Londra teknoloji haftasında yayınlandı. Bu sene geçen senelerden farklı olarak, Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi ile birlikte İstanbul adına üye olan İstanbul Kalkınma Ajansı da rapora verileri ve uzman görüşleriyle katkıda bulunmuş. GSER 2021 Raporu’na göre İstanbul, “Küresel Yükselen Ekosistemler” arasında 15. sırada yer aldı.

İstanbul performans anlamında 10 üzerinden 7, yatırım anlamında 10 üzerinden 10, pazarlara erişim anlamında 10 üzerinden 9, yetenek anlamında da 10 üzerinden 9 puan almış. Performans nedir derseniz, exit, başarı, büyüme, hızlı exit gibi kriterlere göre hesaplanan bir metrik. Yani daha büyük başarılar, daha hızlı exit’ler olursa bu konuda da önümüzdeki senelerde 7 değil daha yüksek puanlar alacağımız kesin, bu da bizi ilk 5’e bile sokabilir. Yatırım anlamında tam puan almamız güzel. Pazarlara erişim için bence bize fazla puan bile vermişler, kişisel görüşüm pazarlara erişim konusunda bence puanımız 7. Yetenek açısından gayet iyi puan almışız. Sıralamada İstanbul’un altında Lizbon, Helsinki, Milan, Moskova, Hamburg, gibi şehirler yer almış, İstanbul’un hemen üstünde ise Liverpool, Brüksel, Zürih, Madrid, Barselana gibi şehirler var. Yükselen ekosistemler sıralamasında en üstte is Hindistan’dan Mumbai var, onu Kopenhag izliyor. Mumbai’yi geçebilir miyiz bilmiyorum ama nüfusumuzu ve potansiyelimizi düşününce Kopenhag’ın da üstünde yer almalıyız diye düşünüyorum.

Raporda diğer dikkat çeken tespitler şunlar:

-İstanbul, teknoloji tabanlı girişimcilerde maliyet etkin yetenekli personel çalıştırabilme kapasitesini ölçen “yetenek istihdamı” klasmanında ilk 10 Avrupa Ekosistemi içerisinde yer aldı.

-İstanbul, ekosistemdeki çıkışlar ve fonlama miktarına bağlı olarak oluşan toplam startup değerleri büyüklüğünü ölçen “performans” klasmanında ilk 20 Avrupa Ekosistemi içerisinde yer aldı.

-İstanbul, erken aşama yenilikçi fikir fonlamalarını ve yatırımcı aktivitelerini ölçen “finansmana erişim” klasmanında ilk 20 Küresel Yükselen Ekosistem içerisinde yer aldı.

-İstanbul, performans faktörlerinin uzun vadeli eğilimleri ile ekosistemdeki yeteneklerin kalıcılığını ölçen “yetenek&deneyim” klasmanında ilk 20 Küresel Yükselen Ekosistem içerisinde yer aldı.

-İstanbul, araştırma ve patent temelli inovasyonu ölçen “bilgi” klasmanında ilk 30 Avrupa Ekosistemi içerisinde yer aldı.

Yazının devamı...

Derin Teknoloji Girişimleri İçin Güzel Bir Yıl

17 Eylül 2021

Derin teknoloji konusuna girmeden önce tanımını yapmaya çalışayım. En kaba tabiriyle mühendislik ve bilimsel araştırma gerektiren teknolojiler üzerine çalışan girişimlere derin teknoloji girişimleri deniyor. Türkiye girişim ekosistemindeki derin teknoloji girişimleri için en güzel yıl 2015 yılıydı. Çünkü ACT ve DCP adlı iki fon sırf derin teknoloji girişimler-ine yatırım yapmak için kurulmuştu ve ekosistemi oldukça hareketlendirdiler. Geçtiğimiz sene sonunda da DCP ikinci fonunu kurarak tekrar derin teknoloji girişim ekosistemini hareketlendireceğinin sinyallerini verdi. Derin teknoloji konusunda bu senenin en güzel gelişmelerinden biri ise bu ay başında gerçekleşti. Teknopark İstanbul, Cube Incubation’ı muhteşem bir yeni binaya taşıyarak kapsamı uluslararası hale getirdi ve derin teknoloji girişimleri için eşi görülmemiş bir ortam lanse etti.

Yeni kuluçka merkezinde Türkiye’de eşi benzeri olmayan, sağlık alanında yeni gelişmeleri kolaylaştıran temiz odalar, ıslak ve kuru laboratuvarlar ve sanayiye iş yapan girişimciler için kritik olan montaj atölyesi ve siber güvenlik laboratuvarı hayata geçirildi. Biyoteknoloji gibi tematik kuluçka alanlarının yer aldığı merkezde yakın zamanda 12 ıslak ve kuru laboratuvar ve 17 temiz odanın da faaliyete geçmesi hedefleniyormuş. Bu şu anlama geliyor, derin teknoloji konusunda çalışan bir girişim tohum yatırım bile alsa labaratuvar ortamını sağlamak için çok para gerekiyordu. Yani daha maaşlara gelmeden para bitiyordu. Bu nedenle yatırımcılar da bu tip, başlangıçta çok para yakan girişimlere mesafeli yaklaşıyorlardı.

Toplamda 320 çalışma alanının, 8 toplantı salonunun, montaj atölyesinin ve siber güven-lik laboratuvarının yer aldığı yeni merkezin altyapı ve fiziksel imkanları aşu şekilde :

- Kapalı, Yarı Açık ve Açık Ofis Alanları (30 Adet Kapalı – 50 Adet Yarı Açık – 240 Adet Açık Ofis)

- Toplantı Salonları (8 Adet)

- Zoom Odası (5 Adet)

- Seminer ve Etkinlik Alanları

Yazının devamı...