Güzel uyuyun güzel uyanın

Bu haftaki köşe yazımda, size kendimden mini bir 2021 armağanı vermek istiyorum. Belki bir gün karşılaşırız ve siz bana bu sözün yüreğinize ne kadar iyi geldiğini anlatırsınız.

“İyi Geceler”,  “İyi Uykular” deme âdetim yoktur benim. Biliyorum, çok güzel bir dilek bu ama ben onun yerine biraz daha anlamlısını kullanır, “Güzel uyuyun, güzel uyanın” derim hep. Çevremdekiler, sosyal medya takipçilerim vs. bilirler ki, yine Sezince bir laf etmişimdir. Altında kendi Alis Harikalar Diyarı dünyamdan kurgulanmış, yüklenmiş anlamlar vardır ve onun eseridir yeni laflar türetişlerim. Sorarlar hep bana, neden alışılageldiği gibi iyi geceler demek yerine bu şekilde bir ifadeyi tercih ettiğimi... Benim gözlemim, altında yatanı bilmeseler bile bu sözün enerjisinin yüksek olduğu ve insanlara iyi geldiği, yüzlerini gülümsettiği yönünde.

Neden mi “Güzel uyuyun, güzel uyanın” diyorum? Önce geceden, güne vedadan başlayalım...“Güzel uyuyun” ile... Sonra aydınlığa, yeni güne yolculuklaGüzel uyanın”la devam ederiz.

Bilinçdışının temizlenmesi

Bence insanın nasıl uyuduğu, güne nasıl veda ettiği, neyi heybesine koyup, hangi farkındalıklarla ve kararlılıklarla uykuya daldığı... Sabah güneşiyle içinde yeniden doğma gücünü kendinde bulacak şekilde uyuyup uyumadığı... Yeni güne uyanmanın umudu ve kendini yeni günde yeniden inşa edecek olmanın heyecanı ve iç hesaplaşmasını yapmış, dersini almış, kendiyle ve hayatla barışıp, duasını etmiş olmanın huzuru içinde uyuması çok önemli. Psikologlar ve nörobilimcilimler, buna bilinçdışının temizlenmesi de diyorlar. (Bilimsel kısmına hiç girmeyeceğim, zira yerim dar.)  Güzel düşünlerle uykuya dalmamız, zihnimizi temize çekmiş olmamız çok önemli, çünkü “düşündüğümüz her şeye sanki gerçekmiş gibi inanmak” gibi kötü bir alışkanlığımız var bizim. Gerçekte olanla, algıladığımız (ve bilebildiğimiz) şekli arasında (hele ki işin içine duygular ve bilinçdışı girince) epeyce bir fark var. Ve yaşadığımız her olumsuzluğa, her acıya sıkı sıkı saplanıp kalma gibi, yani geçmişimizin geleceğimizi olumsuz etkilemesine izin verme gibi de başka bir kötü alışkanlığımız var dersem bana hak verirsiniz sanırım. Peki nasıl güzel uyursunuz? Başınıza gelen olumsuzluklara takılıp kalmak yerine, dersinizi alın, günün hesabını kapatın. Kim olmak istemediğinizi tespit edin ve kim olmak istediğinize odaklanın. En can alıcı kısmı da budur. “Kendini yargılamak, başkalarını yargıla-maktan çok daha zordur. Kendini gerektiği gibi yargıla-yabilirsen, gerçek bir bilgesin demektir” der, Küçük Prens’ın yazarı Antoine de Saint-Exupery.

Sonrasında güzel şeyler düşünün, gerçekçi ama güzel şeyler; yapabileceklerinize odaklanın, sizi pozitif tetikleyecek ve istediğiniz yarınlara taşıyacak keyifli senaryolar düşünün. Bırakın, illaki bir şeye inanacak olan bilinçaltınız güzel şeylere inansın ve odaklansın. Hem unutmayın, insan evrende hayalleri kadar yer kaplar zaten. Ve neye inanırsanız o olursunuz.

Şükran duygusu

Peki nasıl güzel uyanırsınız? Geceden kalma hayata açılan temiz bir sayfa var zaten artık elinizde. Ve hayallerinizi gerçekleştirmek için pozitif senaryolar. Ama yok yine zorluyorsa eski alışkanlıklarınız ve kimliğiniz sizi, yatağın ters tarafından kalktıysanız da durmak yok, aynı kararlılıkla güne devam. Bir kere uyanabilmiş olmanın, yaşamınızda bir günün daha olduğunun sevinci ve şükran duygusu ile uyanın. Kim olduğunuzu yeniden tanımladığınız, sizi geçmişin karanlığında tutan olumsuz duygularla vedalaşmış olduğunuzu kendinize hatırlatarak yeni gerçekliğinize uyanın. Ve o gerçekliği içinizde hissedip, ona uygun eylemlerde bulunun. Hayata ve kendinize bir şans verin. Güzel bir güne uyanmanın tadını çıkarın, artık hayatınızın kontrolü sizde.  Odağınızda güzel ve belki de aklınıza hiç gelmemiş yeni olasılıklar olsun. Hiçbir şey olduğu yerde durmuyor, ben de 2020’nin son günlerinde “Güzel uyuyun, güzel uyanın”a bir ilave daha yaptım. Anlatmak istediklerimde bir eksik vardı, o da bu sözle tamamlandı sanki. “Az ya da çok değil... Güzel sevin!” der Küçük Prens’te.  Ben de artık  “Güzel uyun. Güzel uyanın. Güzel sevin” diyorum. Peki, kimi mi az ya da çok değil, güzel seveceksiniz? Önce kendinizi, sonra sevdiklerinizi, sonra her şeyi... Başınıza gelen her şeyi, sevmeye layık bulmadığınız herkesi ve her şeyi. Bakın, sonra nasıl rahatlayacak yüreğiniz. O şahane hayatı keyifle yaşamak ve hayallerimizi gerçekleştirmek için yüreğimizin iyi ve sevgi dolu olmasına ihtiyacımız var çünkü. Bu söz de benim size 2021 armağanım olsun.