Hayata, aşka dair her şey!

İster bekar olun ister evli, ister yeni ayrılmış olun ister vakit geçmeden evlenmenizi söyleyen aile fertlerinden bıkmış biri, yaşınız, konumuz ve ilişki durumunuz ne olursa olsun herkesin vazgeçilmezidir “AŞK”!

Öyle gençlerin tekelinde de değildir. 5 yaşındaki çocuk da AŞK’A DÜŞER, 70 yaşında ki Ahmet Amcada. İşte bu nedenle konumuz aşk, ilişkiler, kadınlar ve erkekler

Peki ya nedir aşk?

Aşk bir yanılsamadan ibarettir. Çoğu aşk hayaldir, aslında var olmayan ama zihnimizde canlandırdığımız.

Aşk bir dürtüdür. Aşık olunca neredeyse dünya durur. Beynimiz her zamankinden farklı çalışmaya başlar. Artık arzu ve özlem başlamıştır. Bütün günü, bütün geceyi O’nu düşünerek geçirmekten kendinizi alıkoyamazsınız. Elinizi telefona defalarca gidip gelir, olur ya belki bir mesaj gelmiştir.

Aşk bir ihtiyaçtır. İnsan, doğası gereği aşkı arar. Bulduğunda da ‘aşık olma’ duygusunu tatmin etmiş olur. Bu dürtü seks güdüsünden bile güçlüdür.

Aşkı reddedilen insanlar, bu sebeple cinayet bile işlerler. İnsanlar aşk için yaşar. Hatta bazıları aşk için öldürür. Bazıları aşk için ölür. Bazıları bu dünyada yaşarken ölmek neymiş aşk acısı çekerek tadar.

Aşk bir içgüdüdür. Aşık olan her insanın amacı aslında o kişiye olan hayranlığı ne kadar büyük olursa olsun, neslini devam ettirmek, belli bir tabiata sahip bir varlığı dünyaya getirmektir.

Aşık olduğunuz kişiye gelince; O dünyanın merkezi olur. Artık sizin için özel bir anlam taşımaktadır. George Bernard Shaw ifade ettiği gibi; “Aşk bir kadınla öteki arasındaki farklara fazla önem vermektir”.

Her aşk hayal kırıklıkları ile doludur.  Bu büyük yanılsamanın sonunda “Seni ne kadarda yanlış tanımışım, sen aslında …sın” cümleleri kurulur.Bir insanda yaşadığınız hayal kırıklığı onun gerçek karakteridir. Geriye kalansa sizsinizdir, özlemleriniz ve yanılsamalarınızdır.

Her şeyin olduğu gibi aşkın da bir ömrü vardır. 3 yıl diyorlar ama ben pek inanmıyorum. O eskidenmiş diyesim geliyor. Sanırım aşkın ömrü git gide kısalıyor.

Tutkulu aşkın şiddeti zaman içinde hafifler. Aşk için gerekli olan dopamin, noradrenalin ve feniletamin hormonları gittikçe azalır. Artık görmeyen gözler açılır, dünyanın merkezi O olmaktan çıkar. Tutkunun yerini mantık alır. Bu durumda karşınıza iki seçenek çıkar; aşkınız biter ya da sağlam bir ilişki haline dönüşür. Tercih birazda size kalmıştır.

Bazı istisnalar da var elbet; bazı aşklarda var ki kavuşsanız olmayacak ayrı kalmanız ölüm gibi. Onların ömrü yoktur işte ebediyete kadardırlar….

Aşk niye acı verir?

İlişki istendiği gibi gitmediğinde hayat kabusa dönüşür. Reddedilme, anlaşılamama, kıskançlık, terk edilme ya da aldatılma duygusu hayatı kabusa çevirir.  Hemen ardından umutsuzluk, öfke ve nefret başlar.

Her şeye rağmen vazgeçemediğin, çekip gitmek istesen de gidemediğin zamanlar olur. Kalmakta acı verir, gitmek de. Aşk insanı yakar…

Cehennemi anlamamız için bilmemiz gereken tek şey ayrılıktır. Yalnızlık korkusu, karamsarlık, hayatı yaşamaya değer bulmama, hayatın anlamsızlığı düşünülür. Evden dışarı çıkasınız gelmez, günlük hayatınız aksamaya başlar. Derin bir acı yaşanır. Bunu atlatamayıp ölümü düşünmeye başlamalar, intihar etmelere kadar giden depresyonlar başlayabilir.

Aşk acısı kadın da başka erkek de farklı gözlenir. Erkek unutmak için alemlere akıp, çivi çiviyi söker yöntemi ile daldan dala atlarken kadın derin bir sessizliğe gömülür.

Seversin, kavuşamazsın, aşk olur.

Kavuşursun, aşk ölür.

Kavuşup da sevmeyi sürdürebilene ise aşk olsun. Aşk kazandı

Bu haftaki köşe yazımda hangi konuyu yazayım diye instagram hesabımdan mini bir anket yapmıştım. Aşk kazandı. Gerçek hayatta aşk her zaman kazanamasa da iç dünyamızda hep aşk açık ara önde gidiyor işte… Aşk seçeneğini de liderlik, iş dünyası ve yeni normaller konularını epeyce geride bırakarak hırs takip etti. Tüm seçeneklerin içinde açık ara aşk ve hırs önde gitse de aşk kazandı. Bu bir tesadüf değildi elbette. Gerçek hayatta da aşkı hep hırsın takip ediyor oluşunun bir yansımasıydı bence.

Aşkta kazanamayınca yerini hırs alıyor; ya benimsin ya toprağınsın demeler hep bundan ya da başka birine aşık birini elde tutmaya çalışıp bırakmayışlar...

Birde aşkı bulamamak meselesi var; insan doğası gereği aşkı aradığı için bulamadığında da o boşluğu hırsları ile doldurmaya çalışıyor. Tatmin olmamış duyguların kralıdır hırs, baş rolü kaptı mı da size kendine kul eder ömür boyu.

Bırakın aşk’a düşün ve aşk kazansın.