GELECEĞİN İLETİŞİMİ HİBRİT İLETİŞİM

 

Hatırlar mısınız? Eskiden bayramlar gelmeden neredeyse 1 ay evvel içimizi tarifsiz bir mutluluk kaplardı. Bayramda neler yapacağımız, neler alacağımız ve kimlere gideceğimizi planlamaya öncesinden başlardık. En güzeli de bu duygusal hazırlık aşamasıydı sanırım. İnsanda garip bir serotonin salgılanmasını sağlardı. Çoğunlukla planlar şu şekildeydi, ilk gün erkenden büyüklere gidilir, elleri öpülür, geleceğimizi bildikleri için de o harika yemekleri, börekleri hazırlarlardı. İçine sevgi ve mutluluk katılmış yemekler yenildikten sonra bir süre sohbet edilir daha sonra da ailece yapmak için hazırladığımız şeyleri yapardık. Ne güzel zamanlardı sizce de, öyle değil mi?

Yakın zamanlarda yavaş yavaş gidemediğimiz, göremediğimiz sevdiklerimizi görüntülü görüşme sayesinde görmeye ve hasret gidermeye başladık. Bu çoğu zaman whatsapp ya da facebook üzerinden gerçekleştirilebildi bazılarımız ise bunu skype aracılığı ile yaptık. Aslında yavaş yavaşda olsa biz online görüşmelere alışmıştık.

İçinde bulunduğumuz pandemi eskiden yaptığımız ziyaretleri şu an elimizden aldı belki ama öncesinde deneyimlediğimiz online görüşmeler ile iletişimimize devam ettik çünkü insan doğası gereği karşı taraf ile yüz yüze ya da onu görebileceği şekilde iletişim kurma eğilimindedir. Bu kadim iletişim bir süre bu şekilde devam etse de post corona ile yeni normalde yerini hibrit iletişime bırakacak. Yani yine eskiden yaptığımız gibi olacak fakat online tarafı biraz daha baskın olacak. Her ne yapıyorsanız yapın ister bir hekim ile, ister bir yöneticiniz ya da müşteriniz veya sevdikleriniz ile görüşün online görüntülü görüşmenin yüz yüze görüşmeye göre önemli 3 unsuru var.

Şimdi, gelin bu 3 adımı birlikte inceleyelim.

Dijitalde iletişim kurarken;

En fazla 5 ya da 10 dakikanız var. Bunun için metafor ya da hikayenizi veya kendi tarzınız ile etkileyici bir girişinizi önceden planlayarak başlamalıyız.

Aristo’nun ikna formülü;

  • Giriş; dikkatleri üzerinize çekmek için şaşırtıcı bir söz ya da öyküyle söze başlayın.
  • Sebep; okurun/dinleyicinin sorununu ortaya koyun.
  • Kanıt; bu soruna bir çözüm önerin.
  • Final; sunduğunuz çözümün, uygulandığında ne gibi yararlar sağlayacağından bahsedin.

Aristo’nun modernleştirilmiş hali;

Sorun (soruna odaklanın) – Acı verici olmaması için yoğun kullanmamaya dikkat edin.

Vaat (birinci adımda söz edilen sorunu nasıl çözdüğünüzü açıklayın)

Kanıt (garanti, referans ya da insanları dürüst olduğunuza ikna edecek herhangi bir şey)

Final (istediğiniz şeyi talep edin; toplantıya katılmaları mı, randevu vermeleri mi)

Dijital etki yaratacak sunumlar için;

Ekrana 50-60 cm kadar bir uzaklıkta durun. Sizin için en ideal mesafeyi bulun. Ekranın tam ortasında ve göz teması kurabilecek şekilde konumlanın. Arka planınıza uygun olacak şekilde açık ya da koyu renk kıyafet tercih edin. Oyun kulaklığı ya da buna benzer bir kulaklık kullanmayın. Ekranın bitiş noktası ile başınız arasında mutlaka boşluk olsun.

Güçlü Kelimeler, güçlü etkiler;

Neyi, nerede ve ne zaman söyleyeceksiniz bunu bir kez planlamanız yeterli olacaktır.

‘’Öncelik Etkisi’’ karşı tarafın algısı üzerinde sihirli bir ikna edici etkiye sahiptir. Kelimelerinizi pozitif içselli kelimeler ile değiştirin ve kelimelerinizi ‘’Yüksek Titreşimli’’ kelimeler olarak yapılandırın.

Yüksek Titreşimli Kelimeler:

  • Farkında Yaratıcı                Hevesli 
  • Canlı Samimi                      Rahat
  • Öngörü Dingin                    Zarafet
  • İlginç Evrensel                    Eğlenceli
  • Güzel Büyüleyici                 Canlılık
  • Parlak Becerikli                   Heyecanlı
  • Denge Merak                      Gelişen
  • Harikulade Değişim            Çalışkan
  • Gelişim Neşeli                    Etkileyici
  • İnanan Berrak                     Masalsı
  • Parlak Nefis                        Göz alıcı
  • Aidiyet Hayal                      Şükür
  • Sihirli Şaşırtıcı                    Sağlıklı
  • Umut Sevindirici                 Eşsiz

 

Dijital İletişim

Etkili sunumun sırrı;

Etkili sunumun temeli, ikna edici iletişime dayanır. İkna edici iletişim ise Retorik’tir.

Olgular, Rakamlar ve İstatistikler içeriğin %25’ini oluşturmalı (Logos) İnandırıcılığı güçlendirme amaçlı bilgiler %10 (Ethos) kalan %65’lik kısım anlatım aracılığı ile duyguları tetiklemesini sağlamalıdır. (Pathos)

Duyduğunuz ilk bilgi beynimizin dikkatini çektiğinde ondan sonra gelen tüm bilgilerin üzerini boyar. Buna öncelik etkisi denir. Canlı, Heyecanlı, Pozitif, Sevindirici, Çalışkan, İlginç gibi kelimeler öncelikli pozitif enerji yüklü kelemelerdir ve bu kelimeler diğerlerine göre daha değerlidir.

Beynimiz aynı anda iki iş yapamaz ancak aynı anda 7 ile 9 arasında farklı şey düşünebilir. Bu da herhangi bir anda kafanızın içinde yapabileceğiniz en fazla altı şey olduğunu bize gösterir.

Bunlar;

  • Resimler görmek,
  • Sesler duymak,
  • Duyguları hissetmek,
  • Kendinizle konuşmak,
  • Koklamak
  • Tat almak

 

Burada ilgilendiğimiz ilk dört tanesi yani görüntüler, sesler, hisler ve kendi kendine konuşma.

Bunlar kültürümüzde en baskın olan dört temsili sistemdir. Hepimiz dördünü de kullanabiliriz ama genelde insanlar bir temsil sistemini diğerlerinden daha fazla kullanırlar. Bizim için kullanımı en kolay olana tercih ettiğimiz temsil sistemi denir. Bazı insanlar resimler yoluyla düşünürken bazıları sesleri, kimileri duyguları ve bir kısmı da kendi kendine konuşmayı diğer bir değişle mantıksal analizi tercih ederler. Bize sunulan bilgiyi, tercih ettiğimiz temsili sisteme uyan özel bir formda almaya yatkınızdır. Her insanda genelde bu dört tercihin bir karşımı vardır.

En güçlü sorular;

Akıllı Soru sorma tekniğini kullanmalıyız. Temelinde S.C.S. (Soru-Cevap-Soru) kullanılır. Yani soru soruldukça alınan cevabın ardından daha derine inmek için yeniden soru sorulur.

  • Siz ne düşünüyorsunuz bu konu hakkında, değerli görüşlerinizi almak çok isterim?
  • Hastalarımızın hayata katılımı son derece önemli buna siz de katılıyorsunuz öyle, değil mi?
  • Yarın mı müsaitsiniz, ertesi gün 10:00’da mı?

Dijitalde interaktiviteyi sağlamak;

Diyalog oluşturmalıyız bunu çoğu zaman ‘’Tetikleyici Soru’’ kullanarak başlatabiliriz.

Unutmayın! Yetişkinlerin algıları her 3 dakika da bir kopar…

  • Sizin düşünceleriniz nelerdir?
  • Bu sizce de öyle, doğru değil mi?
  • Buna katılıyor musunuz?
  • Sizce neden bu yanlış olabilir? gibi... 
  • Tekdüze ve Sıkıcı Olma. Farklı cümleler kur.
  • Diyalogların kontrolü hep sen de olsun.
  • Mecaz kulanma. Olabildiğince yalın ve karşı tarafın dilinde kal.
  • Tercihi Temsili Sistemlere göre harekete geçirici mesajlar ilet.
  • Kontrolü elden bırakma. Bağlama hakim ol, bağlamda kal.
  1. Kısıtlı zaman içinde sunumunuzu en verimli halde yapmaya odaklanın.
  2. Kamera özel ve geçerli bir neden dışında kapalı ise, görüşmenin interaktif geçmesi açısından kameranın açılmasını uygunca talep edin.
  3. Göz teması kurmak tüm süreçte daha duygusal bir bağ kurulmasını sağlar. Bu gerekçeyi iletin.
  4. Karşılıklı görüntülü görüşme daha samimi ve sıcak bir ortam yaratır ancak kamera açılmıyorsa buna takılmayın siz yine de kameranızın merceğine odaklı sunumunuzu yapın. O sizin ona bakarak sunum yaptığınızı görecek ve hislerinizin geçişi gerçekleşecektir.
  5. Onu görmek istediğinizi direkt iletin. Heyecanınızı kaybetmeyin ancak fazla da heyecanlı gözükmeyin.

 

Dijital iletişim kapanışı

Dijitalde etkili kapanış;

Etkili bir kapanışın önemli yanı açılış ile benzer olması ya da açılışa atıfta bulunularak mini bir özet şeklinde tekrar ile sonuçlandırılmasıdır.

Açılışınızda kullandığınız metafor, analoji, hikayenizin bağlamsal tutarlılığı açısından oraya kanca atmanız, bağlantı kurmanız önemlidir. Biliyoruz ki eski beynimiz ‘’Başlangıç ve Son’’ kısımlarını takip eder. Bu nedenle giriş ve son kısımları karar alan eski beynimiz için kritik öneme sahiptir.

Öyleyse, kreşendo (sesin yükselmesi) ve yüksek enerji ile bu çoğu kez sıcak bir gülümseme ile olabilir kapanışı yapmanız önemlidir.

İşinize çok yarayacak İpuçları:

Metafor, Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan sözlere veya kavramlara denmektedir. İnsan doğası gereği iletişimde kendine kısa yollar seçer ve algı sistemleri de benzeşen, kolay bağ kurulabilen ve anlamlandırılabilen verileri daha kolay işleme ve anlama üzerine evrimleşmiştir. Bu nedenle anlatmak istediğiniz bir konu, bilgi ya da veriyi metaforlar kullanarak çok daha etkili hale getirebilirsiniz.

Örneğin; Analiz ve Sentezi iki türlü anlatma şansımız varken bakın metafor kullanıldığında nasıl da daha kısa ve akılda kalıcı oluyor.

İlk olarak kitabi tabirle anlatabiliriz ki insanların çoğu bu şekilde anlatırlar. Analiz; karmaşık bir konuyu veya maddeyi daha iyi anlamak için daha küçük parçalara bölme işlemidir. Sentez ise, birden fazla maddenin bir olayda kendi özelliklerini kaybedip yeni özellikte bir madde meydana getirmeleri olayına denmektedir.

İkinci olarak metafor kullanarak anlatmak istersek. Bir omlet yapmak için kaç tane yumurta kullanacağınız, ne kadar yağ koyacağınız gibi detaylar analizken, kendi omletinizi yapmanız bir sentezdir.

Analoji ise, benzeşim demektir. İki şey arasındaki benzerliğe dayanarak biri hakkında verilen yargıyı diğeri hakkında da vermektir. Bugün yapay zeka teknolojisinin de bir anlamda kullandığı yöntemdir.

Örneğin; Vücuttaki kan dolaşımının şehrin trafiğine benzetilmesi, kanın bir nehre benzetilmesi, Kalbin bir pompaya benzetilmesi gibi benzerlikleri anlamlandırarak iletişim kurmak anlaşılırlığı artırarak daha etkili bir iletişim yönetimi yapmamızı sağlamaktadır.

  • Ekran üzerinden dinlerken karşı tarafın sunumuna ve anlatmak istediğine dikkat kesilin.
  • Durmaksızın not almak için dinlemeden kopmayın. Uzun uzadıya not almak yerine (mutlaka not almanız gerekiyorsa) anahtar kelimelerle notlar alın.
  • Toplu katılımlar, toplantılar ya da eğitimler vb. durumlarda ekran görüntünüzü kapatmayın çünkü bu karşı tarafın sizin onu dinleyip dinlemediğini anlamasını güçleştirir ve sizin de odağınızın kopmasına neden olur.
  • Aktif dinleme yapabilmek için karşı tarafın son söylediğini tekrar etmenin ne kadar önemli olduğunu vurgulamıştık. Remote Detailing gibi Uzaktan Tanıtımlarda soru sormak ya da önemli gördüğünüz son sözleri tekrar ederek konuya giriş yapmanız için mikrofonunuzu konuşacağınız zaman açık tutun. Bunu ne zaman yapacağınızı anlamak için zaten aktif dinliyor olmanız gerekir 😊
  • Ne anlatıldığını anladıktan ve değerlendirdikten sonra tepki vermeyi unutmayın dinlemenin bir aşamasının da tepki verme olduğunu unutmayın. Tepki vermediğinizde aktif bir dinlemeyi tam olarak gerçekleştirmemiş olursunuz.

 

Ümit ÜNKER

TEDi Eğitim ve Danışmanlık

Kurucu | Genel Müdür

Kıdemli Eğitmen ve Yazar

umitunker@tediegitim.com