Barış Arıcı: Türkiye’ye yenilenebilir enerji merkezi olmak yakışmaz mı?

Covid-19 etkisi ile geri planda kalmış gibi görünse de tüm dünyanın iklim değişikliği ile topyekün mücadelesi devam ediyor. Her gün sıradışı sel, fırtına, hortum gibi hava olaylarını ve kuraklık etkilerini daha fazla görmekteyiz.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada 10 kişiden 9’u kirli hava soluyor. Hava kirliliğinin etkilerini artan sağlık sorunları ile her an hissediyoruz. Nefes almak için hafta sonu yapacağımız doğa gezilerini iple çekiyoruz.

Rüzgar ve güneş enerjisi sistemleri, Paris İklim Anlaşması’nda tanımlanan küresel sıcaklık artışının sanayileşme öncesi döneme göre 1.5oC’nin altında tutma hedefine ulaşmamız için en güçlü araçlar olarak öne çıkıyor.

2020 yılının ilk çeyreğinde dünyada üretilen elektriğin %28’i yenilenebilir kaynaklardan geldi. Yalnızca 2019 yılında 100 GW güneş ve 60 GW rüzgar enerjisi santrali kuruldu. Çin, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri yenilenebilir enerji kurulumlarında başı çekiyor. Özellikle Çin lider tedarikçi konumuyla dünyanın fotovoltaik panel üretimin %70’ini tek başına gerçekleştiriyor. Teknoloji, üretim ve uygulama alanında gelişmeye çok açık olan sektörün yeni açılımlara ihtiyacı olduğu da açık.

Alternatif enerji teknolojileri, depolama teknolojileri, karbon yakalama sistemleri, elektrikli araçlar, enerji verimliliği, esnek ve dağıtık enerji altyapıları, hidrojen merkezli enerji sistemleri önümüzdeki dönemin enerji endüstrisinin belirleyici alanları olacak. Tüm bunlara baktığımızda karbon salınımını azaltacak çalışmaların merkeze alındığını açıkça görebiliyoruz.

Türkiye enerji politikalarında yenilenebilir ve yerli kaynaklardan elektrik üretilmesi konusunda önemli gelişmeler kaydetti. 2020 yılının ilk 5 ayında elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların oranı %52’ye ulaştı. Hatta 24 Mayıs günü elektrik üretiminin %73,5’i yenilenebilir kaynaklardan karşılandı. Türkiye’nin toplam kurulu gücünün 92 GW olduğunu düşündüğümüzde, geçtiğimiz yıl bu kapasitenin üzerinde güneş enerjisi santrali devreye alındı. Önümüzdeki yıllarda da bunun katlanarak artacağını öngörebiliyoruz.

Yenilenebilir teknolojilerin ülkemizde geliştirilmesi adına da rüzgar ve güneş enerjisi alanında önemli gelişmeler yaşamaktayız. Rüzgar tribünlerinin kanat ve gövdeleri uzun süredir yerli imkanlar ile üretilirken, diğer bileşenlerinin üretimi için çalışmalar devam ediyor. Geçtiğimiz aylarda üretime başlayan Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası ile entegre fotovoltaik panel üretimi kapasitesini de kazanmış olduk. Önümüzdeki yıllarda Eko Temiz Enerji A.Ş.’nin Niğde’de kuracağı entegre tesisin devreye girmesi ile madenden başlayarak güneş paneli üretimi kapasitemizi artıracağız. Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanında teknoloji merkezi olmasına bir adım daha yaklaşacağız. 

Enerji alanındaki teknoloji girişimleri ile dünyaya örnek olacak işleri de yapmaya devam ediyoruz. Bina ve tesislerde enerjinin dijital yönetimini sağlayan YGA mezunları tarafından kurulan Reengen, ısıtma ve soğutma sistemlerini cepten yönetmeyi sağlayan Cosa, yapay zeka algoritmaları ile enerji sektörüne analitik çözümler sunan Quant Co, enerji odağındaki büyük ölçekli tahminleme problemlerini çözen Algopoly, enerji yönetim platformu İnavitas ve Türkiye’nin ilk yüzer güneş enerjisi santralini kuran ve bir YGA girişimi olan TYT bunlardan yalnızca birkaçı.

Özellikle tahmin edilmesi güç anlık hava değişimleri, önümüzdeki dönemde yeni yaşam biçimlerine hazırlıklı olmamızı gerektiriyor. Son 15 yıla kadar fosil yakıtların tükeneceğini ve enerji talebini karşılamakta zorluk yaşayacağımızı okullarda gençlerimize öğretmeye çalıştık. Fakat bugün iklim değişikliklerinin olumsuz etkilerini azaltmak için geç kaldığımızın farkına ne yazık ki daha çok varıyoruz. Bu yüzden yenilenebilir ve temiz enerjiye geleceğimiz için ihtiyacımız var.

Pandemi sürecinde tecrübe ettiğimiz dünyaya fayda sağlayacak aşı çalışmalarındaki ortak çabalar, yarının iklim değişikliği konusunda yapılabilecekler için hepimizin umudunu artırdı. Birlikte yapabileceklerimizi gördükçe de çift kanatlı bilim insanlarının katkılarıyla iklim değişiklikleriyle mücadelede hızlı adımlar atabiliriz.

Yeni girişimlerin önünü açacak, büyümelerini kolaylaştıracak ve dünya çapında firmalar haline gelmeleri için ekosistemin tüm parçalarının senkron çalışmasını sağlamamız gerekiyor. Mevzuattan sermayeye kadar tüm parçaları bir araya getirdiğimizde büyüme kaçınılmaz. Çift kanatlı girişimcileri Türkiye’ye çekebilmek ve yenilenebilir enerji teknolojilerinin merkezi yapabilmek ve İstanbul’u aşağıdaki grafikte öne çıkarabilmek için aşkla çalışmaya devam ediyoruz.

Barış Arıcı: Türkiye’ye yenilenebilir enerji merkezi olmak yakışmaz mı

 

TYT – Temiz Yaratıcı Teknolojiler

Yenilenebilir enerji kaynaklarının veriminin artırılması ve arz güvenliğinin sağlanması için hibrit yenilenebilir enerji sistemleri geliştiren TYT - Temiz Yaratıcı Teknolojiler 2009 yılında kurulmuştur. Özellikle güneş enerjisi alanında çığır açan yenilikçi projeler üretmektedir.

TÜBİTAK desteği ile geliştirilen dünyanın ilk Hibrit-Jeotermal Güneş Enerjisi Sistemi ile MIT tarafından Innovators Under 35 ödülüne layık görülmüş ve Geothermal Resources Council tarafından yılın projesi seçilmiştir.

Yüzer güneş enerji sistemi olan HydroSolar, Forbes dergisi tarafından 30 Under 30 listesine seçilmiştir.

Yüzer güneş enerjisi sistemi, fotovoltaik panellerin su rezervuarları üzerine kurulduğu sistemlerdir. Kurulduğu alanda, su buharlaşmasını %60 oranında engelleyerek tarım arazilerinin yanında su kaynaklarının da daha verimli kullanılmasını sağlamaktadır.  Suyun soğutma etkisi sayesinde kara sistemlerine göre, güneş enerjisinden %15’e kadar daha fazla elektrik üretilmesine olanak tanımaktadır. TYT geliştirdiği patentli ürünleri ile tüm dünyada yüzer GES kurmak isteyen yatırımcılara uzun ömürlü ve ekonomik çözümler sunmaktadır.

Barış Arıcı: Türkiye’ye yenilenebilir enerji merkezi olmak yakışmaz mı

Ayrıca uluslararası proje tecrübesi ve iş birlikleri ile sürdürülebilir enerji sistemlerinin geliştirilmesi, projelendirilmesi için danışmanlık hizmetleri vermektedir. Suudi Arabistan’da TAV Medine Havalimanı, TAV Milas-Bodrum Havalimanı ve Unilever gibi önemli müşterilere hizmet sağlamıştır.

2020 yılı başında enerjiye erişimi kısıtlı ve fosil kaynaklı olan adalara çözüm olarak geliştirdiği hibrit yüzer GES ve dalga enerjisi sistemi ile Abu Dhabi hükümeti tarafından verilen Technology Innovation Pioneer ödülüne layık görülmüştür. Fosil kaynaklı çevre kirliliğinin azaltılması için inovatif çözümler geliştirmeye devam etmektedir.

https://www.tyt.com.tr/