Barış Arıcı: Türkiye’ye yenilenebilir enerji merkezi olmak yakışmaz mı?

30 Ekim 2020

Covid-19 etkisi ile geri planda kalmış gibi görünse de tüm dünyanın iklim değişikliği ile topyekün mücadelesi devam ediyor. Her gün sıradışı sel, fırtına, hortum gibi hava olaylarını ve kuraklık etkilerini daha fazla görmekteyiz.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre dünyada 10 kişiden 9’u kirli hava soluyor. Hava kirliliğinin etkilerini artan sağlık sorunları ile her an hissediyoruz. Nefes almak için hafta sonu yapacağımız doğa gezilerini iple çekiyoruz.

Rüzgar ve güneş enerjisi sistemleri, Paris İklim Anlaşması’nda tanımlanan küresel sıcaklık artışının sanayileşme öncesi döneme göre 1.5oC’nin altında tutma hedefine ulaşmamız için en güçlü araçlar olarak öne çıkıyor.

2020 yılının ilk çeyreğinde dünyada üretilen elektriğin %28’i yenilenebilir kaynaklardan geldi. Yalnızca 2019 yılında 100 GW güneş ve 60 GW rüzgar enerjisi santrali kuruldu. Çin, Almanya, Amerika Birleşik Devletleri yenilenebilir enerji kurulumlarında başı çekiyor. Özellikle Çin lider tedarikçi konumuyla dünyanın fotovoltaik panel üretimin %70’ini tek başına gerçekleştiriyor. Teknoloji, üretim ve uygulama alanında gelişmeye çok açık olan sektörün yeni açılımlara ihtiyacı olduğu da açık.

Alternatif enerji teknolojileri, depolama teknolojileri, karbon yakalama sistemleri, elektrikli araçlar, enerji verimliliği, esnek ve dağıtık enerji altyapıları, hidrojen merkezli enerji sistemleri önümüzdeki dönemin enerji endüstrisinin belirleyici alanları olacak. Tüm bunlara baktığımızda karbon salınımını azaltacak çalışmaların merkeze alındığını açıkça görebiliyoruz.

Türkiye enerji politikalarında yenilenebilir ve yerli kaynaklardan elektrik üretilmesi konusunda önemli gelişmeler kaydetti. 2020 yılının ilk 5 ayında elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların oranı %52’ye ulaştı. Hatta 24 Mayıs günü elektrik üretiminin %73,5’i yenilenebilir kaynaklardan karşılandı. Türkiye’nin toplam kurulu gücünün 92 GW olduğunu düşündüğümüzde, geçtiğimiz yıl bu kapasitenin üzerinde güneş enerjisi santrali devreye alındı. Önümüzdeki yıllarda da bunun katlanarak artacağını öngörebiliyoruz.

Yenilenebilir teknolojilerin ülkemizde geliştirilmesi adına da rüzgar ve güneş enerjisi alanında önemli gelişmeler yaşamaktayız. Rüzgar tribünlerinin kanat ve gövdeleri uzun süredir yerli imkanlar ile üretilirken, diğer bileşenlerinin üretimi için çalışmalar devam ediyor. Geçtiğimiz aylarda üretime başlayan Kalyon Güneş Teknolojileri Fabrikası ile entegre fotovoltaik panel üretimi kapasitesini de kazanmış olduk. Önümüzdeki yıllarda Eko Temiz Enerji A.Ş.’nin Niğde’de kuracağı entegre tesisin devreye girmesi ile madenden başlayarak güneş paneli üretimi kapasitemizi artıracağız. Türkiye’nin yenilenebilir enerji alanında teknoloji merkezi olmasına bir adım daha yaklaşacağız. 

Enerji alanındaki teknoloji girişimleri ile dünyaya örnek olacak işleri de yapmaya devam ediyoruz. Bina ve tesislerde enerjinin dijital yönetimini sağlayan YGA mezunları tarafından kurulan

Yazının devamı...

Asude Altıntaş: Girişimci Olacak Çocuklar

29 Eylül 2020

2040 yılında mevcut işlerin %40’ı yerini otomasyona bırakacak. STEAM (bilim, teknoloji, mühendislik, sanat ve matematik alanları) bazlı meslekler ise %13 büyüyecek. Çocuklarımızın gelişen ve değişen bu dünyaya uyum sağlayabilmeleri, girişimci ve özgüvenli bir insan olarak yetişebilmeleri için geleceğin teknolojilerini öğrenmeleri şart. 

Ama teknoloji öğrenmek işin başlangıç kısmı. Sadece donanım ve beceri kazanmak yeterli değil. Nasıl ki tek kanatlı bir kuş uçamazsa, tek kanatlı yetişen çocuklar da dünyaya faydalı olamaz. Vicdan kanadı, bilim ve teknolojiyle her zaman birlikte olmalı. En son teknolojiyi, insanlığın refahı ve mutluluğu için kullanmak ve üretmek çocuklarımızın esas gayesi olmalı.

Hepimiz tarihte tek kanatlı bilim insanlarının nasıl sorumsuzca dünyaya zarar veren teknolojiler ürettiklerini biliyoruz. Ya da sanayi devrimi çift kanatlı bilim insanlarının elinde gelişseydi, şu an iklim krizi gibi yaşadığımız pek çok küresel problemi yaşamıyor olurduk. Geleceğe, teknolojiye liderlik edenler yön verecek. Bizler de çocuklarımızı geliştirirken, bu becerileri dünyaya faydalı teknolojiler üretmek için kullanmaları için teşvik etmemiz gerekiyor.

Anadolu’nun dört bir yanında bunun örneklerini gördük. Mesafe sensörü ile görme engellilere baston yapan, köyündeki virajda trafik kazalarını engellemek için çizgi izleyen otonom araba üreten, köyündeki sulama probleminden kuruyan ıhlamur ağaçlarına otomatik sulama sistemi geliştiren çocuklar…

Bu çocuklara bir imkan verildi. Ellerinde teknoloji üretebilecek, prototip yapabilecek eğitim setleri ve rol model öğretmenleri vardı.

İşte bu imkanları tüm çocuklara sunabilmemiz lazım. Dünya genelindeki okulların ve öğretmenlerin yalnızca %19’u bu materyallere sahip. Ancak dünya hepimizin… Girişimci olacak çocuklar yetiştirmek, güzel bir gelecek inşa etmek için el birliği ile çalışmalıyız.

Bir YGA girişimi olan

Yazının devamı...

YGA Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Sinan Yaman: Dünyanın Umudu Çift Kanatlı Girişimciler

21 Eylül 2020

15 yıl önce ABD’de verdiğim bir seminere katılan bir Türk bilim insanı yıllar sonra tekrar görüştüğümüzde bana şöyle demişti: “Sinan seni dinlediğimde içimden şu geçmişti: “Bu genç adam ne güzel hayaller kuruyor ama korkarım hayal kırıklığına uğrayacak.” Senin için üzülmüştüm. Ama şimdi mutlulukla görüyorum ki o hayaller gerçekleşmiş ve daha da ötesi gerçekleşecek.” Bu sözleri söyleyen kişi, sonradan YGA’nın Hayal Ortaklarından olan Nobel Ödüllü Prof. Aziz Sancar’dı.

“Her gün okuduğumuz olumsuz haberlere rağmen nasıl oluyor da hala umutlusunuz?” yakınlarımın- Aziz Abi gibi – benim için endişelenerek sorduğu bu soruyu hala, neredeyse her gün duyuyorum. Cevabım ise hep aynı: Umudumun kaynağı “Çift Kanatlılar”.

YGA 20 yıl önce “Geleceğe umutla bakmamızı sağlayan çift kanatlı gençler” yetiştirmek için kuruldu. Bizim için çift kanat vicdan ve donanım demek. Bir kanatta toplumun sorunlarına duyarlı, diğer kanatta da bu dertleri teknoloji ile çözecek, dünya çapında ilklere imza atacak yetkinlik ve beceriye sahip olan gençler yetiştirmek için var YGA.

Her yıl 50 bin lise ve üniversite öğrencisi YGA’da gönüllü olmak için başvuruyor. Gençler YGA’nın “Global Impact – Global Etki” programlarında imkanları sınırlı çocuklarla bilim seansları yapıyor, yılda 500 saat gönüllü çalışıyor. Türkiye’nin en parlak gençleri, en dezavantajlı çocuklara en ileri teknolojinin özünü anlatıyor. Bu seanslardan sonra aslında imkân verildiğinde çocukların hayallerinin sınırsız olduğuna tanıklık ediyorlar.

Diğer yandan iş, bilim ve sanat dünyasının önde gelen isimlerinden oluşan YGA Hayal Ortaklarından mentorluk alıyor, YGA mezunlarıyla yakın çalışıyor. Bu programlardan mezun olan binlerce genç şimdi kendi girişimlerinde, çok uluslu şirketlerde, akademide, sanatta ve pek çok farklı alanda dünyaya faydalı, teknoloji temelli çözümler geliştiriyor, global etki yaratıyorlar.

YGA mezunu Çift Kanatlı Girişimciler; kurdukları sosyal girişim örnekleri ile hem sosyal sorunlara teknoloji ile çözüm getiriyor hem de ekonomide büyümeye katkıda bulunuyor. Çocuklara bilimi sevdirmeyi amaçlayan Twin, sadece en ileri teknolojiyi çocuklara sunmakla kalmıyor, aynı zamanda toplumun en imkanları kısıtlı kademelerinde yaşayan çocuklara da ulaşıyor. YGA’nın Milli Eğitim Bakanlığı ile birlikte yürüttüğü Bilim Seferberliği kampanyası ile bugüne kadar 800 en dezavantajlı köy okuluna Twin setleri ulaştırıldı.

TIME dergisinin 2019’un en iyi icatları arasında gösterdiği, birkaç ay önce, böyle zor bir dönemde, 5 milyon TL uluslararası yatırım alan akıllı baston WeWalk görme engellilerin hayatını kolaylaştırıyor.  Türkiye’nin ilk yüzer güneş enerjisi sistemini kuran TYT, dünyayı en iyi rehberlerin sesiyle keşfetmemizi sağlayan Piri, görme engellilerin kapalı alan ve toplu taşımada hayatını kolaylaştıran Poilabs gibi YGA mezunlarının kurduğu çift kanatlı girişimler de büyümeye devam ediyor. YGA’nın pandemi döneminde kurulan, teknolojide kadın istihdamını artırmayı hedefleyen yeni girişimi Up School ise ilk mezunlarını verdi.

Yazının devamı...