Geri Dön

Bayramın tadı

Hep eski bayramlara özlem duyduk. “Nerede o eski ramazanlar” diyerek büyüdük. Ama 2020 ramazanı için aynı duyguları taşımadığımı itiraf etmek zorundayım.

Bayramın tadı

Yine de şimdi bayram kutlama zamanı.
Koronavirüs günlerine özgü bir bayram kutlaması olacak.
Sevdiklerimize sarılıp kucaklaşamayacağız , büyüklerin ellerini öpemeyeceğiz. Sosyal medya üzerinden telefon konuşmaları ile geçecek.
Daha önceki yıllarda yazdığım yazılarda “Cep telefonu ile gönderilecek kuru mesaj ile nasıl bir bayram coşkusunu paylaşmaktan söz edebiliriz ki?” diye yazmışım.
“Büyük lokma ye büyük söz söyleme” demiş atalarımız.
Ne kadar doğur bir söz; bu sene bayram coşkusunu telefonile paylaşmak zorundayız.
Bu günler geçecek ve biz yine sarılıp kucaklaşarak, el öperek bayramları kutlamaya devam edeceğiz.
Sizlerle şimdiden bayramlaşalım.
Artık bundan sonra yazılarımı mustafatayar.com adresinden takip edebilirsiniz.

KAZANDIKLARINIZI KAYBETMEYİN

Ramazan ayında tutulan 30 günlük orucun ardından sağlıklı ve dengeli beslenmeye gereken özen gösterilmez ise sağlık tehlikeye girebilir.
Bir ay boyunca tutulan oruç etkisiyle yavaşlatılan metabolizmanın, ramazan sonrası hızla eski hızına dönmesiyle kilo alımına yol açabilir.
Ramazan öncesiyle aynı bile olsa artık metabolizma nispeten yavaşladığı için aynı besinlerle alınan enerji vücuda fazla gelir. Bu amaçla ilk hedef metabolizmayı yeniden düzenlemek veya en azından eski haline getirmektir.

*

Metabolizmayı hızlandırmanın önemli iki yolundan biri egzersiz yapmak ikincisi ise öğün sıklığını artırmaktır.
Gün içinde 5-6 öğün şeklinde (her 3 saatte bir aralara ufak öğünler koyarak) beslenmek, hem kan şekerinin düzenli olmasını sağlar hem de ana öğünlerde fazla miktarda gıda tüketimini önler. Ara öğünlerde meyve, ayran, süt gibi gıdalar tüketilebilir.
Kahvaltı en önemli öğündür. Kesinlikle atlanmaması gerekir. İyi yapılmış bir kahvaltı kişiyi hem güne hazırlar hem de gün içinde gereksinim duyacağı enerjinin büyük bir kısmını sağlar. Günlük enerji gereksinimimizin büyük çoğunluğunu sabah ve öğle öğünleriyle karşılamak, akşamı ise daha hafif menülerle geçirmek uygun olacaktır.

SAĞLIKLI BESLENMEK İÇİN BUNLARA DİKKAT EDİN

Bayramın tadıRamazan sonrası sağlıklı bir beslenmeye geçmek için şunlara dikkat edilmelidir:
• İçerdikleri şeker, un ve yağlarla kalori bombası olan çikolata, şuruplu hamur tatlıları gibi yiyecekler, vücuda sadece kalori sağlar, besin değeri yoktur. Ağır hamur tatlıları yerine kalorisi daha düşük sütlü tatlılar tüketilmelidir.
• 45 yaş ve üstündekilerin, şekerli, yağlı yiyecekleri fazla tüketmesi, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları ve şeker hastalığına zemin hazırlar.
• Azar azar ve sık yemek yenilmelidir.
• Bağırsak hareketlerinin düzenlenmesi amacıyla sebze ve meyve tüketimi arttırılmalıdır.
• Ramazan sonrası hafif bir sabah kahvaltısıyla güne başlanmasını, bir öğünde aşırı miktarda yemekten kaçınılmasını, az ve sık yemek yenilmesi gerekir.
• Güne kahvaltı yapılarak başlanmalı kesinlikle atlanmamalıdır. Kahvaltının günün en önemli öğünü olduğu unutulmamalıdır.
• Kızartmalar yerine ızgara, fırında ya da haşlama yöntemi ile pişirilmiş yemekler yenmelidir.
• Özellikle şeker, çikolata ve hamur işi tatlıları çok dikkatli tüketilmeli, yenilen miktar göz önüne alınmalıdır. Bu tür besinlerin çok yoğun miktarda enerji içerdiklerinden kilo alımına neden olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.
• Ramazan aylarında su tüketiminin az olmasından dolayı vücutta oluşabilen su kaybının yerine konulabilmesi için su ve sulu gıdaları bolca tüketin.
• Ayrıca; sağlıklı yaşamın en temel kurallarından biri olan fiziksel aktivitenin arttırılması anlamında günlük yürüyüşler yapılmalıdır. Fiziksel aktivitenin barsak hareketlerini arttırıcı, kan şekeri ve kolesterolünü azaltıcı, kilo kaybetmeye yardımcı olduğu unutulmamalıdır.

DOSTLARIN BAYRAMIN KUTLAMAYI İHMAL ETMEYİN

Gerçek dostlar ramazanın güzelliklerini vicdanlarımıza ve ruhumuza taşımaya devam ederken, çevremizdeki insanların gerçek dostluklarını da sınama imkanı veriyor.
Peki çevremizdeki insanların içinden gerçek dostlarımızı ve arkadaşlarımızı nasıl belirleyeceğiz?
Çoğumuz bu sorunun cevabını bilmez. Ellerinde güç kuvvet olduğu zaman etraflarını saran herkesi dost bilirler, insanlara zulüm etmeyi bir erdem olarak görürler.
Aynı insanlar güç ellerinden gidince söylenmeye başlar “Gerçek dostlarımı şimdi tanıdım”. “Geçmiş olsun” demekten başka elimizden ne gelir?

*

Oysa gerçek dostları ararken elbette ki düsturumuz Mevlana’nın “Hatasız dost arayan dostsuz kalır” ilkesi olmalı. İnsanların kusurlarına takılıp kalmamalıyız.
Güzel davranışlar sergileyerek onların kötü hallerini iyiye çevirmeye çalışmak gerçek bir arkadaş avcısının ayracıdır.
Hatasız dost vitessiz arabaya benzer, ne geri ne ileri gider! Beni Kızılderililerin bir sözü hep düşündürmüştür: “Düşmanımı iyi beslemeliyim, güçlü kuvvetli olmalı ki; onu yendiğimde gururlanabileyim.”
İyi arkadaş iyi dost bizim için her zaman bir muammadır. Çok azımıza nasip olan bir bahtiyarlıktır.
Gerçek dostlarınızla, nice bayramlara.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber