Geri Dön

Dijital bir dünya düzeni bizi bekliyor

COVID-19 Virüsü dünyada etkisini azaltarak sürdürüyor. Hepimizin endişeli olduğu bu dönemi, tamamen atlatabilmemiz için uyarılara kulak vermemiz gerekiyor. Alınan korunma tedbirlerine özenle uyalım. Hürriyet Bursa olarak, ‘Yeni Normal’ süreci hakkında iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleriyle bir yazı dizisi hazırladık. Bu süreçten nasıl çıkacağımız çok önemli. Birlikte başarmak dileğiyle.

Dijital bir dünya düzeni bizi bekliyor

SELMA ÇETİNKAYA TÜRKER: Esperto Executive Search Kurucusu

Dijital bir dünya düzeni bizi bekliyor

Selma Hanım sizi tanıyabilir miyiz?

Ankara’da doğdum ama lise eğitimimden bu yana Bursa’da yaşadığım için kendimi Bursa’lı sayıyorum. 2003 yılında, yirmili yaşların başında kendi işletmemi kurdum. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı onaylı Özel İstihdam Bürosu sahibiyim. Esperto Executive Search olarak başta otomotiv endüstrisi olmak üzere yerli yabancı birçok kuruma üst düzey yönetici transferi yapıyoruz. Bursa lokasyonlu ancak otomotiv endüstrisinin olduğu her yere hizmet veren bir yaklaşımımız var.
Bunun yanında Sabancı Holding’in Bilişim şirketi olan SabancıDx‘in de bölgedeki stratejik partneri olarak İnsan Kaynakları süreçlerinin dijital dönüşümünü gerçekleştiriyoruz. Evli ve Duru isimli bir kız çocuğu annesiyim.

GÖNÜLLÜ ANTRENÖRÜM

Bunun yanında BUİKAD Kurucu Başkanı, Kalder Bursa Yönetim Kurulu üyesi ve Peryön Güney Marmara üyesi olarak da sivil toplum kuruluşlarında aktif rollerim ve desteklerim bulunuyor. Uzun mesafe koşucusu ve iyi bir crossfit sporcusuyum. Sivil Toplum Örgütleri yararına koşup bağış toplayan ve değer yaratanların, çatısı altında birleştiği ‘Adım Adım’ oluşumunun da Bursa gönüllü antrenörüyüm.

Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD) Kurucu Başkanı olarak, geçmişten günümüze yapılan çalışmaları ve aktiviteleri nasıl buluyorsunuz?
Dijital bir dünya düzeni bizi bekliyor2007 yılında 11 kurucu üye ile yola çıktığımız derneğimizin bu yıl 13. yılını kutladık. 150 yi aşkın iş kadını ile ekonomiye, sosyal hayata, toplumsal gelişime değer katan kadınlarımızla birçok başarılı projeyi yönetmeye devam ediyoruz. Özlem, İpek ve Oya Başkanlarımız, Yönetim Kurulu ve tüm üyelerimiz derneğimizin gelişimini sürdürmesine katkı koymaya devam ediyor. Her bir başkanıma ve yönetim kurulu üyelerine sonsuz teşekkür ederim. Yola çıkarken kurduğumuz hayallerimizin çoğunu gerçekleştirdiğimizi söyleyebilirim. Elbette daha gidilecek çok yol ve katkı sağlayacağımız çok proje var.

Koronavirüs nedeniyle 2.5 aylık karantina dönemini nasıl geçirdiniz?

Mart 15 itibari ile evden çalışma yöntemine geçtik ve 1 Haziran’a kadar evden çalıştık. Hem kendi sağlımız hem de sevdiklerimizin sağlığı için evden çalışmayı tercih ettik. İşimiz nedeniyle yüz yüze mülakatlarımızın tamamını online ortama çekerek, dijitalleşmeyi tam olarak hayatımıza katmış olduk. Ben uzak mesafeler için online ortamda mülakat yapıyordum ve bu yönteme alışkındım ama birçok profesyonel ve işe personel transferi yapmakta olan bazı işletmeler için çok yeni bir süreç oldu. Herkes deneyim kazandı bu dönemde. Yüz yüze gelmeden sadece online görüşerek işe alınan profesyoneller oldu bu dönemde. Bundan sonra birçok kurum bu yolla işe alıma devam edecek diye düşünüyorum.

BOL BOL KİTAP OKUDUM

Çekirdek ailemle daha çok zaman geçirme fırsatım oldu. Temizlikten, yemeğe, evi düzenlemeden bahçenin düzenlenmesine kadar birlikte çalışıp zaman geçirdik. İtiraf gibi olacak ama hiç olmadığı kadar evimle ve elbette mutfakla zaman geçirdim. Arkadaşlarıma bu durumla ilgili de şöyle bir espiri yapıyorum ‘Bu yaşıma kadar yapmadığım yemeği ve temizliği yaptım.’ Tabiki daha fazla kitap okuma fırsatım oldu ve tutkum olan sporu da evde yapmaya devam ettim. Park ve bahçelerin kapalı olması nedeniyle de düzenli yaptığım koşuları biraz azaltarak fırsat buldukça insan temasının en az olduğu doğa da koşmaya çalıştım. Kısacası evde kalıp harekesiz kalmayanlardan birisi de benim.

Peki sizin firmanızda ilk hareketlenme ne zaman başladı?
Ağırlıkta sanayi kuruluşları ile çalıştığımız için pandeminin ilk dönemlerinde çalıştığımız kurumların birçoğu üretimi durdurmuştu. Bu nedenle mevcuttaki projeler doğal olarak askıya alındı. Fakat buna rağmen aciliyeti olan ihtiyaçlar için biz çalışmaya devam ettik. Kademeli de olsa üretime geçişten sonra askıya alınan projeler canlanmaya başladı hatta yeni projeler de alıp dediğim gibi bu süreçte online ortamda istihdam sağladığımız işletmeler ve profesyoneller oldu ve olmaya devam ediyor. 17 yıldır faaliyet gösterdiğimiz için sektördeki inişleri ve çıkışları gayet iyi takip edebiliyoruz. Mart, nisan ve mayıs ayları istihdam açısından en hareketli aylardır. Ancak bu yıl malesef COVID-19 nedeniyle önceki yıllara kıyasla proje sayısında düşüş olduğunu söyleyebilirim.

Bundan sonraki süreç içinde aldığınız kararlar, planlar, projeler var mı?
Birçoğumuz hiç bir şey eskisi olmayacak diyorduk ancak normalleşme sürecinde gördük ki hiç birşey yokmuş gibi ve kaldığı yerden devam etme eğilimimiz oldukça yüksek. Fakat verileri her gün takip eden birisi olarak sakinleyen endişem yeniden nüksetmeye başladı diyebilirim. Biz şu an ofisten çalışmaya devam etsek de uzun süre yüz yüze görüşme yapmayacağız. Yine bu normalleşme sürecinin genel gidişatını takip ederek müşterimlerimizle online ortamda toplantı yapmaya ve hizmet vermeye devam edeceğiz. Pandemi döneminde dediğim gibi karşılıklı temasda bulunmadan yönetici transferinin mümkün olduğunu işletmeler de görmüş oldu.

İŞLETMELERİN KAZANDIĞI YETKİNLİK OLDU

İster büyük ister küçük işletmeler olsun işe alım sürecinde bu durum tercih edecekleri bir yöntem olmaya devam edecek. Bunun yanında kendi sistemlerimizin daha dijital olması için de sistem altyapılarımıza yatırım yapıyoruz. Online veri akışı yapabildiğimiz tamamen dijital ortamda yönetilen proseslerle iş akışımızı sürdürmeyi hedefliyoruz. İş yeri bağımsız çalışma yöntemi bu dönemin ve bundan sonraki dönemlerin konusu olacak ve çok yaygınlaşacak. Mekan bağımsız çalışma yöntemi bu dönemde tüm işletmelerin kazandığı bir yetkinlik oldu bence.

‘Yeni normal’ sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?
İnsanoğlu sosyal bir varlık. Uzun süreli sosyal izolasyon ruhen yıpratıcı bir durum. Bu nedenle fiziksel sağlık hem de ruhsal sağlığı için kontrollü bir geçişin başlaması kaçınılmazdı. Bunun yanında iş dünyasına bakacak olursak da işletmeler için nakit akışının giderek zorlaşmaya başlaması, iş veren üzerindeki finansal yükün artması gibi nedenlerin yeni normale geçiş için tetikleyici olduğunu düşünüyorum. Pandemi döneminde hem sağlıkla ilgili kaygılar hem de iş ve gelecek kaygısının sosyal izolasyonla birleşmesi oldukça yıpratıcı oldu. Bu dönem işini kaybedenlerin yanı sıra, gelir kaybına da uğrayan milyonlar bıraktı arkasında ki bu sürecin ne zaman toparlayacağı belirsizliği kaygıların sürmesine neden olmaya devam ediyor. Otomotiv endüstrisi ağırlıklı çalışan bir işletme olarak da ancak bu yılın son çeyreğinden hafif bir toparlanma olacağını düşünüyor ve sektör verilerinin de bunu teyit ettiğini görüyorum.

DEĞİŞİKLİKLER DEVAM EDECEK

Dijital bir dünya düzeni bizi bekliyor

Bu nedenle kolay bir dönem beklemiyor bizi hatta 2021 in ancak ikinci yarısında toparlanmanın olacağı öngörüsü olduğunu da belirtmem gerekir. Bu dönemde iş yapış şekillerimizde değişiklikler devam edecek. Pandemi döneminde mekan bağımsız çalışma yönteminin daha kalıcı bir yöntem haline geleceğini, hatta esnek çalışma modeline geçişin yavaş yavaş başlayacağını düşünüyorum.

Koronavirüsten sonra teknolojik ve ekonomik gelişmelerle yeni bir dünyaya adım atacağımız çok ça konuşuluyor. Sizin düşünceleriniz nelerdir?

COVID-19 ülkelerin gelişmişlik düzeyine bakmaksınız, genci, yaşlısı, zengini, fakiri, güçlü-güçsüzü etkiledi ve etkilemeye de devam edeceğe benziyor. Sosyal ve ekonomik yaşamı durma noktasına kadar getirdi ki küreselleşme nedeniyle de dünyanın en ücra köşelerinde bile benzer durumlar yaşandı. Üretimin durduğu, ciroların düştüğü, gelirlerin azaldığı, kaygıların arttığı bu atmosferde küresel anlamda bir krizden bahsetmenin yanı sıra bunun aynı zamanda bir sosyal kriz olduğununda altını çizmek lazım.

SAĞLIK SİSTEMLERİ ORTAYA ÇIKMIŞ OLDU

Benim gözlemim temel gıda ve ihtiyaç maddelerinin ne kadar önemli olduğuna şahit olduğumuz yönünde. Bu nedenle Tarım birçok ülkenin gündemine tekrar oturmuş olmalı.
Ülkelerin sağlık sistemi tüm çıplaklığı ile ortaya çıktı. Süper güç dediğimiz ülkelerin sağlık sisteminde nasıl çuvalladıklarına da şahit olduk.
Servis ve hizmet sektörünün kıymeti acı da olsa anlaşılmıştır diye düşünüyorum. Bu nedenle sağlık, tarım ve servis/hizmet gibi alanlar bundan sonra yatırım için de ideal alanlar olacak.
Bunun yanında hepimizin dilinde olan dijital dönüşümün zaruri olduğuna da şahit olduk. Mevcut düzenimizi devam ettirebilmek için hepimiz bir anda dijitalleştik.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber