Geri Dön

Pandemi sonrası iş süreci

Küresel salgına dönüşen koronavirüs ülkemizde de kendini yoğun şekilde gösteriyor. Hepimizin endişeli olduğu bu dönemi, atlatabilmemiz için birlik ve beraberlik içinde kurallara uyarak hareket etmemiz ve uyarılara kulak vermemiz gerekiyor. Bu zor günlerde Hürriyet Bursa olarak iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleriyle koronavirüslü yaşam hakkında kısa sohbetler gerçekleştirdik ve bir yazı dizisi hazırladık. Birlikte başarmak dileğiyle.

Pandemi sonrası iş süreci

EMRE BALLICA: EKONOMİST

Pandemi sonrası iş süreciCovit-19 üzerine bir sürü yazı okuduk, bir sürü program izledik. Bu sürede pek çok alternatif çözüm yarattık. Koranaya üfleyen hoca bile çıktı da kendi virüslü çıktı hocanın. Virüsün şeceresini çıkardık. Virüsü musallat eden o yarasa sevdalısı Çinli elimize geçmedi ama dünya Çin’i maddi tazminat ile cezalandırmanın yolunu yapıyor.

KOLAY ATLATACAK MIYIZ?

Covit-19 ile o kadar barışık yaşıyoruz ki, 00:01 de sokağa çıkan insanlar bana hep atın ölümü arpadan olsun ya da demirden korksak trene binmezdik deyimlerini ne kadar dolu dolu yaşadığımızı anlatıyor. Bunlar hep o ‘Kurtlar Vadisi’nden… Koronaya racon kesiyoruz.
Safsatası bir tarafa üstümüze yapışmış bir huy var. Balık hafızalı insanlarız diye. Zannediyorum hepimiz normalleşme diye yaz aylarına hesap yapıyoruz.

HER ŞEY 4 AYDAN MI İBARETTİ?

Haziran için tatil planları yapanları, temmuz ayına hazırlanan düğün takvimlerini görüyorum. Bu kadar kolay atlatacak mıyız biz bu süreci? Her şey sadece 4 aydan mı ibaretti? Yani yakınlarını kaybedenleri, sağlıklarını kaybedenleri unutuyor muyuz? Ekonomi kısmına girmeyeyim diyorum da; işini kaybeden insanları toparlayabilecek miyiz normalleşirken?

NEYE GÖRE NORMALLEŞİYORUZ?

Neye göre normalleşiyoruz ya da; yeni normale göre mi? Bizler sıcakkanlı Akdeniz insanlarıyız. Tokalaşmadan, öpüşmeden duramayacağımızı düşünürsek yeni normal bize ayak uyduracak yine. Ekonomi de zaten kaybediyorduk, nereden çıkışı bulacağımızı zaman gösterecek.

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK

Çok soru var daha. Cevabı kendimizde aramamız gerekiyor. Bundan sonra ne kadar normalleşebileceğimizi, ya da hayatı bundan sonra nasıl karşılayabileceğimizi kendimizde arayacağız. Ama iki doğru ortaya çıktı. Birincisi her şeyin başı gerçekten sağlık. İkincisi bundan sonra dünyada gerek ekonomi gerek sosyal hayat farklılaşacak. Hayat eskisi gibi olmayacak. Eskiye inat edenler ise ayakta kalamayacak.

SEMRA BAYKAN: Hedef Patent Genel Müdürü

Pandemi sonrası iş süreciHer yerde konuşulan virüsün hayatımıza getirdiği olumsuzlara çok fazla değinmek istemiyorum. İstemeden içinde bulunduğumuz ve herkesin üstüne düşeni yapması gereken, sanki kendinde virüs varmış gibi hareket etmesi ve hijyenine dikkat etmesi gereken bir dönem. Ülke olarak kalkınabilmemiz ve her şey bittikten sonra devam edebilmemiz için moralimizi yüksek tutmak zorundayız.

NORMAL HAYATIMIZA DÖNECEĞİZ

Kademeli olarak açılan sektörlerle beraber, normalleşme insanların biraz daha yüzünü işlerine dönmelerinde başladı. Çok fazla temkinli olmakla beraber artık işlerimize ve normal hayatımıza yavaş yavaş döneceğiz. Küçüklüğümdeki okulların ilk açıldığı gün heyecanı gibi bir heyecan hissediyorum.

‘BERABERCE KARAR ALMAYI ÖZLEDİM’

Evden çalışmaya devam ederken işyerinden çalışmayı özledik. Toplantılarımızı beraber karar almalarımızı özledik. Evde olduğum günlerde aldığım bazı kararlar olmuştu. Şimdi bunların uygulanabililikleri ile ilgili çalışmalara başlamayacağım. Gereksiz her şeyin ortadan kalkması, biraz daha sadeleşmeye gidilmesi, evrak trafiğinin ve kalabalığın azalması, çevreye daha duyarlı bir sistem kurulması gibi gereken çok şey var.

TEKNOLOJİK ALT YAPININ ÖNEMİ

Yine bu dönem başlamadan önce kurduğumuz teknolojik alt yapının bu dönemde çok faydasını gördük. Evden çalışma durumuna gelindiğinde hiçbir aksaklık yaşamadan işlerimiz ve iletişimimiz devam etti. Bu noktada hep aklımdan Darwinin şu sözü geçti; “Ne en güçlü olan tür hayatta kalır, ne de en zeki olan… Değişime en çok adapte olabilendir, hayatta kalan” bu yüzden değişen dünyaya adepte olmak yer mekan lüksünden çok bu anlamdaki alt yapıyı oluşturmak bizi ayakta tuttu ve tutmaya devam edecek.

YETERİNCE DİNLENDİK

Bunun üzerine düşünmeye devam etmek gerekiyor. Yeni dünya düzeninde yeni sistemlerle daha hızlı ve daha pratik iş yapabilme tarzları geliştirmek en önemlisi. Biz yeni normale hazırız, hep beraber çalışıp, hep beraber kalkınalım diyorum. Yeterince dinlendik artık iş başına...

İŞVEREN VE ÇALIŞANIN BEKLENTİLERİ

Bu süreç umarım bundan sonraki hayatımızda da olacak bazı alışkanlıklar edinmemizi sağladı. Bir çalışan neler bekler, bir işveren neler bekler empatisini yaşadık. Birbirimize destek olarak evden de olsa çalışıp beraber hayatta kalabileceğimizi, işyerimizin, hepimizin elini taşın altına koyduğunda ayakta kalabileceğini gördük. Bu açıdan çalışma arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum.
Dünyada yaşanan bu olumsuz durumun bir an önce çözüme kavuşturulması ve hem insan hem de ekonomik kayba uğramadan aydınlık günlere kavuşmayı diliyorum.

EREN KARALAR: B&B Eğitim Danışmanlık Eğitim Danışmanı

Pandemi sonrası iş süreciTürkiye Covid-19 ile tanıştığından beri evden çalışıyoruz. İlk başta evden çalışma fikri (ki bir çok kişinin hayaliydi home Office çalışmak) değişik ve güzel geldi. Evden daha rahat ve daha verimli çalışırım düşüncesi kapladı herkesi. Nisan ortasına kadar öyle de oldu.

OFİSE GİTMEK İSTİYORUM

Sonrasında ise sürecin uzaması, sokağa çıkma kısıtlamalarının olması, evdeki çocuklar, hem iş, hem eş, hem de çocuklarla ilgilenmek zorunda kalmak, evden çalışmayı zor ve sıkıcı hale getirdi. Birçok kişinin şu an söylediği; “Alıştım ama artık ofise gitmek istiyorum.‘’ Yani standart çalışma hayatında iken, evden çalışmak isterken şimdi eski düzenimizi ara olduk.

DİJİTAL ORTAMDA ÇALIŞMA

Türk insanın alışkanlıkları, değerleri ve normları gereği, uzaktan dijital ortamda çalışma sistemine çok sert bir geçiş yapılacağını düşünmüyorum. Kontrolü seven, personelinin etrafında ve hakimiyetinde olmasını sever Türk yönetim tarzı.

‘NORMALE GEÇİŞ ZAMANLA OLACAKTIR’

Ayrıca ofis ortamında kişilerin birbiriyle olan sohbet ve samimiyeti bizim kültürümüzde olan önemli bir norm. Bunlardan dolayı gereken önlemlerin alınması kaidesi ile, eski düzenin uzun bir süre daha devam edeceğini düşünüyorum. Acil durumlar halinde elbette ki evden çalışma olacaktır yine. Tamamen geçiş olur mu olursa ne kadar zamanda olur orası bence karanlık.

‘BİRBİRİMİZE KARŞI ANLAYIŞLI OLMALIYIZ’

Haziran ayı boyunca şirketler kademe kademe eski çalışma düzenlerine dönecekler gibi görünüyor. Bu noktada kişilerin birbirlerine göstereceği anlayış bence çok önemli. Çünkü biz artık eski biz değiliz. Hepimizin kafasında çeşitli kaygılar ve endişeler var. Sağlık, ekonomi, iş garantisi bu kaygılarda bir kaçı. Özellikle müşterilerle diyalog halindeyken, ‘’Ne kadar zor günlerden geçtik değil mi? ‘’ gibi kaygıları hatırlatıcı cümleler yerine, ‘’ Kaldığımız yerden size en iyi şekilde hizmet vermeye devam ediyoruz’’ gibi güven verici cümlelerin daha kıymetli olduğunu düşünüyorum.

 

DİLEK CESUR: Yeşim Tekstil Kurumsal İletişim Direktörü

Pandemi sonrası iş süreciCovid-19 salgını, tüm dünyada yaşam şeklini etkiledi. Sportif, sosyal, kültürel organizasyonların iptal edilmesi, sinema ve alışveriş merkezlerinin kapatılması, karantina uygulamaları ile “evde birlikte zaman geçirme” kavramını hatırladık. Bu dönemdeki en büyük kazanımım hiç kuşkusuz ailece bir araya gelmemiz ve zaman geçirmemiz oldu. Kızlarım farklı şehirlerde üniversitede okudukları için ilk defa bu kadar uzun zaman bir arada olma şansı yakaladık ve aile olmanın keyfini yaşadık.

ONLINE EĞİTİMLERE KATILDIM

Bu yeni yaşam şartlarında ben hiç sıkılmaya vakit bulamadım. Bir yandan uzaktan çalışırken bir yandan da değişen ev düzenimizle birlikte ev işleri ile daha fazla ilgilenmek durumunda kaldım. Farklı yemekler yapmayı denedim, evde düzenli spor yapma fırsatım oldu. Birçok kitabı bir uygulama aracı ile sesli dinledim, online eğitim ve seminerlere katılma fırsatı yakaladım. İş yaşamımı, alışveriş işlerimi ve sosyal ilişkilerimi de sanal ortamda yürütmeye başlayarak kişisel olarak dijital bir dönüşüm geçirdim diyebilirim.

‘FARKINA VARMAK ÖNEMLİ'

Sonuç olarak; biraz yavaşlamak, fark etmek, sahip olduklarımızın farkına varmak, değerini bilmek, korumak, şükretmek, sevgimize ve ilişkilerimize sahip çıkıp onları geliştirmek için bu dönemin çok iyi bir fırsat olduğunu söyleyebilirim.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber