Geri Dön

Yeniliklerle dolu bir gelecek bizi bekliyor

COVID-19 Virüsü dünyada etkisini azaltarak sürdürüyor. Hepimizin endişeli olduğu bu dönemi, tamamen atlatabilmemiz için uyarılara kulak vermemiz gerekiyor. Alınan korunma tedbirlerine özenle uyalım. Hürriyet Bursa olarak, ‘Yeni Normal’ süreci hakkında iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleriyle bir yazı dizisi hazırladık. Bu süreçten nasıl çıkacağımız çok önemli. Birlikte başarmak dileğiyle.

Yeniliklerle dolu bir gelecek bizi bekliyor

YEŞİM ÖMEROĞLU ÜNLÜ: ŞÜKRÜ ŞANKAYA ANADOLU LİSESİ OKUL MÜDÜRÜ

Yeniliklerle dolu bir gelecek bizi bekliyorSizi kısaca tanıyabilir miyiz?
Öğrencilik hayatım idealist bir eğitimci olan babamın işi nedeniyle ülkenin bir çok ilini dolaşarak geçti. Yaşadığım her şehir bana farklı bir kültürel zenginlik kattı, bunu çok önemsiyor ve büyük bir kazanım olarak görüyorum. 1995 yılında Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi bölümünden mezun oldum. Aynı yıl öğretmen olarak göreve başladım. Meslekte 25 yılı doldurdum ve bunun yaklaşık 20 yılı yöneticilik yaparak geçti. Şu an Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi okul müdürü olarak görevime ilk günkü amatör ruh ve heyecanla devam ediyorum.

‘ŞU ANDA HUKUK OKUYORUM’

Okumanın ve öğrenmenin yaşı yok diyerek 3 yıl önce uluslararası hukuk okumaya başladım ve bu sene son sınıfa geçtim. Herhangi bir kariyer hedefim olduğu için değil sadece öğrenmek, kendimi geliştirmek ve içimde kalan bir hayali gerçekleştirmiş olmak için okuyorum. Yoksa mesleğimi değiştirmek gibi düşüncem yok. Öğrenci olmak her yaşta çok güzel. İnsana farklı bir enerji katıyor. Ayrıca her sınava girdiğimde öğrencilerimi çok daha iyi anlayabiliyorum. Evliyim ve 18 yaşında bir oğlum var.

SKT BİLİNCİNİ ÖNEMSİYORUM

Gönüllülüğü ve STK bilincini önemsiyorum. 2005 yılından bu yana Kalite Derneği’nde (KalDer) gönüllü olarak görev alıyorum. Uyguladığımız EFQM mükemmellik modeli ile hem kurumsal hem de bireysel olarak gelişim fırsatı yakalamış oluyorum. Türkiye Kalite Derneği Etik Kurulu Başkanı, Bursa KalDer Mükemmellik Ödülü Yürütme kurulu üyesi ve EFQM Değerlendiricisi olarak gönüllülük çalışmalarıma devam ediyorum.

‘Yeni Normal’ sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Birey olarak, kurallara gerekli özeni gösteriyor muyuz?
Şu bir gerçek ki, “yeni normal” sürecinde değişim kaçınılmaz olacak ve yeniliklerle dolu bir geleceğe adapte olmamız gerekecek. Yani yeniliklerle dolu bir gelecek bizleri bekliyor. Eğitimin yeni normalinde muhtemelen online eğitimler önemli bir yer tutacak. Önümüzdeki dönemde dijital teknolojilerin eğitime entegrasyonu daha da hızlanarak online eğitim müfredatın ayrılmaz bir parçası haline gelecek. Tüm bu gelişmelerin yanında, öğretmen-öğrenci arasındaki o özel bağ ve etkileşim yanına teknolojinin imkanlarını da alarak yola daha güçlü bir şekilde devam edecek

DİKAT ETMEYE ÇALIŞMALIYIZ

Elbette birey olarak kurallara uyuyorum ve etrafımdakilerin de uyması için elimden geleni yapmaya gayret ediyorum. Fakat bunu yaparken paniklemeden, kontrollü ve tedbiri elden bırakmadan maksimum düzeyde dikkat etmeye çalışıyorum. Herkesin bu konuda çok dikkatli olması ve sorumluluğunun farkında olması gerekiyor. Ayrıca okullarımızda da bakanlığımızın talimatları doğrultusunda gereken hazırlıkları yapılıyor, önlemlerimizi titizlikle alıyoruz.

Pandemi süreci öğrencilerin başarısını nasıl etkiledi?
Salgın, küresel olarak mücadele etmek durumunda kaldığımız hepimizin ilk defa yaşadığı farklı ve zor bir süreç. 83 milyon nüfuslu ülkemizde ilk öğretim ve orta öğretim düzeyinde yaklaşık 18 milyon 200 bin öğrenci olduğunu düşündüğümüzde uzaktan eğitim sürecinin hiç kolay olmadığı bir gerçektir. Ancak, en iyi sonucu alabilmek için tüm eğitim camiası Milli Eğitim Bakanımız sayın Ziya Selçuk liderliğinde olağanüstü bir gayret sarf etti. Uzaktan eğitim dediğinizde sadece teknolojik alt yapıya sahip olmanız yetmiyor, konu ile ilgili içerik ve deneyim sahibi de olmanız gerekiyor. Yeni eğitim modelinde başarılı olmak, sadece öğrencileri değil, öğretmenleri de sisteme adapte etmeye dayanıyor. Öğretmen arkadaşlarımız dijital dönüşüm sürecini profesyonel bir şekilde yöneterek oldukça başarılı bir sonuç çıkardılar. Refleksleri güçlü, esnek ve yeni duruma çabuk adapte olabilen, paydaşlarına güven veren okulumuz Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi olarak bu süreci oldukça yoğun ve verimli geçirdik,

Yüz yüze eğitimin etkisi tartışılmaz

Yeniliklerle dolu bir gelecek bizi bekliyor
Peki yüz yüze eğitimin etkisiyle ilgili neler söylemek istersiniz?
EBA’ dan ders ve ödev takibi, canlı dersler, koçluk hizmeti, yarışmalar, tüm sınıflarımızla birlikte veli toplantıları ve daha birçok etkinliği de gerçekleştirerek süreci başarıyla tamamladık. Ancak, şu bir gerçek ki uzaktan eğitim sürecinin yüz yüze eğitim kadar verimli ve etkili olmasını beklemek çok gerçekçi olmaz. Elbette salgın sürecinde de edindiğimiz birçok yeni kazanım var. Ancak, bizler öğrencilerimizin sadece bilişsel ve akademik becerilerini geliştirmekle değil onları aynı zamanda, sosyal, duygusal ve fiziksel olarak da geliştirmekle yükümlüyüz. Öğrenciye bütüncül yaklaşarak her yönüyle geliştirmemiz gerekiyor. Bu nedenle yüz yüze eğitimin etkisi tartışılmaz.

BAŞARILI VE AVANTAJLI ÇIKTILAR

Bu süreçte öz denetim becerisine sahip, kendi programını yaparak planlı çalışabilen öğrenciler başarılı oldular ve avantajlı çıktılar. Ancak, yakından denetime ve dışarıdan bir uyarıya ihtiyaç duyan, kendi öğrenme süreçlerini yönetemeyen öğrenciler biraz daha zorlandı. Pandemide psikolojik danışmanlık ve rehberlik birimimiz vasıtasıyla, sınıf öğretmenlerimiz ve koçluk hizmetimizle, öğrenci ve velilerimizle sürekli irtibatta kalarak bu süreci en iyi şekilde tamamlamaya gayret ettik. Açıklanan YKS sonuçlarımıza baktığımızda okulumuzun başarısının oldukça iyi olduğunu, değerli idareci ve öğretmen arkadaşlarımızın rehberliğinde süreçten kopmadan planlı ve programlı çalışan her öğrencimizin başarıyı yakaladığını görüyoruz.

Koronovirüsten sonra teknolojik ve ekonomik gelişmelerle yeni bir dünyaya adım atacağımız çokça konuşuluyor. Bu konuda sizin düşünceleriniz neler?
Salgın dönemi dünya tarihine önemli kırılma anlarından biri olarak geçecek. Bireylerin de, toplumların da, devletlerin de alışkanlıkları ve refleksleri değişecek. Hayatın her alanında bilim ve teknolojideki büyük ilerlemeler ve küresel salgın krizinden kaynaklanan büyük ve hızlı bir değişim içindeyiz. Bu değişimin nereye varacağını hiçbirimizin tam olarak kestiremiyoruz.

DEĞİŞİMİ İYİ YÖNETMEK GEREK

Dünya, neredeyse bir hafta sonrasını bile kestiremediğimiz tam bir belirsizlik döneminden geçiyor. Bu süreçte AR-GE yatırımlarının daha fazla önem kazanacağını, süreci iyi analiz edip değişimi iyi yöneterek gündeme uygun yeni ürünler tasarlamak avantaj sağlayacak diye düşünüyorum. Ayrıca, firmaların çoğu süreçte e-ticarete yöneldi, bunun için de iletişim kanallarını iyi ve doğru kullanmaları önemli. Ama şu bir gerçek ki hiçbir toplum değişimden kaçamayacak.

Öğrencilere tercihlerde ve lise seçiminde ne gibi önerileriniz olabilir?
Yeniliklerle dolu bir gelecek bizi bekliyorLise yılları öğrencilerin eğitim hayatında oldukça önemli yer tutan ve kesinlikle çok iyi değerlendirilmesi gereken bir dönem. Her öğrencinin kendi yetenekleri ve kariyer hedefi doğrultusunda, ilgi ve yetenekleri ile örtüşen en uygun liseyi seçmesi okula daha bağlı ve mutlu olmasını ve daha başarılı olmasını sağlayacaktır. Lise seçiminde öncelikle, gitmek istedikleri okulun yönetimi ve paydaşları ile görüşerek okulun vizyonu ve kurumun kültürü ile ilgili bilgi alabilirler ve mümkünse öğretmenleri ile önceden tanışabilirler.
-Okul ortamının her şeyden önce sağlıklı ve güvenli olması gerekir.
-Okul sadece akademik başarıya mı odaklanmış, yoksa öğrenciye bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşarak, onları sosyal, sportif, kültürel, sanatsal, toplumsal ve bilimsel her alanda yetiştiren bir okul mu?
-Akademik bir lise tercih edecekseniz, öğrenciyi hangi yüzdelik dilimden alıp mezun ederken hangi yüzdelik dilime yerleştirdiğine, öğrencilerini üniversiteye yerleştirme başarısına ve hangi üniversitelerin hangi bölümlerine öğrenci yerleştirdiğine,
-Okul kurslarının tercih edilirliğine ve kursa katılan öğrencilerin başarısına bakılabilir. Çünkü, okulların üniversite başarısında okul kurslarının katkısı tartışmasız çok büyük. Okul öğrencilerini sınava hem akademik hem psikolojik olarak hazırlıyor mu?
-Okulun fiziki ortamları ve donanımı yeterli mi? Dersleri uygulamalı olarak yapabilecekleri yeteri kadar laboratuvar, atölye var mı? Sosyal alanlar yeterli mi?
-Okulun bulunduğu çevre, güvenlik, temizlik, yemek, servis gibi hizmetleri iyi ve yeterli mi?
Bütün bu konulara detaylı bir şekilde bakılabilir diye düşünüyorum.

Okulunuzun kültürünü nasıl tanımlarsınız?
‘’Sürekli gelişen, yenilikçi ve öncü…’Okulumuz Bursa’nın köklü ve tercih edilen Anadolu liselerinden birisi. Okulumuzda aidiyeti ve mutlu olmayı çok önemsiyoruz. Çünkü, bizce mutluluk başarının ön koşulu. Sadece öğreten değil birlikte öğrenen, üretkenliğin fikirleri hayata geçirme cesareti olduğuna inanan, girişimciliği önemseyen, yenilikçi fikirlere açık bir okuluz. Akademik başarıyı elbette çok önemsiyoruz ama bunun tek başına yeterli olmayacağının bilincinde öğrencilerimizi bilimsel, kültürel, sanatsal, sportif, sosyal ve toplumsal her alanda donatarak özgüvenli gençler olarak hayata hazırlamak ve hayallerine ulaştırarak mezun etmeyi hedefliyoruz.

Sosyal sorumluluk bilinciyle gerçekleştirdiğiniz projelerinizden bahseder misiniz?
Okulumuzda her alanda çok sayıda proje yapıyoruz. Tüm bunları yaparken kurumsal sosyal sorumluluk bilinci ile gerçekleştirdiğimiz birçok projenin yanı sıra okulumuz Şükrü Şankaya Anadolu Lisesi, Yeşim Tekstil ve Sosyalben Akademi ortaklığı ile gerçekleştirdiğimiz ve çok önemsediğimiz ‘Önce İnsan’ projemizle de sevgili öğrencilerimize sorumluluk duygusu kazandırmayı, sürdürülebilir bir gönüllülük bilinci oluşturmayı, sevgiyi saygıyı önceleyerek iyiliği herkese bulaştırmayı, temel değerlerinden kopmadan, geleceğe güçlü adımlarla ulaşmalarını hedefliyoruz.

Mesleğinizin hayatınızdaki yeri ve önemi?
Mesleğim benim yaşam biçimim… Bizler yarınları şekillendiren büyük ve güçlü bir orduyuz, dolayısıyla sorumluluğumuz çok büyük ama bir o kadar da keyifli. Bu mesleği seçen her eğitimcinin mesleki bilgi ve becerinin yanı sıra, işini gönülden yapması, insanları sevmesi, empati yapabilmesi, vicdan sahibi olması, güçlü iletişim yeteneğine sahip olması, öğrenme isteği ile dolu olması, kendini sürekli geliştirmesi ve büyük bir özveri ile çalışması gerekiyor. Çünkü biz insan yetiştiriyoruz hata yapma lüksümüz yok. Hatamızın telafisi de yok.
Biz eğitimciler, yenilikleri takip ederek çağa ayak uydurmalı ve değişimi iyi yönetmeliyiz. Çünkü karşımızda pırıl pırıl beyinleriyle ülkemizin geleceği olan harika gençler var.

PAHA BİÇİLMEZ BİR ZENGİNLİK

Mesleğimi çok severek yapıyorum. İyi ki öğretmen olmuşum, iyi ki canım öğrencilerimin her birini tanımışım ve onların öğretmeni olma şansını yakalamışım. Bizim mesleğimiz manevi tatmini çok yüksek bir meslek. Onların başarıları, ülkeye ve insanlığa kattıkları değerler beni çok mutlu ediyor. Düşünsenize dünyanın dört bir yanında yüzlerce evladınız var, bu paha biçilmez bir zenginlik.

Son olarak yaz tatil planlarınızda virüs nedeniyle değişiklik yaptınız mı?
Salgın sürecinde hem kendimi hem de etrafımdaki insanları korumak adına bu sene tatil planı yapmadım.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber