Çocuklar yaşıtlarıyla sosyalleşmeye başladıklarından itibaren arkadaşlıklar onların gelişiminin önemli bir parçasını oluşturur. Aile dışından bir yaşıtıyla gülmek, oyun oynamak, sır paylaşmak, birlikte bir zorlukla baş etmek, bunların hepsi çok olgunlaştırıcı deneyimler. Peki ya kavgalar?

 

Çocuğunuz arkadaşlarıyla kavga ediyorsa bu ne demektir? Ne yapmak gerekir? Onu korumak mı, yoksa ona kızmak mı? Bu noktada sizin atacağınız bir adımın onun kişilik gelişimine çok ciddi bir etkisi olabileceğini unutmayın.

 

Gelin birkaç farklı senaryoya bakalım. Çocuğunuzun okulda arkadaşıyla kavga ettiği haberini aldınız, okul sonrası onunla yüzleştiniz ve baktınız ki o hırpalanmış, üzgün bir halde. Eğer olayın iç yüzünü hiç konuşmadan bilmeden, ona üzülen, acıyan, korumak isteyen bir kurtarıcı gibi yaklaşırsanız çocuk orada kendini mağdur ve annesinin-babasının kanatları altına sığınan bir yavru gibi hissedebilir. Bu noktada pek çok seçenek var. Kendini yetersiz, zayıf hissedebilir, annesinin sanki onun kavga ederek kendini savunmasını beklediğini düşünebilir. Tahmin edersiniz ki bu tehlikeli bir durum, bir sonraki sefer arkadaşıyla sürtüşme yaşadığında, bu sefer sizin göğsünüzü kabartmak ve kahramanınız olmak için kıyasıya kavga etmesi hiç de uzak bir ihtimal değil!

 

Bir diğer senaryo, kavgayı öğrendiniz ve o çocuğun (ya da velisinin) hakkından gelmek için kolları sıvadınız. Burada da birden fazla risk var. Çocuğunuz adına savunmaya geçtiğinizde, aslında çok büyük bir gelişim fırsatını elinden almış oluyorsunuz. Öfkeyi tecrübe etmek, arkadaşıyla anlaşmazlık yaşamak ve sonra bu sorunu onunla çözmeye çalışarak baş etmek gibi hayatın doğal akışında olan durumları yaşayamamış ve sorunların üstesinden gelmeyi öğrenememiş olacak. Çünkü bunu onun adına yapan, arkadaşıyla ve velisiyle onun yerine konuşan, tartışan (!) biri zaten var. Ama yarın bir gün büyüdüğünde, yanında siz olmadığınızda, ondan kendi sorunlarıyla baş etmesini isterseniz, bilin ki bunu yapmakta zorlanacaktır.

 

Yine aynı durumun en önemli risklerinden biri, kavgayı, şiddeti çocuğun gözünde meşrulaştırmaktır. Öfke duygusunu yaşamak çok doğal, bunu çocuğun yaşamasına izin verin, destekleyin. Fakat bunun, bir başkasına zarar vererek, haklarını ihlal ederek olmaması gerektiği aşılanmalıdır. Her zamanki gibi, onun gözünde bir rol model olduğunuzu unutmayın. Trafikte, sokakta, evde, arkadaş ilişkilerinizde, sorunlarınızı nasıl çözdüğünüz onun da çözüm yolu haline gelecektir.

 

Son olarak, aynı senaryoda, çocuğun anne-baba tarafından suçlandığını düşünelim. Olay konuşulmadan, çocuğunuzun gözünden ne yaşandığını henüz tam bilmezken ona kızmak, kavga ettiği için cezalandırmak, onu anlaşılmamış hissettirir. Ailesinin onu onaylamadığını, hak vermediğini hisseder ve sanki sizin ayrı cephelerde düşmanlar gibi kutuplaşmanıza sebep olabilir.

 

Peki onu yapma, bunu yapma, biz ne yapalım, kavga etti diye madalya mı takalım dediğinizi duyar gibiyim. İşte bazı püf noktaları:

 

Sorunu çözmeye çalışmadan, taraf olmadan, sadece anlamaya çalışarak dinleyin.

Ona inancınızı vurgulayın ‘Biliyorum bu durum seni öfkelendiriyor/üzüyor/canını acıtıyor ama sen üstesinden gelebilirsin, hepsi geçecek’ mesajı vererek mesela…

Duygularını açıkça ifade etmesine izin verin. Sizinle paylaşsın, içini döksün. Duygularıyla empati yapmaya çalışın.

Ona ne yapmak istediğini sorun. Eğer arkadaşlığını bitirmek gibi bir kararı varsa saygı duymak gerekir. Eğer, düzeltmek niyetindeyse, birlikte çözüm yolları üzerine konuşabilirsiniz. 

Sonuç, ne olursa olsun, (arkadaşlığını bitirecek dahi olsa) kendi üzerine düşen hatalar için özür dilemesi gerektiğini konuşun.

Öğretmenlerle iş birliği yapın. Onlar, sizin okuldaki gözünüz, kulağınız. Onlardan alacağınız bilgiler çok faydalı olabilir.

Tepkilerinizde ölçülü olarak, olayı dramatize etmemeye çalışın. Zira, kavgaları unutmak ve beyaz bir sayfa konusunda çocuklar yetişkinlere göre çok daha başarılıdır. Bazen 1 saatte, bazen bir günde yeniden barıştıklarını görebilirsiniz.

 

Zorbalık, cinsel taciz, aşırı şiddet içeren saldırılar dışında, arkadaşlar arası yaşanan atışmalar, fiziksel kavgalar veya küfürleşmeler doğaldır. Özellikle erkekler arasında, ergenlik çağına doğru artış gösterebilir. Bunun gelişimin bir parçası olduğunu unutmayın. 

 

Uzm. Psk. Duygu Karaer

 

Facebook: Sosyal Çocuk Atölyesi

 

Instagram: sosyalcocukatolyesi

 

www.sosyalcocukatolyesi.com