|
|
'Polis değil hukuk devleti' Sezer, "Polis devletini çağrıştıran yapı ve uygulamaları terk etmeden, çağdaş toplumun gereksinimlerini karşılayamayız. Bu dönüşüm ve gelişme sağlanacaktır
ANKARA Milliyet
10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, TBMM Genel Kurulu'nda and içtikten sonra yaptığı teşekkür konuşmasında, "hukuk", "laiklik" ve "yolsuzluk" vurgulaması yaptı. Sezer, Genel Kurul'daki 10 dakikalık konuşmasında şu mesajları verdi:
HEYECAN VE ONUR DUYUYORUM: Ulusal Bağımsızlık Savaşı'nı yöneterek başarıya ulaştıran; bu nedenle dünya parlamentoları arasında çok özel ve özgün bir yeri olan Yüce Meclis'te Cumhurbaşkanı olarak konuşmaktan büyük heyecan ve onur duymaktayım. TBMM'nin ve onun saygıdeğer üyelerinin güven ve desteğinin korunması, saygınlığının yüceltilmesi konusunda Cumhurbaşkanlığı'nca en üst düzeyde duyarlılık gösterilecektir.
LAİKLİĞE DOKUNULAMAZ: Egemenliğin asıl kaynağı ve kayıtsız, koşulsuz sahibi Türk Ulusudur; ve ebediyen öyle kalacaktır. Bunu sağlayan laiklik ilkesi de dokunulmaz bir kural olarak ödünsüz bir kararlılıkla korunacaktır. Çünkü, bireylerin din ve vicdan özgürlüklerinin en iyi korunduğu yönetim biçimi laik - demokratik cumhuriyettir. Demokrasinin temelini oluşturan laiklik ilkesi olmadan özgürlükten ve demokrasiden söz edilemez. Din kuralları ile devlet ve toplumsal yaşam düzenlenemez.
İNSANIMIZIN EMEĞİ SÖMÜRÜLEMEZ: Ulus egemenliğinden kaynaklanan her görevin temel amacı ve özü, ulusun mutluluğunu ve gönencini yükseltmektir. Devlet bunun için vardır. Cumhurbaşkanlığı bu doğrultudaki çabalara özenle ve etkinlikle katkı yapacaktır. Çünkü Türk Ulusu, daha elverişli koşullarda, daha temiz, daha özgür bir dünyada, daha mutlu yaşamayı hak etmiştir. İnsanlarımızın hak ve hukukunu korumak, onların duygularını, inançlarını ve emeğini sömürtmemek öncelikli görevimizdir. Bu alandaki başarımız yurtseverliğimizin de göstergesi olacaktır.
KENDİMİZ İÇİN ÇAĞDAŞLIK: Bu aydınlık yolun başlangıcı, hukuk devleti ilkesinin, demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin evrensel boyutlarını içererek gerçekleşmesinden geçmektedir. Bunu dostlarımız gerekli gördüğü için değil, ondan önce, ulusumuzun özlemlerine ve çağdaşlaşma programımıza önem verdiğimiz için; büyük ulus olduğumuz için, Yüce Atatürk'ün gösterdiği "çağdaş uygarlık düzeyini aşma" buyruğunu yerine getirmemiz için yaşama geçirmeliyiz.
POLİS DEVLETİNE SON: Siyasal yaşamımızın dokunusuna, çağdaş demokrasiyi; devlet yapımızın dokusuna da hukuk devleti ilkesini yerleştirmek görevimizi daha fazla geciktirmemeliyiz. "Polis devleti"ni çağrıştıran yapı ve uygulamaları terk etmeden, çağdaş toplumun gereksinimlerini karşılayamayız. Cumhurbaşkanlığı bu dönüşüm ve gelişmenin sağlanmasına önem verecektir. Demokrasi ve hukuk devleti ilkesine uygun eylem ve işlemler, ulusal verimliliği ve ulusal mutluluğu da arttıracaktır.
EKONOMİ DEMOKRASİNİN GÜVENCESİ: Ulusal anlamda güçlü bir ekonomik yapı, demokrasinin de, hukuk devletinin de güvencesidir. Bu doğrultudaki düzenlemeler toplumsal yarar gözetilerek; gelir dağılımında ve fırsat eşitliğinde adalet sağlanarak yoksul ve dar gelirli kesimler esirgenip korunarak, işsizlik sorununu giderici yöntemler yeğlenerek "sosyal devlet" gereklerine uygun olarak gerçekleştirilmelidir.
HEDEF 11 YILLIK EĞİTİM: Eğitim düzeyi ve kalitesi yükseltilmeli, 11 yıllık temel eğitim hedefimiz olmalıdır. Toplumsal yaşamı, değerli, anlamlı ve saygın kılan ögelerin başında eylem ve işlemlerin kurallara uygun olması gelmektedir. Kurallar, ödünsüz ve ayrıcalıksız uygulanıyorsa ve bu kurallara uyuluyorsa özgürlük, eşitlik, girişimcilik, yeteneklerin geliştirilmesi gibi kavramlar ve böylece toplumsal mutluluk güvence altına alınmış demektir.
KÖŞK OLANAKLARI YOLSUZLUĞA KARŞI: Toplum sürekli temiz ve aydınlık bir ortamda yaşamalıdır. Bunu sağlamak devletin görevidir. Kimse hukukun üstünde değildir. Hukukun üstünlüğü ilkesi herkesi bağlamalı, Anayasa, yasalar ve hukukun gereği her zaman ve herkese karşı yerine getirilmelidir. Hukuka aykırı eylem ve işlemlere, yolsuzluklara kesinlikle izin verilmemelidir. Yolsuzluklarla, hukuka aykırı yollarla çıkar sağlama alışkanlık ve girişimleri ile kararlı bir mücadele konusunda Cumhurbaşkanlığı'nın bütün olanakları toplumun hizmetinde ve sizin yanınızda olacaktır.
DEVLETİN GÖREVİ SOSYAL BARIŞ: Ulusal gündemimizin bir diğer öncelikli konusu, "toplumsa barış" özlemidir. Kalıcı nitelikte toplumsal barışın sağlanması ve sürdürülmesi bir "devlet görevi" olarak algılanmalı ve yerine getirilmelidir.
VARLIĞIMIZIN GÜVENCESİ ORDU: Cumhuriyetin temel niteliklerine yönelik saldırılar ve terör etkisini kaybetmekle beraber devam etmektedir. Varlığımız güvencesi ordumuz ve güvenlik güçlerimiz bu konuda üzerlerine düşen görevi büyük bir özveri ile sürdürmektedirler. Bugün olduğu gibi gelecekte de Silahlı Kuvvetlerimizin güçlenmesini sağlamak görevimiz olacaktır.
DÜNYADAKİ GELİŞMELERE DİKKAT: Kendi içine kapalı kalması olanaksız olan ülkemizin Avrupa Birliği'nin benimsediği uygarlık değerleriyle bütünleşmesi zorunludur. Hukuk devleti ve demokrasi konusunda başarılarımız, çağdaş uluslar toplumundaki saygınlığımızı da arttıracaktır. Teknoloji ve iletişim alanındaki hızlı ivme ve uluslararası ilişkilerdeki yeni gelişmeler, yeni yapılaşmalar, yeni kümeleşme ve birliktelikler dış politikamızda yeni olanaklar ve açılımlar sağlayabilir. Bu konuda büyük bir dikkat ve hazırlık içinde olmalıyız.
YOLUMUZ ATATÜRKÇÜLÜK: Cumhurbaşkanlığı'nın karar ve işlemlerinin değişmez yol göstericisi ve esin kaynağı, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ile O'nun aydınlanma ve çağdaşlaşma programının esasları olacaktır. Bu doğrultu kesinlikle korunacaktır.
|
|