18 Şubat 2002 Pazartesi


BİZE ULAŞIN



HABER İNDEKSİ



ARŞiV



YARDIM



KÜNYE



·  SON DAKİKA  
·  ANA SAYFA  
·  GÜNCEL  
·  SİYASET  
·  EKONOMİ  
·  YAZARLAR  
·  SPOR  
·  DÜNYA  
·  YAŞAM  
·  MAGAZİN  
·  SAĞLIK  
·  KADIN & MODA  
·  ASTROLOJİ  
·  OTOMOBİL  
·  ÇİZERLER  
·  BİLİM & TEKNİK  
·  TV'DE BUGÜN  
·  İŞ YAŞAMI  
·  OMBUDSMAN  
·  HAVA DURUMU  
·  CUMARTESİ  
·  PAZAR  
·  KÜLTÜR & SANAT  
·  SERİ İLAN  

 




Tecridi ifade imkânsız

Tecrit, cezalandırma ve cezaevlerinin işleyişine ilişkin röportajlardan oluşan "Sessiz Ölüm", Metis Yayınları’ndan çıktı.

     Hüseyin Karabey’in, kişinin, bir cezalandırma ve "caydırma" yöntemi olarak tecrit edilmesini anlattığı filmi "Sessiz Ölüm", şimdi de bir kitap çalışması olarak karşımızda. Metis Yayınları’nın Siyah Beyaz dizisinden çıkan kitapta, filmde yer alan röportajların daha ayrıntılı sunumu ile tecrit, cezalandırma ve cezaevlerinin işleyiş sistemine ilişkin, "bilimsel araştırma metinleri"ne, belgelere yer verilmiş. Her bir "mağdur"un ifadelerinden hemen önce Karabey’in kendi gözlemlerini de okumak mümkün ki, bu, en az tecritte kalmış insanların ifadeleri kadar önemli...
     
     "Sessiz Ölüm" projesi, içeriği gereği zorlu bir proje. Nereden başlamaya nasıl karar verdiniz?
     Kavramları tekrar ifade etmek, tekrar anlamlandırmak zorunda olduğumuzu fark ettim, çünkü bir şeyi yanlış algılamak çok tehlikeli sonuçlara yol açar. Mesela Türkiye’de "işkence" kelimesi çok yanlış anlaşılıyor. Şimdi yeni bir kavram sokuluyor hayatımıza: Tecrit. İddia edilen ve en çok maruz kaldığımız propaganda "beş yıldızlı otel" propagandası. İster istemez birçok insanın kafasında böyle kalacak. Fakat hücrede mahremiyetiniz yok, gözleniyorsunuz.
     
     Tecride ilişkin ne kadar bilgi sahibiymişsiniz?
     Çalışmalara başladıktan sonra hiçbir şey bilmediğimi ve tecridi ifade etmenin imkânsızlığını anladım. Başlangıçta tecridi anlatmak istiyordum, sonra, tecriti ifade etmenin imkânsızlığını anlatmaya karar verdim.
     
     Söyleşileri yaparken zorlandınız mı?
     Konuştuğum insanlarla tartıştım. "Bu uygulamanın korkunçluğuna inanıyorum. O yüzden bazen sorularım sizi rahatsız edebilir, bazen sınırı aşabilir, bazen de hiç yaklaşamayabilirim ama benim sınırım olmayacak," dedim. Söyleşiler tahmin ettiğimden daha kolay gerçekleşti.
     
     Fakat sorular genelde durum analizi yapmaya yönelik...
     Kitapta, filme oranla biraz daha açık sorular sorabildim. Yine de o etik anlayış, insanı belli bir yerde engelliyor. Ben de bir "taraf"ım. Mesela ölüm oruçları yaşandığında Küçükarmutlu’da, insanlar gelin çekin dedi. Ben çekmedim, utanırım. Bir anne çocuğunu kurtarmak için bedenini ölüme yatırıyor, ben onu hangi hakla çekebilirim?
     
     Tecrit caydırma amaçlı. Fakat kitapta yazılanlar bunu doğrulamıyor; insanlar yine eylemlere katılmış.
     Bu, insanın inanılmaz gücü. Bir de ben, ne anlatacaktım? Karamsarlığı mı, yoksa her şeye rağmen direnişin olabileceğini mi? Direnişin, çok güçlü olup olmamakla bir ilgisi olmadığını, bunun bir zaman meselesi olduğunu anlatmak gerekiyordu ki, onların her şeye rağmen direnmesinin de bir anlamı olsun.
     
     Çalışmanın sonrasında neler yaşadınız?
     Kimi yönetmenler daha film bir proje aşamasındayken "Bu filmi çekme, gösteremezsin zaten," dediler. Çekilmesini engelleyen polis değil, özendiğim yönetmenler. Kafalarındaki otosansür bu hale gelmiş. Takılana kadar deneyeceğim dedim. Terör kültürünün bence en önemli başarısı budur; daha akla gelirken eylemi engellemek.
     
     "Sessiz Ölüm"
     Hüseyin Karabey
     Metis Yayınları
     



 KÜLTÜR & SANAT


Cüretkâr aile komedisi
Çok dinlenenler
Haberiniz olsun
Çok izlenenler
Çok okunanlar
Haftanın filmleri
Sokağın şiddeti
"Kuş dili mi konuşacağım?"
İş Kule bakireleri
Chomsky neden geliyor?
İz bırakan adam anlatıyor
Alpay eylülü beklemedi
Her eve lazım!
Dergilerde ne var ne yok
Gençler ve kısaları
Almanlar’dan Anadolu dersleri
Oryantalizm cevap peşinde
Tecridi ifade imkânsız
Renkçi ressamın desenleri
Ara’da devam
Bir kaybetme oyunu
"Dedikodulu bir hikâyem yok"
Şoförlükten starlığa
Şehir mobilyaları gelişiyor
İki edebi kaynak
Sevgiden heykeller
Sayılardan heykele
"Requiem"
Geyiğe fon
Haftanın albümleri
Eski rockçılar yeni plaklar
Hitler dizisi
Hayat atölyesi
Kim haklı - kimin hakkı?
"Bozgunda Fetih Rüyası"
Yeni yayınlar


 SAYFA BAŞI 





© 2002 Milliyet