|
|


Renkli semte renkli gazete
İlk sayısı 1 Ocak'ta piyasaya çıkan ve ücretsiz dağıtılan Nişantaşı, ilk sayısında 41 bin adet basıldı. Gazeteyi hazırlayanlar "Nişantaşı sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da en elit semtlerinden birisi. Burası için üçüncü hamur kağıda gazete yapamazsınız" diyor
YİĞİT KARAAHMET
Birbiri ardına açılan kafeleri, şık butikleri ve binlerce kişinin katıldığı yılbaşı partisi gibi etkinlikleriyle İstanbul'un kalbinin attığı semtlerden olan Nişantaşı'nın da artık bir gazetesi var: Nişantaşı. Niş Yayıncılık'ın yayımladığı, 15 günde bir çıkması tasarlanan ücretsiz gazete; Teşvikiye, Maçka ve Nişantaşı'ndaki bütün evlerin kapılarına ve semtin en popüler mekanlarına tek tek bırakılıyor. İlk sayısı 41 bin 209 adet basılan 72 sayfalık gazetenin gelir kaynağı sadece alınan ilanlar. İlk sayıdaki yüzde 50'lik ilan oranı bir semt gazetesi için büyük bir başarı. Niş Yayıncılık'ın imtiyaz sahibi Atılgan Bayar ve Yayın Grubu Başkanı Ahmet Tez bile bu kadarını hiç tahmin etmediklerini söylüyorlar.
Nişantaşı için bir gazete hazırlama fikri nasıl ortaya çıktı?
Atılgan Bayar: Ben bir yıldır Nişantaşı gazetesi düşünüyordum. Yazı işleri müdürümüz Neslihan Pekdemir'le konuştuk. O da yerel gazetelerle ilgileniyordu ve bunun güzel bir fikir olacağına karar verdik. Ahmet de benim başka işlerden eski ortağım. Çok iyi bir işadamıdır ve gerçek işin kokusunu alır. Birlikte hareket etmeye karar verdik. Karar verdikten bir ay sonra da piyasadaydı gazete.
"Civardaki her eve, sokaklara ve kafelere dağıtıyoruz"
Bir ay gazete hazırlamak için kısa değil mi?
A.B.: Hayır. Çok zor bir iş değil. 17 yaşından beri gazetecilik yapıyorum ve ekibimiz çok iyiydi. Bizim için çok zor olmadı bunu hazırlamak.
Sizden önce Beyoğlu gazetesi çıktı. Semtlere yönelik gazetelerin hazırlanması bir trend mi?
A.B.: Bunlar hep vardı ama hiç profesyonelce yapılmadı. Beyoğlu gazetesini profesyonel insanlar yapmasına rağmen profesyonel değil bence. Sayfa kalitelerine ve reklam gelirlerine bakarsanız anlarsınız bunu.
Bu bir gazete mi, dergi mi? Çünkü bir gazete için çok renkli.
A.B.: Bu bir gazete. Nişantaşı'nın gazetesinin böyle olması lazım. Burası sadece Türkiye'nin değil, dünyanın da en elit semtlerinden birisi. Buraya üçüncü hamur kağıda gazete yapamazsınız.
Gazete kapı kapı dağıtılıyor. Baştan böyle mi karar vermiştiniz?
Ahmet Tez: Evet. En başından beri ücretsiz ve kapı kapı dağıtılmasını istedik. Nişantaşı, Maçka, Teşvikiye bölgesinde her evin kapısına bırakılıyor. Onun dışında sokaklarda ve kafelerde de dağıtılıyor.
A.B.: Brasserie, Zanzibar ve Kırıntı bizim dağıtımımıza çok yardımcı oldu. O kafelerde iki günde 300 tane dağıtıldı.
40 binin üstünde baskı yaptınız. Ve gazetenizin yüzde 50'si reklam. İlk sayı için çok iyi bir başarı bu. Bunu bekliyor muydunuz?
A.B.: Hayır. 72 sayfa olacağını hiç düşünmedik. Reklamlar pazarlanmaya başlayınca anladık işin nasıl bir boyutta olduğunu.
"Burada herkes okuryazar, üstelik çok paraları var"
Nişantaşı'nın okur profili iyi mi?
Bu konuda bir araştırma yaptınız mı?
A.B.: Çok iyi. Benim burada bir kitabevim vardı, o yüzden buradaki kitlenin nasıl olduğunu çok iyi biliyorum. Bir kere burada herkes okuryazar. İnsanların ilgi alanları değişik olabilir ama okuryazar olmayanı yok. İstanbul'un entelektüel yoğunluğunun en yüksek olduğu yer Beyoğlu zannedilir ama değildir. Tüketim kabiliyeti de çok yüksek çünkü insanların paraları var.
Gazetede ünlülerin Nişantaşı'ndaki kulüplerden, barlardan çıkarken çekilmiş fotoğrafları var. Ama hiç kimse kaçmamış, ve herkes poz vermiş.
A.B.: Çünkü bizde paparazzilik yok. Nişantaşı gazetesine herkes poz veriyor. Bizim için o kişinin bir yerden kaçış fotoğrafı enteresan değil. Orada eğlenmiş olması önemli. O tür gazetelere bakarsanız Nişantaşı'nda değil Zeytinburnu'nda daha çok satıldığını göreceksiniz.
Buradan sonra neresi var? Başka bir semt için gazete düşünüyor musunuz?
A.B.: Yapacağız ama o da bizim sırrımız olsun.
"Beyoğlu ortalama insanın semti, Nişantaşı yöneticilerin"
Sizler Nişantaşılı mısınız?
A.T.: Hayır. Ben Akatlar'da oturuyorum.
A.B.: Benim ofisim burada, ayrıca Nişantaşı'nda oturuyorum. Ama artık Nişantaşı sadece burada yaşayan insanlardan ibaret değil. Mesela biz 41 bin gazete dağıttık. Sadece Nişantaşı'nda yaşayanlara dağıtsaydık 15 binde kalırdık. Buraya alışveriş yapmak ya da gezmek için gelenler de bir tür Nişantaşılı olmuş oluyor.
A.T.: O insanlar alışverişe, gezmeye geliyor... Zaman geçiriyorlar burada. Hafta sonları Boğaz'a gider gibi buraya gelenler var.
Sizce şu anki Nişantaşı nasıl bir yer?
A.B.: Türkiye'nin kalbi gibi oldu. Çok değişti artık. Moda, eğlence, kültür burada. Bir anlamda Nişantaşı, İstanbul'un başkenti bence.
Bu hep Beyoğlu için söylenirdi.
A.B.: Neden böyle düşünülür bilmiyorum. Beyoğlu eskiyse burası da eski. Yönetici hiçbir zaman kesim Beyoğlu'nda bulunmadı, Nişantaşı'nda bulundu. Beyoğlu şehir merkezi olarak çok önemli bir yer. Arada çok önemli bir fark var. Karar mekanizmasını yöneten insanlar burada. Dolayısıyla pek karşılaştırılacak yerler değil. Beyoğlu ortalama insanın semti ama Nişantaşı öyle değil.
|
|


|