06 Ocak 2004 Salı
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Görüşmeci Denktaş...

       
    KKTC'de henüz yeni hükümet kurulmadan Ankara, Cumhurbaşkanı Denktaş'tan yana ağırlık koymaya başladı.
    Önce Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, görüşmeci olarak Denktaş'ın devam etmesi gerektiğini açıkladı, sonra da Adalet Bakanı ve hükümet sözcüsü Cemil Çiçek, Türkiye'nin Annan planı zemininde görüşmelerden yana olduğunu ve görüşmeleri Denktaş'ın yürütmesinin faydalı olacağını kamuoyuna duyurdu.
    Her iki bakanın açıklamalarında vurgu yaptıkları iki husus vardı:
    "Kıbrıs milli bir davadır. Denktaş milli bir liderdir."
    Ankara'nın KKTC seçimlerinden sonraki süreçte vardığı bu sonuç, önemlidir.
    Seçim öncesinde Denktaş karşıtı bir duruş sergileyen Ankara'nın, bugün itibarıyla Denktaş'ı arkalayan bir tutuma geçmesi, yeni bir aşama olarak nitelenebilir.
    Ankara'da hükümetin bu noktaya gelmesi KKTC seçim sonuçlarına da, Türkiye'de kamuoyunun eğilimine de uygundur.
    Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül'e yakın AKP kurmayları bu tercihi şöyle yorumluyorlar:
    "Türkiye ve KKTC nasıl bir öneriyle masaya oturacaklarını saptayıp, ortak bir çizgi oluşturduktan sonra bunu masada en iyi müzakere edebilecek kişi kuşkusuz Denktaş'tır. Onun milli lider niteliği Türk kamuoyunun desteğini sağlayacağı gibi karşı tarafın ikna edilmesinde de önemli bir faktördür."
    AKP iktidarının Denktaş'a yeni yaklaşımı bu...
    Bu noktaya gelinmesinde kuşkusuz Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yaklaşımları da etken...
    Ankara ve KKTC kendi içinde uyumlu bir çözüm paketi oluşturduktan sonra, buna ister Annan planı değişikliği, isterseniz yeni plan deyin, esası değişmez. Türk tarafı böyle bir ortak çizgi ile masaya oturduğunda uzlaşmaz taraf olmakla suçlanamaz.
    Türkiye ve KKTC'nin ortak çizgide buluşmaları, çözümsüzlük sorumluluğunu karşı tarafın duyması ve dünya kamuoyunun tutumunun etkilenmesine katkıda bulunacaktır.
    Eğer Rum tarafı ve AB gerçekten çözüm istiyorsa, Türk tarafının masaya getireceği önerileri ciddiye almak zorundadır.
    Ankara - KKTC uyumu, Rum tarafını buna zorlayacaktır. Uyumsuzluk ise karşı tarafın işine yarayacaktır.
   
    fbila@milliyet.com.tr
   
   
   





Taha AKYOL
Suriye ve milliyetçilik

Melih AŞIK
Köşk davetleri...

Fikret BİLA
Görüşmeci Denktaş...

Hasan CEMAL
Uzak komşu!

Güneri CIVAOĞLU
Aile ağacında DNA

Can DÜNDAR
Bayhan, Erdoğan ve hayatın dayatması üzerine...

Abbas GÜÇLÜ
Şehit öğretmenlerin dramı (5)

Hurşit GÜNEŞ
2004 yılında riskler de var

Mehmet Y. YILMAZ
1967 Nisanı'nı bugün gibi hatırlıyorum...

Derya SAZAK
Enflasyon başarısı

Meral TAMER
"Karamehmet'i diğerleri de izleyecek"

Güngör URAS
Enflasyon başka pahalılık başka

M. Ali BİRAND
Nihayet karşılıklı doğru yolu bulduk