Sık Kullanılanlara Ekle   Açılış Sayfası Yap   İletişim    Kurumsal 05 Ağustos 2005 / Cuma  
   Milliyet Online    Emlak    Arabam    Kariyerim    Business    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  TEKNOLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilişim
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Avrupa, Kıbrıs, Türkiye


SORULAR, sorular, sorular... Durumun ne kadar karmaşık olduğunu gösteren sorular: Gümrük Birliği'nin genişletilmesine ilişkin Ek Protokol'ü imzalamış olmak, Rum yönetimini tanıma anlamına gelir mi?
Muhalefete ve 9. Cumhurbaşkanı Demirel'e göre, evet, tanıma anlamına gelir!
Peki siz olsaydınız ne yapardınız? Bunun cevabı yok!
Fransa, Ek Protokol'ün imzalanmasının tanıma anlamına gelmediğini biliyor ve şimdi Türkiye'nin önüne taş koymak amacıyla, 3 Ekim'de müzakerelerin başlaması için Türkiye'nin Rum yönetimini tanımasının şart olduğunu söylüyor!
Bu durumda bir soru daha: Türkiye 3 Ekim'de müzakerelerin başlaması uğruna Rum kesimini tanıyacak mı?
Bu sorunun cevabı net: "Kesinlikle hayır..."
Belki Türkiye'nin önüne daha fazla çıkacak soru şu: Türkiye Rum yönetimini tanımıyor ama Gümrük Birliği gereği, Türk limanlarını ve havaalanlarını Rumlara açmak gerekmeyecek mi?
Ankara'nın cevabı:
"Asla! Kesinlikle hayır! Ne biz, ne başka bir hükümet... Avrupa'da kimse, bu arada Paris de böyle bir hayale kapılmasın!"
* * *
ANKARA kararlı fakat resmi açıklamalarında "yumuşak" bir dil kullanıyor. Ben böyle deyince muhatabım düzeltti:
- 'Yumuşak' yerine 'soğukkanlı' demek daha iyi olur!
Avrupa patolojik bir içe kapanma nöbeti yaşıyor! Fransız şovenizmi bu süreçte başı çekiyor; hem AB Anayasası'nı reddederek, hem Türkiye'ye karşı hasmane bir tavır takınarak.
Cumhurbaşkanı Chirac da Başbakan Villepin de Türkiye'ye karşı, Fransız basınını bile hayrete düşüren açıklamalar yapıyor ama Türk düşmanı olduklarından değil. Fransızların kapıldığı şovenizm nöbeti üzerinden siyaset yapmak için!
Türkiye karşıtlığı, Avrupa'daki "içe kapanma"nın adeta simgesi!
Ankara düşünüyor ki, Avrupa ile yüksek tansiyonlu tartışmalara girmek, Türkiye hakkında Avrupa'da cepheleşmeler yaratmak Türkiye'nin aleyhine olur!
Onun için gerçekten "soğukkanlı" olmamız lazım.
* * *
FRANSA, Kıbrıs'ı bahane ederek 3 Ekim'de müzakerelerin başlamasını engelleyebilir mi?!
Hayır. Çünkü 17 Aralık kararı Komisyon'da ittifakla alındı ve Fransa'nın bunu engellemesi için, "Hayır, Türkiye ile müzakerelere başlamıyoruz" diye yeniden "ittifakla" karar almaları gerekir. Bu imkânsız.
Ayrıca İngiltere gibi dost bir ülkenin ve Blair gibi vizyon sahibi bir liderin dönem başkanı olması, olumlu bir faktördür.
Fakat belli ki, müzakere süreci çok çetin geçecek; asap bozucu birçok "frenk" oyunuyla karşılaşacağız.
Bu noktada iki konunun önemini vurgulamak isterim:
  • Türkiye asla Rum kesimini tanıyamaz, bırakın tanımayı, liman ve havaalanlarını Rumlara asla açamaz. Bu, Lozan kadar, Misak-ı Milli kadar önemlidir.
  • Sonunda üyelik olsa da olmasa da "müzakere süreci"nden istifade ediyoruz. İşte ekonomideki olumlu gelişme; yabancı sermaye girişinin 15 milyara doğru gitmesi, bir yılda 1 milyon 288 bin kişiye ekonominin istihdam yaratması, petrol fiyatlarına rağmen enflasyonun düşmesi... Bunda ekonomi politikaları kadar "AB süreci"nin de payı büyük... Bu sürecin hukuk devleti yapılanması için olumlu etkilerini de biliyoruz.

  • Netice: Rum'a hiçbir taviz yok; "AB süreci"nden yararlanmaya devam...
    Sonunda üyelik var veya yok; o, on yıl sonraki mesele.

    t.akyol@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Avrupa, Kıbrıs, Türkiye
    SORULAR, sorular, sorular... Durumun ne kadar...
    Çetin ALTAN
    Ayaklarının ucunda yükselmekten yorulup, topuklarının üstüne düşme...
    İstanbul'da da, mevsim normallerinin üstüne ç...
    Fikret BİLA
    Fransa'nın konumu
    Türkiye, ek protokole imza atarak Avrupa Birl...
    Abbas GÜÇLÜ
    Robert bile boş kaldı
    Özel okullarda kayıt maratonu, çok sönük başl...
    Hurşit GÜNEŞ
    Enflasyonda hızlı düşüş eğilimi sürüyor
    Önceki gün açıklanan enflasyon verileri piyas...
    Faik ÖZTRAK
    Rekor rezerv yeterli mi?
    2003 yılının mayıs ayından bu yıl temmuz sonu...
    Hasan PULUR
    Sözlü sorulara yazılı cevap...
    BUGÜN, okurlarımızın sözlü sorularını yazılı ...
    Derya SAZAK
    İsyan ettiren satış
    Referans gazetesi dün Erdemir'in istifa eden ...
    Meral TAMER
    Haliç Tersanesi Koç'a mı devrediliyor?
    İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş, geçen...
    Ece TEMELKURAN
    Çünkü... (2)
    Latin Amerika'da sıkça yapılan bir şakadır:
    Güngör URAS
    Biri yapar biri bozar (kıyamet bundan kopar)
    Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti dünyaya ilan ett...
    M. Ali BİRAND
    GS, 100. doğum gününü kutluyor
    GS, dün akşam Dolmabahçe Sarayında 100 üncü y...

    © 2005 Milliyet