Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 25 Kasım 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İran ve Suriye ile yakın ilişkimiz varsa, neden çağırmadılar?


Irak'ta artan kaosu sona erdirme çabaları açısından önemli bölgesel gelişmeler yaşanıyor.
Üstelik bunlar Amerika veya Avrupa eksenli de değil. Ancak öyle görünüyor ki, istediği kadar "Bölgesel gücüm" desin, Türkiye gene dışarıda kalacak.
Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin İranlı muadili Mahmud Ahmedinecad'ın daveti üzerine bu hafta sonu Tahran'a yapacağı ve "tarihi" diye nitelenen ziyaretten söz ediyorum.
Haberlere göre Ahmedinecad Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ı da davet etmiş. Esad'ın bu daveti kabul edip etmeyeceği henüz belli değil. Fakat Talabani'ye yakın kaynaklar Esad'ın Tahran'a gitmesinin "hemen hemen kesin olduğunu" duyuruyorlar.

Suriye-Irak ilişkisi
Nitekim Suriye, daha birkaç gün önce, Irak'la diplomatik ilişki kurdu. Bu nedenle Şam'ın, ABD'nin bulunmayacağı ve Irak'ta istikrarın ele alınacağı Tahran'daki bu buluşmaya katılmak istemesi mantıklıdır.
Her halükârda, Talabani'nin sözcüsü Kamran Karadaghi, Beşar Esad'ın da Talabani'yi Şam'a davet ettiğini açıkladı. Karadaghi'ye göre bu ziyaret Irak Cumhurbaşkanı'nın Tahran ziyaretinden sonra gerçekleşecek.

Türkiye yok
Ancak bu hafta sonu, Tahran'daki üçlü buluşma gerçekleşirse İran, Irak konusunun ele alındığı, ancak Türkiye'nin dahil olmadığı önemli ve yeni bir bölgesel zirveye tanık olacak. Bu aynı zamanda hem İran'ın hem de Suriye'nin bölgedeki siyasi profillerini yükseltecek.
İran ve Suriye'yle sözde yakın ilişkilerimiz var. Bunu nispet yaparcasına Washington'un gözüne sokmaktan da çekinmiyoruz. Fakat, gerçekten öyleyse, o zaman Ankara'yı da yakından ilgilendiren Irak konusunun ele alınacağı bu toplantıya niçin davet edilmedik?
Belli etmemeye çalışsalar da, Dışişleri çevrelerimiz Tahran'daki bu buluşmadan rahatsızlar. Ancak, onlar da kabul ediyorlar ki ortada bir sorun var. Türkiye'nin de Şam'da olması için, her şeyden önce Cumhurbaşkanı Sezer'in Iraklı muadili Talabani'yle barışık olması gerekir.

Kişiselleştirilemez
Oysa Sezer, Talabani'yi Ankara'ya davet etmek istemediğini çarpıcı bir şekilde açıkladı. Bu nedenle Tahran'dan çıkacak olan "aile fotoğrafı"na dahil olması zaten garip ve tutarsız olurdu. İşte bu nedenle her zaman, "Devlet işleri kişiselleştirilemez" diyoruz.
Kaldı ki, İran ve Suriye'nin başları da Irak'tan da beslenen ayrılıkçı Kürt terörüyle dertte. Ahmedinecad ile Esad kuşkusuz Talabani'yle bu konuyu da ele alacaklar. Ancak bu, bölgede daha vahim gelişmeler karşısında alınması gereken tedbirler konusunda mutabakata varmalarını engellemeyecektir.

Dışarıdan izliyor
Zaten aksi olsaydı, ne Ahmedinecad ne de Esad Talabani'yi davet ederdi. Ama öyle görünüyor ki, Irak'taki kötü gidişat bu üç ülkeyi hızla yakın işbirliğine yöneltiyor. Türkiye'ye ise gene gelişmeleri dışarıdan izlemek kalıyor.
ABD ve AB aleyhtarlığımıza yakında İran ve Suriye aleyhtarlığı da eklenirse, ki bu geçmişte zaten vardı, kimse şaşmasın. Zira "oyun dışı" kaldığımızda doğal tepkimiz hep birilerine küsmek oluyor.
Oysa vehimlerimizden sıyrılıp gerçek görüntüye hâkim olsak, bölgenin tek lideri olacağız. Fakat bir türlü olamıyoruz.

sidiz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Atatürk ve eleştirel düşünce
YIL 1930; Atatürk "Cayır cayır yanıyoruz" diy...
Çetin ALTAN
Cinsellik, dinsellik, vitrinsellik, bilimsellik
Kırsal bölgelerde koyun sürülerinin uzaklarda...
Melih AŞIK
Cargill devleti!
Başkan Bush'un "Bu şirketin sorunlarını çözün...
Fikret BİLA
Kıbrıs AB'nin bahanesi mi?
Avrupa Birliği (AB) Türkiye'ye 6 Aralık'a kad...
Hasan CEMAL
Kışla kültürü, demokrasi kültürü!
Bir açık mektup!
Güneri CIVAOĞLU
Boğaziçi betonu
Orman Bakanı Osman Pepe'nin gazetelere yansıy...
Can Dündar
Mezbahanın şahidi
Fatma Ömer Ennacar 64 yaşında bir intihar ko...
Abbas GÜÇLÜ
Papa niye geliyor?
Koç Üniversitesi, önceki gün tarihçi Prof. Dr...
Semih İDİZ
İran ve Suriye ile yakın ilişkimiz varsa, neden çağırmadılar?
Irak'ta artan kaosu sona erdirme çabaları açı...
Sami KOHEN
Irak'ta iç savaşın kurbanları...
Buna resmen ve alenen iç savaş demek için dah...
Metin MÜNİR
İran'ın nükleer programını ODTÜ'lüler mi yapıyor?
1968 yıllarında Orta Doğu Teknik Üniversitesi...
Hasan PULUR
Bir Avrupa anısı ve Papa...
ŞU olup bitenlere bir bakar mısınız?
Derya SAZAK
Baykal, MHP, ittifak
İstanbul Hilton'da bir grup gazeteci CHP lide...
Meral TAMER
Ali Koç: Ne Arap, ne Avrupalı, ne de Asyalıyız
Dünya Ekonomik Forumu DEF'in Türkiye toplantı...
Yaman TÖRÜNER
Küreselleşmenin dışı
Bütün dünyada olduğu gibi, ülkemizde de serma...
Güngör URAS
100 yolcunun 83'ünü otobüs 17'sini uçak taşıyor
1950 yılında yüz yolcunun 49'u karayoluyla, 4...
M. Ali BİRAND
Anlaşıldı, biz bağcıyı döveceğiz
Bu işin artık rengi görüldü.

© 2006 Milliyet