RSS
21.08.2008 - 01:51 | Son Güncelleme: 21.08.2008-1:53

JİTEM’i ben kurdum, Veli Küçük’e devrettim

Emekli Albay Doğan, Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı’nı kurarak 8 yıl boyunca OHAL bölgesinde görev yaptığını, 1990 yılında grup komutanlığını Küçük’e devrettiğini söyledi. Görevi devrettiğinde kendisinin yarbay, Küçük’ün albay olduğunu belirtti

Sitene Ekle
JİTEM’i ben kurdum, Veli Küçük’e devrettim

Tolga Şardan - TÜRKER KARAPINAR Ankara

Ergenekon soruşturması kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla gözaltına alınarak tutuklanan emekli Jandarma Albay Arif Doğan, “Jandarma’nın istihbarat teşkilatı” olarak bilinen JİTEM’le ilgili önemli bilgiler verdi. Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı’nı kendisinin kurduğunu anlatan Doğan’ın, “Genelde görev alanım Doğu ve Güneydoğu’ydu” dediği öğrenildi.
Savcı Zekeriya Öz’ün talimatıyla geçen hafta gözaltına alınan Doğan sorgusunda, uzun yıllardır tartışma yaratan, çeşitli dönemlerde başlatılan adli soruşturmalar ve TBMM’deki komisyonlarda varlığı tartışılan JİTEM konusunda ilginç bilgiler verdi.
Edinilen bilgilere göre Doğan, 1983’te Jandarma Genel Komutanlığı karargahında göreve başladığını, sırasıyla istihbarat plan proje subaylığı, harekat plan proje subaylığı ve İstihbarat Başkanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde görev yaptığını, İHKK (İstihbarata Karşı Koyma) Şube Müdürlüğü’nde Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı’nı kurduğunu anlattı. Doğan, grup komutanlığını kurduktan sonra 8 yıl boyunca Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele Grup Komutanlığı’nda, OHAL bölgesinde görev yaptığını belirtti.
Doğan’ın, bu birimin görevinin Türkiye genelini kapsadığını söylerken, “Genelde görev alanım Doğu ve Güneydoğu alanıydı. Aslında Türkiye geneliyle alakalı görev yapmaktaydım” dediği öğrenildi. 

‘Küçük’e devrettim’
Doğan, Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklanan kişilerden tanıdığı olup olmadığı sorusunu yanıtlarken, emekli tuğgeneral Veli Küçük’ü tanıdığını söyledi. Doğan, “1990’da Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı görevimi kendisine devrettim. Bu sırada yarbay olarak görev yapıyordum. Görev alanımız Türkiye geneliydi. Küçük ise albaydı” dedi. Ankara’daki Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı’na bağlı olarak görev yaptığını belirten Doğan, “Kendisiyle görev değişikliğimiz dışında herhangi bir ilişkimiz ve birlikteliğimiz olmamıştır” dedi. 

Peker’le ağabey - kardeş

Doğan, İP Genel Başkanı Doğu Perinçek’i basından tanığını da dile getirirken, “Kemal Alemdaroğlu’nu İstanbul Üniversitesi rektörü olduğu için tanıyorum. Kendisiyle görüşmemiz olmamıştır. İlhan Selçuk’u gazeteci - yazar olarak tanırım. Hiç görüşmedik” ifadesini kullandı. Tutuklu zanlılardan Sedat Peker’i tanıdığını da belirten Doğan, “1984 - 1985 yıllarında tanıştım. Kendisiyle ağabey - kardeş görüşmelerimiz olmuştur. Herhangi bir siyasi iradeyle ve örgütle alakalı görüşmemiz olmamıştır” dedi. 

Ergenekon’u bilmiyorum’
Tutuklu emekli Orgeneral Şener Eruygur’u Jandarma Genel Komutanlığı yaptığı dönemden, ATO Başkanı Sinan Aygün’ü basından tanıdığını belirten Doğan, emekli Orgeneral Hurşit Tolon ile soruşturmanın kritik isimlerinden Tuncay Güney’i tanımadığını söyledi. Doğan, Ergenekon soruşturması kapsamında elde edilen dokümanları bilip bilmediği sorusuna, “Ergenekon örgütünün varlığından bilgim yoktu. Dokümanların içeriği ve kimler tarafından hazırlandığını bilmiyorum. Bu konuda herhangi bir faaliyetimiz söz konusu değil” yanıtını verdi.

‘Belgeleri imha edecektim’
Doğan, kendisine ait depodaki aramalarda ele geçirilen dokümanlarla ilgili olarak da şu açıklamaları yaptı:
Jandarmanın gizli belgeleri: Jandarmanın arşivlemesi gereken belgeleri depoladığım doğru. Çünkü görevim gereği mesai saatimin dışında bile istihbari konularda çalışma yapmaktayım. Her zaman istediğim belgeye ulaşamadığım için özel depoda sakladım. Aslında bunları dışarı çıkartmanın yasak olduğunu biliyorum.
PKK ve DHKP-C’lilerin ifadeleri: Bunları saklamamdaki sebep, daha sonra kendilerini takipte tutmak için bilgi kaynağı oluşturmak içindir. 
Aşiretlerle ilgili raporlar: Genelde yöre halkının terör örgütüne meyilli insanlar olması sebebiyle ben de istihbari çalışma yapmak için arşivledim. Emekli olduktan sonra dosyalar bende kaldı, hiç açıp bakmadım. 
JİTEM’in gizli belgeleri: JİTEM’in açılımı Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele’dir. Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı’nda görev yapmam sebebiyle bazı belgeleri depoda arşivledim. İade etmeyi unuttum. İmha edecektim, öylece kaldı. 

‘Ersever koymuş olabilir’

Beykoz’daki depoda ele geçirilen silah ve mühimmatla ilgili de bilgi veren Doğan şöyle konuştu:
“Beyaz menekşe renkli Kalaşnikof bana aittir. İkinci Kalaşnikof’un kime ait olduğunu bilmiyorum. Cem Ersever koymuş olabilir. Bu tüfeği bana rahmetli Korgeneral Hulusi Sayın OHAL’de kullanmak için verdi. Bu silahla bir fişek atılmamıştır. 19 yıldır temizliği yapılmamıştır. Bende olduğunu bile unuttum.”

Albay Doğan’ın kızı:
1 milyon dolarlık havale almadımErgenekon soruşturması kapsamında Ankara’da tutuklanan emekli Albay Arif Doğan’ın kızı Arzu Işıl Doğan, babasının Yalova İl Jandarma Komutanı olduğu dönemde kendisine 1 milyon dolar gönderdiği yolundaki iddiayı reddetti. Doğan, “Ocak 1997’de 9 aylığına dil kursu için ABD’ye gittim. Orada kuzenimin yanında kaldım.
Babam bana her ay düzenli olarak 1000 dolar gönderirdi. Hiçbir zaman banka hesabımda dikkatimi çekecek bir hareketlilik olmadı. Bankacılıkla uğraşanlar bilirler. Bir banka, paranın havale edilmesinden belli bir süre sonra çekilmediğinin farkına varırsa, mutlaka alıcıyla bağlantı kurar. Yoksa havale geri döner. Banka hesap hareketlerim incelenirse bu durum ortaya çıkacaktır” dedi.
İstanbul Cumhuriyet Savcısı Zekeriya Öz’ün yürüttüğü soruşturma kapsamında mahkeme kararıyla Beykoz’da bir depoda yapılan aramalarda elde edilen dokümanlar arasında emekli Albay Doğan’ın görev yaptığı döneme ilişkin banka transferlerinin bulunduğu hesap cüzdanı ele geçirilmişti. Cüzdanında yapılan incelemeler sonucu Doğan’ın, Ziraat Bankası Yalova Şubesi’ndeki şahsi hesabından, aynı bankanın ABD’nin New York şehrindeki şubesine Arzu Işıl Doğan adına 1 milyon dolar gönderdiğinin anlaşıldığı öğrenilmişti.

Orakoğlu’yla ortak
Kendisinin hiçbir zaman silah ve uyuşturucu kaçakçılığı yapmadığını belirten Doğan, 1999’da Ankara’da “MSB” adlı bir güvenlik firması kurduğunu, ortaklarının Mehmet Tümer, Salih Mit ve eski Emniyet İstihbarat Daire Başkanvekili Bülent Orakoğlu olduğunu, ancak şirketi faaliyete geçiremediklerini kaydetti.


En son çıkan oyunları mı merak ediyorsunuz? Oyun tutkunları buraya!

Yorum Yazın
Gönder






Hatay kaç yılında anavatan Türkiye'ye katıldı?
©Copyright 2008 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.