MODA
GÜZELLİK
AİLE
SAĞLIK

Londra Moda Haftası'nda Birbirinden Güçlü Temalar

"Dört Büyük Moda Haftası"na ayrılan bir ayın ikinci çeyreğinde Londra Moda Haftası modanın sanatsal ve politik yüzünü muhteşem koleksiyonlarla gözler önüne serdi. Kalbim hala New York Moda Haftası'nda Marc Jacobs'ın muhteşem şovundayken Londra Moda Haftası'nın birbirinden etkileyici şovları, birbirinden güçlü temalarıyla kalbimi de aklımı da esir aldı.

İşte beni hem kalbimden hem aklımdan vuran Londra Moda Haftası şovları:

Vivienne Westwood

Bir tasarımcı olmasının yanı sıra aynı zamanda güçlü bir aktivist olan Vivienne Westwood'un moda sanatını politikayla birleştiren "deli" tarafını çok seviyorum. Vivienne Westwood, yeni koleksiyonunu sahnelerken muhafazakarlık, yozlaşma ve iklim değişikliğinin karanlık yüzünü gözler önüne seriyor. Sosyal medya hesabında paylaştığı kampanya videosunda kapitalist ekonomiyi açlığın ve iklim değişikliğinin temel sebebi ilan ediyor.

Bir moda tasarımcısının bu cümleleri kurması kulağa deli saçması gelebilir ancak Vivienne Westwood'un deli tarafından bahsetmiştim. Aslına bakarsanız Westwood modanın tüketimi özendiren tarafına da karşı duruyor. Ünlü sloganını hatırlarsınız: "daha az satın al, doğru seç, uzun süre kullan". Bu yüzden ki Westwood koleksiyonlarındaki ürün sayısını %32 oranında azalttı. Daha fazla parça üretmek yerine Westwood'un hedefi daha dayanıklı ve daha uzun süre kullanılabilecek tasarımlar, yeni kesim tekniğiyle ve doğa dostu kumaşlarla sıfır atık.

Christopher Kane

Ve Christopher Kane'in "ekoseksüel" koleksiyonu. İskoç tasarımcı Christopher Kane her zaman kendi cüretkar temasını yaratıcı bir harmoniyle şova dökmeyi başarıyor. Bu kez bilim, uzay ve doğadan ilham alan Kane, her biri birer sanat eseri olan İlkbahar/Yaz 2020 koleksiyonunu yaratıyor.

Londra'da bir park, ayın aydınlattığı bir gökyüzü, parıl parıl yıldızlar ekoseksüel temasına bir cekette, bir sweatshirtte, bir elbisede vücut bularak hizmet ediyor. Neon dantel elbiseleri ve midi etekleri, büyük kristal süslemeleri ile önceki sezonların hitlerine de yeni koleksiyonunda yer veriyor.

Burberry by Ricardo Tisci

"Bu koleksiyonda Viktoryen stilin modern bir yorumlamasını yaptım." diyen Ricardo Tisci, İngiliz modaevi Burberry ile üçüncü koleksiyonunda dramatik Viktoryen formlarını günümüz kadınları için baştan yaratıyor. Thomas Burberry'nin şirketini Viktoryen zamanlarda kurduğunu hatırlatan Tisci dantel, korse ve püskül gibi detaylarla Burberry'nin ilk günlerinden bu güne hikayesini İlkbahar/Yaz 2020 koleksiyonunda derliyor.

Modaevinin imzası haline gelen trençkotlar ve tartan yeni sezonda da koleksiyonun baş köşesinde yerini alıyor. Tisci ayrıca Burberry'nin eşarp genlerine de hatırlatmada bulunarak ipek eşarpları elbiselere, gömleklere ve ceketlere dönüştüyor.

Modanın ve trendlerin sanatsal ve politik tarafı Londra Moda Haftası'nda üç dahi tasarımcının hayal gücünde böyle yer buldu. Elbette kayıtsız kalamadım.

Instagram: iamduygubay

Yazının devamı...

Marc Jacobs'tan 20. Yüzyıl İkonlarına Saygı Duruşu

"Bu defile hayat, neşe, eşitlik, bireysellik, iyimserlik, mutluluk, hoşgörü, hayaller ve yazılmamış geleceğin bir şöleni." diyor Marc Jacobs İlkbahar/Yaz 2020 koleksiyonunu sergilediği şovunun notları arasında. Dijital Çağ öncesi 20. yüzyıl'ın starlarından ilham alan koleksiyon Karl Lagerfeld'in zekası, Doris Day'in pozitifliği, Lee Radzwill'in zamansız stili ve Anita Pallanberg'in çabasız "cool"luğuna bir saygı duruşu.

Marc Jacobs her zaman yaratıcı zekası, vizyonu ve kalbiyle New York Moda Haftası'na damga vurmasını biliyor ancak bu kez beni gerçekten kalbimden yakaladı. Benim gibi 21. yüzyılda modanın tekdüzeliğinden, herkesin birbiriyle aynı görünmesinden sıkılanlara "buyurun çeşitlilik" diyor. Hepsi birbirinden farklı karakterler yaratıyor. Ve bu çeşitlilik ırksal, cinsel, fiziksel farklılıkları da içine alıyor. Elbette ki söz konusu çeşitlilik olunca gökkuşağının bütün renkleri de moda şöleninin bir parçası oluyor. Ekose, çiçekli, çizgili, puantiyeli, payetli, simli, kadife, deri, saten parçalarla kumaş ve desen seçiminde de elini korkak alıştırmıyor. Şapkalar, fularlar, çiçeklerle taçlanan aksesuarlar modern şıklığı tamamlıyor.

Marc Jacobs muhteşem şovuyla ve verdiği mesajla modanın bir sanat olduğunu, sanatın güzellikten ibaret olduğunu ve güzelliğin kalıplara sığmayacağını gösteriyor. Ben koleksiyona baktığımda böyle hissediyorum. Çok yaşa Marc!

Instagram: iamduygubay

Yazının devamı...

Dijital Çağda Influencer Olmak

Modern zamanların süperstarları sosyal medya fenomenleri. Bütün hayatını binlerce, belki milyonlarca takipçinin huzurunda yaşayan bir "influencer" olmak nasıl bir duygu? Hepimiz elimiz-kolumuz haline gelen akıllı telefonlara bağlı yaşıyoruz ama bunu işe dönüştürmenin sırrı ne? Bir influencer hangi yollardan geçiyor, hayatı ve ilişkileri nasıl etkileniyor? Bütün bu soruların cevabını @worldofsimay adıyla 200 binin üzerinde takipçiye ulaşan başarılı blogger, iş kadını ve anne Simay Özyiğit'e sordum.

Simay Özyiğit kimdir? Biraz yaptığın işten bahseder misin?

07 Şubat 1986 tarihinde İzmir’de dünyaya geldim. Tam bir İzmir aşığıyım. Üniversite seçimimde bile İzmir dışında tercihte bulunmadım. Ailenin tek kız çocuğuyum. 9 Eylül İktisadi ve İdari bilimler Fakültesi’nden mezun olur olmaz arkadaşlarımın tersine ben yine iş hayatıma İzmir’de devam ettim. İlk iş hayatıma tv sektöründe çocuk programları sunarak başladım. Şimdilerde kendi işimi kurup profesyonel anlamda firmalara içerikler hazırlayıp kurgularını yapıp markalarına artı katıyorum.

Dijital çağda influencer olmak nasıl bir duygu? Sana neler kazandırıyor, neler götürüyor?

Hobi olarak başlayıp meslek haline getirdiğim influencerlık benim için eksilerinden çok kesinlikle artılarından ibaret. Takipçilerimle Instagram’da var olduğum günden bu yana büyüyen bir aile gibiyiz. Tanımadan kurulan güzel bağ, iyi işlere vesile olmak, AVM’de yürürken hiç tanımadığınız birinin size gelip sarılması, her anınıza ortak olması inanılmaz güzel bir duygu. Dezavantajı senin hayatına sahip olmak isteyip hayatı boyunca hiçbir şey üretmeyen insanların karalama listesindeki kişilerin başında olabiliyorsunuz. Olumsuz bir olay yaşadığımda kriz yönetmede artık uzmanlaşıyorum, çünkü büyüdükçe sizi sevenler kadar sizi kötü eleştirenlere de hazırlıklı olmanız gerekiyor. Ama ben genelde doğruluğuna inanmadığım olayları ispatlamaya gerek olmadığını düşünüyorum ve olumsuz yorumlar yazan genelde sahte hesap sahiplerinin mutsuzlukla beslenip kendi enerjimi emmesine izin vermeden olaya müdahale ediyorum, cevap vermeden engelliyorum.

Sosyal medyada herkes kendi dünyasında influencer. Takipçi ve beğeni arttırmak artık çok kolay ancak gerçek takipçilere sahip olmak ve gerçekten insanlara dokunmak bir başarı. Sosyal medyada başarılı olmak isteyenlere önerilerin neler?

Artık önümüze gelen herkes blogger. Bir şeyler üretiyorlarsa zaten olsunlar. Sektör sadece eskiler için değil elbette. Bu işin artık okullarda bölümü bile var. Teknoloji bu kadar hızı gelişirken sektörde yeni kana ihtiyaç her zaman var. Olay takipçi ve beğeniden ziyade duruşla üretmekle alakalı, takipçi ve beğeni satın alan kişiler bir şeyler üretemediğinde tıkandığını zaten kısa zamanda görüyorlar. İşte o zaman bu işin takiple ve beğeni ile alakalı olmadığını anlıyorlar. Bir tuşla ekran karşısından kalbe dokunabilmek bir olay. Hikayenize ortak olan insanlarla masalınıza devam edebilmek asıl başarı. Bunu Instagram’a ilk girdiğimde zaten keşfetmiştim. Özel sektörde yöneticilik yaptığım bir kurumu bırakıp artık ait olduğum yer beni mutlu eden yer dediğim sosyal medya hem işim hem de evim gibi oldu. Bu işte başarılı olmak isteyenlere önerim; kendi tarzlarını oluşturup şu ana kadar denenmemiş şeyleri yaratıp fark yaratmaları onlara sektörde artı katacaktır.

Sosyal medya ciddi bir mesai istiyor. Senin yaptığın başka işler de var. Bunun yanında evlilik ve annelik nasıl ilerliyor? Bütün bunları nasıl bir arada götürebiliyorsun?

Her şeyi dengede tutabilmek gerçekten zor. Ama okul yıllarımda da hem okuyup hem çalışan bir öğrencilik hayatı geçirdim. Bu bana her anlamda çok artı kattı. Hem iş hayatımda başarılı oldum hem okul hayatımda. Evlilikten ziyade çocuklu bir hayat ekstra zor iken çalışan anne olabilmek gerçekten bir başarı bence. Bizim işin mesaisi yok. Yeri geliyor gece mail atmam gerekiyor, yeri geliyor etkileşimimin iyi olduğu saatte paylaşım yapmam gerekiyor. Profesyonel anlamda bu işe gönül verdiğim için ve paramı buradan kazandığım için artık eşim de duruma çok aşina. En büyük desteği ondan görüyorum. Bunun yanında oğlum Kuzey’i ihmal etmeden işlerimi de aksatmadan bir denge kurdum. Kuzey’le geçireceğim zaman diliminde telefonumu yanımdan uzaklaştırıyorum. O dakika bütün enerjimi oğluma veriyorum. 24 saat onla zaman geçirip kalitesiz verimsiz zaman geçirmek yerine, oğlumla geçireceğim 1 saati aktivite ile onunla bir şeyler paylaşarak kaliteli hale getiriyorum.

En çok hangi fotoğraflar beğeni alıyor? Hangi saatlerde, hangi günlerde ve nasıl fotoğraflar paylaşmak lazım?

Benim sayfamda en çok Kuzey’le ve eşimle olan fotoğraflar ilgi çekiyor. Etkileşimin gerçekten bir saati, günü ve dengesi var. Benim sayfamda hafta içi akşam saatleri çok beğeni alıyor. Genelde 30 yaş üstü çalışan kadın ağırlıklı bir profilim olduğu için yemek sonrası ve çocuklarını uyuttuktan sonra Instagram’da geziniyorlar.

Bu işi markalarla birleştirmek de çok önemli. İlk etapta markalar mı sana ulaşmaya başladı, sen mi markaları buldun?

Gerçekten bu işi profesyonel yapıp para kazanmak istiyorsan önce şahsi firmanı kurup, devlete vergi ödeyip, fatura kesmen gerekiyor. Bu işi yapabileceğime inanarak risk alıp kendi işimi kurdum. Markaların çoğu ile özel sektör ve basın dönemimden tanışmışlığım vardı. Kimine bu şekilde referans ile kimine tanıdık vasıtası ile ulaştım. Güzel işler yaptıkça bir iş başka bir işi getirdi. Artık ajanslar ve firmalar bana ulaşıyor. En güzel duygu da sizinle çalışıp memnun kalan bir firmanın bir diğerine sizi anlatması ve sizinle çalışmasını sağlaması diyebilirim.

Markalar söz konusu olduğunda sosyal medya kullanıcıları bir güven problemi yaşayabiliyor. Çok fazla blogger var ve herkes para karşılığında bir şeylerin reklamını yapıyor. Sana neden güvenmeliyiz?

Bu gerçekten çok güzel bir soru. Markalar için takipçi sayısı ve beğeni önemli olmamalı. Her markanın alıcı kitlesi çok farklı. Örneğin, 1 milyon takipçisi olan ama takipçisi 13-14 yaşlarında olan birinin çok yüksek bütçeli ürünleri sattırma olasılığı, 200 bin takipçili iş kadını çevresi yoğun olan birine göre o markaya artı katması daha az bir olasılıktır. Çünkü 13-14 yaşlarında bir öğrencinin cebinde bin lira gibi bir rakamı tek başına bir ürüne verebilmesi gerçekten zor bir durum. Ama kendi parasını kazanan bir kadının o markayı satın alabilmesi daha mantıklı bakıldığında. Ya da erkeklere ürün satan bir firmanın kadın grafiği yüksek olan bir fenomenle çalışması da hata. Önemli olan burada doğru orantı. Marka kime hitap ediyor, influencerın kitlesi markaya uygun mu? Benim genelde çalışan kadın ve anne takipçim fazla, dolayısı ile markalar buna göre bana ulaşıyor. Zaten proje sayfama uygun değilse sırf para kazanmak için uygun görmediğim bir marka ile çalışmıyorum. Gerçekten beğenip memnun kaldığım şeyleri takipçilerime duyuruyorum.

Dünyada ve Türkiye'de hangi influencerları takip ediyorsun, örnek aldığın veya takdir ettiğin birileri var mı?

Türk influencerlardan beğendiğim Rachel Araz, dünyada ise Thebucketfamily hesabı ile Chiara Ferragni, Phiaka ve Christina.Kli’yi beğeniyorum.

Gelecek planların ve projelerinden bahsedebilir misin?

Gelecek planlarımda YouTube kanalıma ağırlık vermek ve event organizasyon, festival gibi farklı projelerde hem kendime hem çalıştığım firmalara artı katmak var diyebilirim.

İletişim:

Instagram: iamduygubay

Yazının devamı...

Kirpik Lifting Nedir, Ne Değildir?

Kirpik lifting nedir?

Son günlerde yoğun hayatlarının akışında bakımlı görüntülerinden ödün vermek istemeyen kadınların tercihi kalıcı makyaj uygulamaları oluyor. Kirpik lifting de bunlardan bir tanesi. Ben de fazla düz kirpiklere sahip olduğum için kirpik lifting uygulamasını denedim. Kirpik kaldırma veya kıvırma da diyebileceğimiz kirpik lifting uygulamasının bütün evrelerini ve avantajlarını sizlerle de paylaşmak istedim.

Ben Nişantaşı’nda bir güzellik merkezinde yaptırdım. Makyöz Jnev Erçömlek müthiş bir iş çıkardı. Uygulamayı beğenirseniz kendisini Instagram’da @jonew_makeup ismiyle bulabilirsiniz. Kendisi kirpik lifting ile birlikte cilt bakımı ve lazer uygulamalarında da oldukça başarılı.

Şimdi kirpik lifting nedir, ne değildir, nasıl yapılır, gözleri yakar mı, zararları var mı kendi deneyimim üzerinden anlatacağım.

Neden kirpik lifting?

Kendimi bildim bileli kirpilerim hep ok gibi uzun ve dolgundu ancak kıvrık olmadığı için gözlerimin düşüklüğüne düşüklük ekliyordu. Her sabah korkarak kirpik makasıyla kıvırıyordum ancak yine de tam olarak istediğim sonucu elde edemiyordum. Bu yüzden kirpik lifting uygulaması benim için kaçınılmaz hale geldi. Uygulama sonucunda gözlerimdeki o yorgun görüntüden bir nebze olsun kurtulduğumu söyleyebilirim. Sabah işe rimel sürmeden geldim ve makyajlı görünüyordum.

Birçok kişi kirpik liftingi benimle aynı sebepten tercih ediyorken bazıları için kirpik lifting makyajsızken de bakımlı görünmek için büyük bir kurtarıcı oluyor. Her sabah rimel sürmek zorunda kalmıyorsunuz, müthiş bir zaman kazanımı. Öte yandan yaz tatilinde makyajınızı düşünmek zorunda değilsiniz. Kirpikleriniz denize girip çıktıktan sonra da kaşlarınıza uzanıyor.

Kirpik lifting nasıl yapılır?

Kirpik liftingde ilk aşama olarak kirpik diplerine silikon ped yerleştiriliyor. Kirpikler pede tarayarak yapıştırılıyor. Daha sonra kirpiklere bir solüsyon uygulanıyor. Bu solüsyon 15 dakika kadar kirpiklerde kalıyor. Bir sonraki adımda sabitleyici bir solüsyon daha uygulanıyor. O da 10 dakika kadar bekletiliyor. Bu solüsyonların kokusu bana oldukça tanıdık geldi, çünkü daha önce perma yaptırmıştım. Perma kadar kötü bir koku olmasa da keskin bir kokusu var.

Sabitleyiciden sonraki adım ise boya. Dilerseniz kirpiklerinizin daha dolgun görünmesi için kimyasal olmayan bir boya uygulaması yapıyorlar. 2 dakika kadar beklemesi yetiyor.

Kirpik lifting gözleri yakar mı?

Gözünüze herhangi bir şey kaçtığında yakar veya rahatsız eder; kirpik lifting uygulamasında da gözünüze kullanılan solüsyonlardan herhangi birisi kaçarsa acır. Ancak işinin ehli biriyle çalışıyorsanız ve onun direktiflerine uyuyorsanız asla gözünüze bir şey kaçmıyor. Bu yüzden gözleriniz de yanmıyor. Jnev bu konuda beni oldukça iyi yönlendirdi ve neredeyse hiç canım acımadı. Sonrasında da tahriş, yanma vb. bir komplikasyon olmadı.

Kirpik lifting sonrası dikkat edilmesi gerekenler

Kirpik lifting yaptırdıktan sonra 24 saat gözlerinize su değmemesi gerekiyor. Bu da yüzünüzü yıkamadan ve duş almadan geçireceğiniz bir gün demek. Tabii ki bunları gözlerinizi koruyarak yapabilirsiniz. Jnev, kirpik lifting uygulamasının daha kalıcı olması için krem bazlı makyaj temizleyici kullanmamamı söyledi; su bazlı makyaj temizleyici ürünler kalıcılık açısından tercih edilmeliymiş.

Kirpik lifting ne kadar kalıyor?

Kirpik lifting uygulamasının kalıcılığı 1-2 ay arasında değişiyor. Kirpikler, liftingin etkisi geçmeye başladıktan sonra sırasıyla düşüyor. Hepsi bir anda düşmüyor.

Kirpik lifting uygulamasının bendeki ilk etkileri oldukça pozitif. Sabah kaşlarıma değen kirpiklerle uyanmak, güne şahane bir başlangıçtı. Kirpik makasımı attım ve kirpiklerime rimel bile uygulamadım.

Elbette ki göz ile ilgili bir uygulama olduğu için kime yaptırdığınız ve nerede yaptırdığınız çok önemli. Oldukça iyi araştırıp iyi referanslı kişilere başvurmalısınız.

 

Instagram: iamduygubay

Yazının devamı...

2019 Cannes Film Festivali'nden İlham Veren Saç Modelleri

Cannes Film Festivali, her ne kadar bir film festivali olsa da aynı zamanda yılın en büyük moda olaylarından bir tanesi. Hollywood yıldızlarının yanı sıra dünyaca ünlü süpermodellerinden de geçidine sahne olan festivalde dünyaca ünlü moda evleri en iyi tasarımlarını yarıştırırken yıldızların göz alıcı mücevherlerini tamamlayan saç ve makyaj stilleri de asla göz ardı edilemez. Hazır düğün-nişan-mezuniyet sezonuna da giriş yapmışken 2019 Cannes Film Festivali'nden bu yazın bütün tören ve partileri için ilham olacak saç modellerini sizler için derledim.

Dünyaca ünlü yıldız isimler bu yıl, klasiklerden modern ve fütüristik saç modellerine kadar oldukça çeşitli saç stilleriyle unutulmaz kırmızı halı görüntülerine imza attı. Siz de bu yaz katılacağınız tören ve partiler için havalı saç modelleri arıyorsanız işte 72. Cannes Film Festivali'nden 2019 yazı için en şık saç modelleri:

Ortadan ayrılmış dalgalı saçlar

Uzun saçlılar için en garanti ve en havalı saç modellerinden birisi tabii ki Victoria's Secret meleklerinin meşhur plaj dalgaları. Ortadan ayrılmış doğal dalgalı saçlar hemen hemen her stilin ve her kombinin tamamlayıcısı olabilir. Abartılı bir maşa yerine dalgalı bir fönle modern bir görüntü elde edebilirsiniz. Saçlarınız yeterince sağlıklıysa ortadan ayrılmış dalgalı saçlar sizi asla hayal kırıklığına uğratmaz.

Sara Sampaio gibi küçük bir yüze ve uzun bir boyna sahipseniz saçlarınızı kulaklarınızın arkasına atarak dikkati yüz hatlarınız ve gerdanınıza çekebilirsiniz. Veya Eva Longoria gibi aydınlık perçemlerinizle dalgalarınızı hareketlendirebilirsiniz.

Dağınık topuz klasiği

Bir önceki kadar garanti bir saç modeli olmasa da iyi bir dağınık topuz da her töreni-partiyi kurtarabilir. Ancak iyi bir dağınık topuz! Fazla dağınık bir topuz kendini gün boyunca bırakarak her şeyi mahvedebilir ancak kötü ihtimali düşünmeyelim. Çünkü dağınık topuz kadar herkese ve her yere yakışabilen çok az saç modeli var.

Izabel Goulart ve Josephine Skriver, 72. Cannes Film Festivali'nde iki ayrı dağınık topuz modeliyle göz kamaştırırken 2019 yazının ilham veren saç modelleri arasında yerini aldı.

Festival örgüleri

Yaz stillerinin olmazsa olmazı bohem festival örgüleri. Hanım hanımcık prenses stilleriniz için Elsa Hosk'un örgü tacı oldukça feminen. Ancak Margot Robbie'nin dağınık örgüleri doğallığı, sadeliği ve zamansızlığıyla bütün yazı kurtarabilir.


Parti elbiseleri ve abiyelerle rahatlıkla kullanabileceğiniz böyle bir saç stili bir festivalde veya konserde de boho-chic veya punk bir kombinin tamamlayıcısı olabilir. Gündelik olarak da kullanılabilir.

Kusursuz balerin topuzu

Klasik saç modelleri arasında en klasiği, Bella Hadid ile dilimize yerleşen haliyle migren topuzu...

Kusursuz bir şekilde kafanıza yapıştırdığınız bir balerin topuzuyla yazın sıcaklarda ensenizi, yüzünüzü, gözünüzü rahat ettirebilirsiniz. Terleyip her yerinize yapışan saçları kimse istemez değil mi? Klasik bir balerin topuzu sahneyi makyajınıza ve mücevherlerinize bırakacağı için diğer bütün detaylarda özenli olmalısınız.

Bakımlı doğal

Doğallığın bir trend haline geldiği modern zamanlarda kırmızı halıda yataktan kalkmış gibi görünmeniz bile absürd sayılmaz. Hatta yataktan kalkmış gibi görünen saçlar bilhassa en yetenekli kuaförlerin ellerinden çıkabilir.


Natalia Vodianova'nın rastgele toplanmış saçlarını veya Anja Rubik'in dağınık saçlarını evde pijamalarıyla veya sokakta yürüyüş yaparken de hayal edebilirsiniz ancak tasarım bir elbisenin üzerinde de aşırı çabasız ve havalı değil mi?

Fütüristik topuzlar

Geleceğe hoşgeldiniz! Modern zamanların hayatımıza kattığı bir başka trend de fütüristik stiller. Payetli ve boncuklu veya parlak kumaşlı metalik kıyafetler, göz alıcı takılar, keskin makyajlarla birlikte fütüristik saç stilleri de Uzay Çağı etkisiyle artık hayatımızın bir parçası.


72. Cannes Film Festivali'ne damga vuran saç modelleri arasında Sara Sampaio ve Amber Heard'ün fütüristik topuzları da yerini aldı. 2019 yazı için de iddialı ve şık birer ilham kaynağı.

Bonus - Artistik bebek saçları

Artistik bebek saçlarını başka bir yerden daha hatırlıyoruz değil mi? Ricardo Tisci'nin Sonbahar/Kış 2019 Burberry şovundan bu görüntüye aşinayız.

72. Cannes Film Festivali'nde de ünlü modeller Luma Grothe ve Leomie Anderson artistik bebek saçlarıyla bu trendin 2019 yaz saçı için ilham olacağının sinyallerini veriyor. İşinin ustası bir saç artisti tanıyorsanız ve geniş bir alnınız varsa denemeye değer.

Yazının devamı...

Pembeyle Yapabileceğiniz En İyi Renk Kombinasyonları

2000'lerden sonra millennial pembesini hiçbir renk tahtından edemedi. Pantone çeşitli renkleri "yılın rengi" ilan etse de pembe iddiasını hiçbir zaman kaybetmedi. Ancak pek çoğumuz pembe giyinip fazla "şeker kız" görünmekten korkuyoruz. Pembenin Barbie ve kız çocuğu algısından dolayı kombinlenmesi oldukça zor ve hatta ince bir çizgi. Pembeyle bir Instagram yıldızı gibi görünmek isteyenler için birkaç renk kombinasyonu önerim var.

Neon renklerin hakimiyet kuracağı bir bahar ve ardından sonbahar sezonu geliyor. New York, Londra, Milan ve Paris moda haftaları bunun sinyalini verdi. Hatta neon renkleri gözlerimize soktu. Peşpeşe rengarenk geçecek birkaç sezonun en iddialı renkleri arasında "pembe" başı çekecek. Philosophy, Jacquemus, Valentino ve çok daha fazla marka pembenin onlarca farklı tonuyla onlarca farklı yorumlarını koleksiyonlarında sergiledi. Bizim için de pembeyi gardırobumuza ekleme vakti!

İşte pembeler içinde bir moda ikonu etkisi yaratmak isteyenler için pembeyle yapabileceğiniz birkaç renk kombinasyonu:

Pembe & Kırmızı

İlginç bir şekilde pembenin yanında en kaliteli görünen renk kırmızı. Bu iki sıcak rengi kafanızda birleştirdiğinizde bayağı görünebileceğini düşünebilirsiniz ancak yan yana geldiklerinde oldukça çarpıcı ve modern görünümlere imza atabilirsiniz.

Pembe & Turuncu

Belki de en sıradışı pembe kombinasyonu pembe-turuncu. İki rengin de en sıcak tonlarıyla özellikle yaz için göz alıcı kombinler yaratabilirsiniz. Nar çiçeği ile fuşyanın saten bir kombinde buluştuğunu hayal edin. Veya hayal etmeyin, en sağdaki defile görüntüsüne bir göz atın.

Pembe & Siyah

"Siyah her renkle giyilir" derler fakat siyah her renkle bu etkiyi yaratmaz. Siyahın yanına en çok yakışan renklerden birisi pembe olabilir. Özellikle fuşya tonları. Saten veya kadife gibi parlak bir kumaşla sonbahar ve kış kombinlerinizi ısıtması muhtemel.

Pembe & Mor/Mavi/Gri

Pembeyle tereddüt etmeden deneyebileceğiniz üç renk daha! Pembeyi mor ile kombinleyecekseniz açık bir pembe ve koyu bir mor ile kontrast yaratmanızı öneririm. Mavi ile kombinlemeniz durumunda sezonun neon trendini göz önünde bulundurarak iki rengin de göz alıcı tonlarına yönelmelisiniz. Gri ve pembe zaten zamansız bir ikili. Bu ikiliyi de sezonun trendi ekoseyle birleştirebilirsiniz. Gri ekose bir ceketin içine pembe bir bluz veya altına pembe bir etek kombininizi hareketlendirebilir.

Paletinizi korkak alıştırmayın

Sözün özü paletinizi de elinizi de korkak alıştırmayın. Sezon trendlerini, favori pembenizle birleştirmekten çekinmeyin. Tereddütteyseniz yan renkleri pembe bir çift ayakkabı, küpe veya pembe çantanızla tamamlayın. Ufak bir renk patlamasıyla kendinizi bir star gibi hissetmeniz muhtemel.

İletişim:
Instagram: iamduygubay

Yazının devamı...

2019 Sonbahar/Kış Trendleri

Dört büyük moda haftasını geride bıraktık. 2019 Sonbahar/Kış trendleri New York, Londra, Milan ve Paris moda haftalarında belirlendi. 2019 gardırobunuzu şekillendirirken akıllı alışverişler yapmanız için oldukça işinize yarayacak tespitlerim var.

Öncelikle 90'ların hakimiyet sürdüğü birkaç sezondan sonra 70'ler yavaş yavaş hayatımıza dahil olacağa benziyor. Parti tadında, kendinizi bir star gibi hissedeceğiniz, soğuk kış aylarında içinizi ısıtacak, gösterişli ve rengarenk bir sezon yaklaşıyor.

İşte 2019 Sonbahar/Kış sezonunun belirleyici trendleri:

Hayvan desenleri
(Leopar-zebra-bağa-kaz ayağı)

Çiçek desenlerinin yerini alan hayvan desenleri 2019 sonbahar/kış sezonunu da domine eden trendler arasında yer alıyor. Leopar desenini çok sevsem de artık görmekten sıkıldım. Bu kış ufaktan ufaktan yerini yılan derisi desenine bıraktığına seviniyorken bağa, kaz ayağı ve zebra deseni de ünlü tasarımcıların koleksiyonlarında yerini almaya başladı. Leopar hala sezonun favori hayvan deseni olsa da benim tercihim diğer hayvan desenleri olacak.
 

Neon

Rengarenk bir sezon olacağını söylemiştim. Neon parçalar bize tam olarak bunu söylüyor. Anthony Vaccarello da, YSL için hazırladığı muhteşem görsel şovuyla neon trendini vurguladı.

Kemer

Sezonun heralde en dikkat çekici trendi bel kemerleri. Beli vurgulayan uzun kemerler, kalın korse kemerler, birden fazla kemer, kemerler, kemerler, kemerler... Elbiselerin belinde, kabanların belinde, kazakların belinde, her türlü, her renk kemer. Ne yapın edin, şimdiden kemerlere yatırım yapmaya başlayın. Çünkü kemerlerin hakimiyet kuracağı bir sezon kapıda.

Deri

Hepimizin en az bir tane deri ceketi vardır. 2019 sonbahar/kış sezonunda deri ceketlerle yetinmeyeceğiz. Trençkotlar, elbiseler, pantolonlar, etekler ve diğer bütün parçalarda iddialı bir deri egemenliği var. Neon trendiyle de birleştirirseniz şahane bir kombinasyon yaratabilirsiniz. Baştan ayağa rengarenk derilere bürüneceğiniz bir kışa hazır mısınız?

Yama

Bu yazdan itibaren yama trendi hayatımıza dahil olacak. Yazın bohem stilinizin bir parçası haline gelecek bu trend, sonbahar/kış sezonunda yine özellikle elbiseler, etekler ve kotlarda stilimizi renklendiren detaylardan birisi olacak.

Parlak kumaşlar

Saten, ipek, rugan, organze... Biraz parıldamayı seviyorsanız bu sezon sizin sezonunuz. Birbirinden parlak kumaşlarla parıl parıl parlayacaksınız.

Tüyler

Peluş kabanlar kışın favori tercihleri arasında. 2019 sonbahar/kış sezonunda da içinizi dışınızı stilinizi rengarenk içi dışı tüylü kabanlarla ve montlarla ısıtacaksınız.

Ekose

Ekoseye doyduk mu? Doymadıysak devam. Hem 2019 ilkbahar/yaz sezonunun hem de 2019 sonbahar/kış sezonunun zamansız trendi: Ekose. Sezonun bütün trendleri gibi ekose de alıştığımız gri görüntünün dışında rengarenk. Özellikle ceket ve kumaş pantolonlarda rahatlıkla tercih edebilirsiniz.

Mini çantalar

Yıllarca dev çantalarla evimizi kolumuzda taşıdık. Jacquemus'un hayatımıza sokuşturduğu o küçük el çantalarıyla gördük ki buna hiç gerek yok. Bir ruj, ayna, kartlarımız ve paramız sığıyorsa çanta görevini tamamlamıştır.

Burnu açık ayakkabılar

Favori stil ikonum, modern ilham kaynağım Victoria Beckham bile burnu açık ayakkabıları podyuma taşıdı. Fakat ben bu trende asla hazır değilim. 2019 sonbahar/kış sezonunda en sevemediğim ve sevmeyi düşünmediğim trend bu olsa gerek. Topuklu ayakkabılarda ve botlarda bolca göreceğiz gibi görünüyor. Victoria Beckham çoktan giymeye başladı bile. Ama kalsın, teşekkürler, biz almayalım...

Instagram: iamduygubay

Yazının devamı...

91. Akademi Ödülleri: Nerede o eski Oscarlar

91. Akademi Ödülleri, veya popüler adıyla Oscarlar dün gece düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Ödüller ve kırmızı halısıyla sakin bir tören olduğunu söyleyebiliriz. Ancak kırmızı halıyla ilgili söyleyeceklerim var.

Nerede o eski Oscarlar

Öncelikle Oscar kırmızı halısı bütün Hollywood gibi her geçen yıl daha az heyecan veriyor. Bu yıl çok beğendiğim birkaç isim olsa da yıllarca hatırlanacak efsanevi bir görüntü olacağını zannetmiyorum.

Nerede Angelina Jolie bacağı, nerede Nicole Kidman zarafeti, nerede Lupita Nyong'o'nun uçuşan etekleri... İkonik görüntülerden geriye kalan tek şey Charlize Theron'un Oscarlık sırt dekoltesi. Fakat Charlize Theron artık Charlize Theron değil.

2019 OSCAR ÖDÜLLERİ'NİN EN ŞIKLARI

Lafı uzatmadan favori 4 ünlüme geçiyorum.

1. Irina Shayk

"A Star Is Born" filminin yıldızı olan partneri Bradley Cooper'a eşlik eden süpermodel Irina Shayk oldukça sade, siyah, derin sırt dekolteli, Burberry imzalı bir elbiseyle törene katıldı. Belindeki altın püskül detaylarına ve sırt dekoltesine bayıldım. Bob kesim saçları da yüzüne çok yakışmış. Makyajının sadeliği zaten ikonik güzelliğinin fazla bir müdahaleye ihtiyacı olmadığını kanıtlar nitelikte. Irina Shayk, 2019 Oscar kırmızı halısında seksi ve zevkli minimalist detayların her zaman kazanacağını gösterdi.


2. Jennifer Lopez

Bu yıl 50 yaşına girecek Jennifer Lopez vücut hatlarıyla ve zamansız güzelliğiyle büyülemeye devam ediyor. Oscar kırmızı halısında da ikonik kalçalarını ve kum saati vücudunu saran, metalik Tom Ford elbisesiyle bunu bir kez daha vurguladı. Modern ve seksi elbise tercihini son derece çabasız bir saç ve makyajla tamamladı. Küpe ve çanta tercihi de bir o kadar kusursuz.

3. Emilia Clarke

Emilia Clarke'ın 2019 Oscar kırmızı halısında tercihi Balmain oldu. Irina Shayk gibi kısacık bob saç stiliyle sürpriz yapan Game of Thrones'un Daenarys'in kocaman gülüşü lila rengi straplez Balmain elbisesini bir aksesuar gibi tamamlıyordu. Emilia Clarke'ın bu görüntüsünü tek kelimeyle tanımlayacak olsam bu kelime "zarafet" olurdu. Kombininde tek içime sinmeyen fazla iri bilekliğiydi.

4. Charlize Theron

Yukarıda da bahsettiğim gibi Charlize Theron'un ikonik sırt dekoltesi 2019 Oscar Ödülleri'nde geri döndü. Irina Shayk ve Jennifer Lopez ile birlikte boğazlı ve uzun kollu bir elbiseyle Oscarlar'a katılan Charlize Theron bob saç stiliyle de Irina Shayk ve Emilia Clarke'a eşlik ediyordu. Bu yılın favorilerinin birbirleriyle ortak noktaları bunlar sanırım. Bobunu beğenmiş olsam da kumral Charlize Theron'dan hoşlanmıyorum. Fazla sert görünüyor. Bu bebek mavisinin üzerinde Grace Kelly saçlarını görmek isterdim. Hele ki o incilerle. Boynundan aşağısı kusursuz diyebilirim. Ruj tercihine ve göz makyajına da bayıldım. Tek problem saç rengi ve küpeleri.

Tarih bu görüntüleri yazmayacak

VE DİĞERLERİ

Siyah giyenler

Ashley Graham her zaman olduğu gibi kalçalarını vurgulayan kum saati bir elbise tercih etti. Ve tabii ki bunun için en doğru adres Zac Posen. Balerin topuzu, sade takılar, ağır göz makyajı klişelerinin hepsi tamam. Paket halinde vasat bir Oscar kırmızı halı görüntüsünün bütün malzemeleri bunlar.

Bir önceki yazımda Lady Gaga'nın "A Star Is Born" filminin tanıtım turu boyunca ne kadar harika olduğunu ve Oscar elbisesini nasıl heyecanla beklediğimi yazmıştım. Fakat Lady Gaga beni hem Altın Küre hem Oscar Ödülleri'nde hayal kırıklığına uğrattı. Gaga, klasik bir Audrey Hepburn görüntüsü yaratmaya çalışmış ancak artık şov yapmayı kesip biraz kendisi mi olsa acaba? Mavi saçlı Altın Küre görüntüsüne yaklaşamasa da Lady Gaga'nın son 1 senede en hayal kırıklığı görüntüsü bu olabilir.

Allison Janney de siyah bir elbiseyle sadeliği tercih eden isimlerdendi. Üzerinde fazla konuşmaya gerek yok. Sade ve vasat bir görüntü. Tarih bu görüntüleri yazmayacak.

Bu bir lise mezuniyet balosu değil

Piremsesler


Pembeler içinde kendini "piremses" gibi hissedenler burada mı? Gemma Chan, Sarah Paulson ve Kacey Musgraves tam olarak o klişelerden. Pembe kabarık elbise. Aman ne kadar orjinal! Olmamış geçelim.

Garanticiler


Roma'nın yıldızı Yalitza Aparicio Rodarte imzalı dünyanın en klişe elbisesiyle Oscarlar'da boy gösterdi. Tamam anlıyorum, fazla kırmızı halı deneyimi yok fakat kimse sana söylemedi mi kızım: BU LİSE MEZUNİYET BALOSU DEĞİL. Diyelim ki yılın en iyi kadın oyuncusu seçildin. Balo elbisenle mi hatırlanacaktın. Allah korudu neyse ki!

Yılın en iyi yardımcı kadın oyuncusu Oscar'ını kucaklayan Regina King favorilerim arasında yerini alamasa da onu bu garanti tercihinden dolayı kutlamam gerek. Oscar de la Renta imzalı beyaz straplez elbisesi Oscar'ın bütün klişelerine sahip olmasının yanı sıra herhangi bir hatası yok. Harika bir tercih mi? Değil. Kusur var mı? Yok. Helal ablacım!

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.