MODA
GÜZELLİK
AİLE
SAĞLIK

Yumurta Kalitesini Arttırmanın Püf Noktaları

Fertilite Doğurganlık Rehberi İsimli yeni yayımlanan kitabımda detaylı olarak bahsettiğim özellikle bebek sahibi olmak isteyen Anne Adaylarının işine yarayacak püf noktalarını paylaşacağım.

Doğurganlığın azalmasında ki en büyük faktörlerden biri, yaşın ilerlemesiyle birlikte yumurta sayısının ve kalitesinin bozulmasıdır. Hangi koşulda olursanız olun, yumurtaların ve spermin kalitesi hem döllenmeyi hem de gebeliğin sürdürülmesini olumlu etkiler. Yumurtalık rezervimizi artırmamız mümkün değildir, ancak hayatımızda bazı değişiklikler mevcut yumurtalarımızın kalitesini iyileştirmemiz mümkündür.

Unutmayın, bebek sahibi olabilememiz için tek ve sağlıklı bir yumurtaya ihtiyacımız var !

Yumurta kalitesinin bozulmasında en önemli sebeplerden biri kromozomal bozukluklardır. Yaş, stres, sebze ve meyvelerde kullanılan tarım ilaçları ve diğer çevresel toksinler özellikle yumurtlamadan hemen önceki dönemde kromozomal bozukluklara sebep olur. Bu dönemde alınacak çeşitli tedbirlerle yumurta kalitesi üzerine iyileşme sağlanabilir.

Hamile kalmaya çalışmadan en az 3-4 ay önce yaşam tarzımızda çok basit değişiklikler yapmak yumurta kalitesi için en iyi sonucu verir.

Bunlar Nelerdir?

Bol bol su için : Yumurtalıklara zengin oksijen içeren kan akımını sağlamak yumurta kalitesini artıran etkenlerden biridir.

Egzersiz Yapın: Egzersiz kan akımını hızlandırır, hücrelerinize tazelenmiş kan taşır ve insülin direncini düşürür.

Uykunuzu Düzene Sokun: Uyku yoksunluğu stres hormonunun salınmasına yol açar, bu da hormanal dengesizliklere sebep olur ve doğurganlık konusunda sorun yaratır.

Demir, B12, D Vitamini, Folik asit Depolarınızı doldurun.

Kahve, çay, alkol tüketimini sınırlandırın,

Sigarayı bırakın !

Trans Yağları (Margarinler) hayatınızdan çıkartın,

Zeytin yağı, Omega-3 gibi doymamış yağ tüketimini artırın,

Bol Lifli, düşük glisemik indeksli İyi Karbonhidratları tüketin.

Antioksidan içeriği yüksek sebze, meyve tüketin.

Yumurta ve balık hariç Hayvansal Ürün tüketimini sınırlandırın

Bitkisel proteinler baklagiller, tam tahılları ve çiğ kuruyemiş tüketimini artırın

Hazır paketlenmiş gıdalardan uzak durun

Hayatınıza giren zararlı toksinlerden kurtulun

Yazının devamı...

Uzun Süre Emzirmek Meme Kanseri Riskini % 50 Azaltıyor

Hepimiz emzirmenin hem anne hem de bebek sağlığı açısından önemini biliyoruz. Ancak emzirme süresinin anne sağlığı üzerine olan etkisini biliyor muydunuz?

Yapılan çalışmalar en az 6 ay emziren annelerin meme kanseri yakalanma riskinin azaldığını vurguluyor. Bilimsel açıklaması ise emzirme sırasında kadınlarda ki östrojen hormonunun azalması ve buna bağlı olarak da kanser hücrelerinin gelişiminin daha az tetikleniyor olması. Emzirmenin ayrıca yumurtalık kanseri riskini de azalttığı söyleniyor. Bu nedenle anne sağlığı için en az 6 ay emzirme önem taşıyor.

Emzirme süresi arttıkça anne sağlığı açısından faydası da artıyor. 12 ay boyunca bebeğini emziren annelerde emzirmeyenlere göre meme kanseri riski %4.3 azalmış.

Avusturalya Araştırma Vakfı' da 13 aydan fazla emziren annelerde 7 aydan az emzirenlere göre yumurtalık kanserine yakalanma riskinin %63 daha az olduğunu göstermişler.

Yale Üniversitesinin yaptığı bir çalışmaya göre ise 2 yıl ya da daha uzun süre emziren annelerde meme kanserine yakalanma riskinin % 50 azaldığınıgöstermişler.

Ayrıca anne sütü sadece annenin değil çocuğunuzun kansere yakalanma riskini de azaltıyor. Çünkü çocuğunuzu ileri yaşlarda obezite olma riskinden kouyur. Anne sütü alan bebeklerin bağışıklık sistemi güçlenip hem sindirim hem solunum yolu enfeksiyonlarına yakalanma riski azalıyor. Uzun süre anne sütü alan çocuklarda alerji riski de azalıyor.

Yazının devamı...

Çocuklarımızı Nasıl Güvenli Büyütürüz?

Çocuklar o kadar masum o kadar düz mantıkla hayatı görüyorlar ki, kötülüğün nereden geleceğini düşünemiyorlar.

Bugün kızımla parkda oynarken 3-4 yaşında ki bir erkek çocuğu da bize katıldı, topunu bizimle paylaştı. Topu yakalayıp kovalarken farketmeden parkı turlamışız ve başlangıçtan çok uzak bir noktaya gitmişiz. Ama erkek çocuğunun bundan haberi yok, tek başına bizimle takılmaya devam ediyor.

Tüm son yaşanan acı olaylar bizi yeterince gerdiği için hemen çocuğa kiminle parka geldiğini sordum. Kötü niyetli birisi olsa çok kolay elinden tutup parkdan uzaklaştırabilecek durumda idi... Dili döndüğünce annesinin babasının çalıştığını parka ananesiyle geldiğini söyledi. Ananesini bulduğumuzda yaşlı kadıncağız banklarda içi geçmiş durumdaydı.

Aman sakın uzaklaşma bir daha diyip yanlarından ayrıldık ama bu olay içime de dert olmadı değil.

Anne Baba olarak çocuklarımızın güvenliğini sağlamak için bizler ne yapabiliriz diye kendi kendime sorguladım;

Çocuklarımızı arabada, bebek arabasında, parklarda kısa süreliğine de olsa yalnız bırakmayalım

Bakıcıları seçerken mutlaka önceki çalıştığı, referans verdiği aileleri arayıp konuşalım

Okul çağında ki çocuklar ev adreslerini ve telefonlarını bilsinler

Çocuklara HAYIR demeyi öğretelim ki dışardan yabancılardan gelen teklifleri kabul etmesinler. Yok annene götüreyim seni, yok sana arabamı göstereyim, gel sana top, dondurma alayım...gibi

Sizden birisi yanında olmadıkça yabancılarla konuşmasınlar, arkadaşlık kurmasınlar

Çocuklarımızla daha yakın diyologlar kurabilelim, cezalandırılacaklarından korkup bizden birşeyler saklamaya kalkmasınlar. Sıklıkla gün içinde kimlerle görüştüklerini, neler yaşadıklarını takip edebilelim

Kendisi de çocuk olan kardeşlerine göz kulak olması için teslim edip yalnız bırakmayalım

@wellnessmomm

Yazının devamı...

İştahsız Bebekler İçin Besleyici Kahvaltı

Doktorlar iştahsızlık için fizyolojik ve patolojik etkenler ile yanlış beslenme alışkanlıkları nedeniyle oluştuğunu belirtiyor.

Fizyolojik iştahsızlığın temelinde bir hastalık etkeni olmaksızın çocuğun gelişim sürecinde karşılaştığı adaptasyon sorunları yatıyor.

Örneğin;
Diş çıkarma atakları en bilinen iştahsızlık nedeni olarak görülüyor.

Fizyolojik etken ise 1 yaşından sonra yavaşlayan büyüme-gelişmeye bağlı olarak çocuğun beslenme gereksiniminin düşmesi.

Ayrıca besinlerdeki geçiş dönemleri çocukların en yoğun iştahsız olduğu fizyolojik evreleri oluşturuyor.

Biz anneleri en çok yoran ve üzen konulardan biri çocuğumuzun yememesi. Biz de böyle bir dönemden geçiyoruz. Hava sıcaklıklarından mıdır? yoksa bir yaşımızı yeni doldurduğumuzdan mıdır? bilinmez bebeğime yemek yedirmek için 40 takla atıyoruz. Tam ek gıdaya alıştırdık derken tekrar başa sardık. Özellikle sabah kahvaltısı en büyük sorunlardan biri.

Benim bebeğim birçok şeyi birbirine karıştırarak verilen bulamaçları hiçbir zaman sevmedi. Ama bu tarifin lezzeti dondurma gibi olunca bayıldı. Bebeğinizin kilo alıp almaması önemli değil, asıl olan beyinsel gelişmenin en hızlı olduğu bu döneminde yeteri kadar protein ve vitamin alımını sağlamak. Kalorisini sağlıklı karbonhidratlardan karşılamak, bebek bisküvilerinden değil. Ayrıca hormonların çalışması için sağlıklı yağları da almasını sağlamak.

Bizim çok faydalandığımız sağlıklı kahvaltı tarifi umarım sizin bebeğinize de şifa olur:

Yoğurt ve muzu buzdolabından soğuk atıyorum içine, ferahlatıcı etkisi oluyor. Hepsini blenderdan karıştırıyorum. Smoothie kıvamında veriyorum.

Yazının devamı...

Bebeklere Uyku Eğitimi Verirken Hangi Tekniği Seçmeli?

Uyku eğitimi diye birşey olduğunu bebeğim olduktan sonra öğrendim. Sanırdım ki bebeği koyarsın beşiğine, yatağına iki sallarsın uyur. Meğer öyle olmuyormuş. Bu işin bir eğitimi varmış. Bu işle ilgilenen uzmanlar, koçlar, melekler varmış. Çünkü bebekler kendi kendilerine uykuya dalmayı bilmiyorlarmış. Hakkaten öyle bıraksan sizinle bütün gece oturcaklar, 2 nefes alıp dinlenmenize izin vermeyecekler.
Hem style="margin: 0px; padding: 0px; border: 0px; font-variant-numeric: inherit; font-variant-east-asian: inherit; font-stretch: inherit; font-size: 14px; line-height: inherit; font-family: -apple-system, system-ui, ">Bu uyku eğitimlerinde de çeşitli tarzlar var. Ferber Yönteminde çocuğun kontrollü ağlamasına izin veriliyor. Uyku rutininden sonra sarılıp öpüp bye bye değip dışarı çıkıyorsunuz, ağlamaya başlayınca hemen odaya girmiyorsunuz, bir süre bekliyorsunuz. 3 dak 4 dak derken dışarda bekleme süresini artırıyorsunuz.

Tracy Hogg un yönteminde çocuğun sırtını hafifçe pat patlıyorsunuz. ŞŞŞ patla uykuya dalmıyorsa kaldır yatır yapıyorsunuz. Kucağınıza alıp sakinleşince hemen yatağa koyuyorsunuz. Uyuyana kadar böyle devam ediyor.

Kim Westin yöntemi bana daha yakın geliyor. İlk 3 gün bebeğin başında oturup ona dokunup rahatlamasını sağlıyorsunuz.3 günde bir sandalyenizi uzaklaştırıp en sonunda tamamen odadan çıkıyorsunuz :) Bazı uzmanlar bu eğitimlerin işe yaradığını söylerken bazıları da çocuğa göre değiştiğini söylüyor. Hangisini yapıyorsanız yapın önemli olan eğer uyku eğitimine başlamışsanız tutarlı davranmanız gerektiği. Bu nedenle sizin karakterinize uygun olan yöntemi baştan seçmeniz gerekiyor.

Uyku eğitimi dışındaki alternatif ise bir süre aynı odayı paylaşmak. Aynı yatakta yatmanın bebek ölümlerine sebep olacağı için tavsiye edilmiyor. aynı odayı paylaşan bebeklerin tek başına uyuyanlara göre 4 kat daha hızlı uyumayı öğrendikleri de söyleniyor.

Ben kendi adıma Kim Westi seçerdim, ama itiraf ediyorum hala aynı odada uyumaya devam ediyoruz, güvenli bağlanmanın dibini bulduk :)) az kaldı yollarımızı ayıracağız artık :)

@wellnessmomm

Yazının devamı...

Evde İshali Nasıl Tedavi Ederiz

İshalden korunmak için en iyi yöntrem anne sütüdür. Anne sütü bağırsak florasını güçlendirir, vücut direncini artırır.

Hijyen çok önemlidir. Bebeğin mamasını hazırlamadan önce ellerin temiz olmasına dikkat edilmelidir. Bebeğin bezi değiştirildikten sonra bakım veren kişi ellerini sabunlayıp yıkamalıdır.

Besinler taze hazırlanmalı açıkta bırakılmamalı ve sıcakta bekletilmemelidir.

Hazırlanmış mama saklanacaksa, üzeri kapatılmış olarak buzdolabında (2 C- 4 C) saklanmalı ve 24 saat içinde tüketilmelidir. oda sıcaklığında bir saat içerisinde tüketilmeli, bir saat içerisinde tüketilmeyen mama atılmalıdır.

1 yaşına kadar çocuklara kaynatılıp soğutulmuş su içerilmesi önerilir.
Bardak, tabak, kaşık gibi yiyecek araçlarının temiz yıkanmasına, içlerinde süt ve yiyecek artıklarının kalmamasına dikkat edilmelidir.

Tedavi:
İshal olunduğunda bebek anne sütü tüketiyorsa bol bol emzirilmelidir.

Anne sütü almayan bebeklerin ise normalde aldıkları süt veya mamalarla, öğün sayısı arttırılarak, beslenmelerine devam edilmesi önerilir.

Ek gıda alanlar yoğurt, ayran, çorbalar (tercihen pirinç suyu ile hazırlanmış, yayla çorbası, pirinç çorbası), pirinç lapası ve taze hazırlanmış meyve suları (elma suyu), sebze püreleri, muz tüketmelidir.

Probiyotik takviyeleri yararlı olabilir.
Kaybedilen sıvı ve tuz miktarı yerine geri konulmalıdır. Hafif ve orta dehidratasyon durumunda, ve ayrıca zorunlu hallerde, ağır dehidratasyonda da ORS (oral rehidratasyon sıvısı) kullanılabilir.

@wellnessmomm

Yazının devamı...

Çocuklarda Çay Ağacı Yağının Kullanım Şekilleri

Çay Ağacı yağı, Tea Tree Oil, mikropları öldürmeye yönelik bilinen en güçlü doğal antiseptiktir. Avusturalya'da kullanımı çok popülerdir. Bildiğimiz çayla karıştırılmaması lazım, çünkü daha farklı bir bitkidir. Özellikle çocuğu olanların evlerinde bulundurmasını tavsiye edrim. Hem doğal, hem etkili hem de pratik kullanım alanları var. Şimdi bunlardan bahsetmek istiyorum sizlere.

Diş Ağrıları: Bir kaç damlası bir bardak ılık suya damlatılıp içine bir kaç damla karanfil yağı ile karıştırılıp gargara yapılır. Kesinlikle yutulmamalıdır.

Güneş Yanıkları: Hindistan cevizi yağı ile karıştırılıp hassas bölgeye sürülür, rahatlamasını sağlar.

Öksürük ve Göğüs Enfeksiyonları: Hindistan cevizi yağı, , lavanta, ökoliptus yağları ile karıştırılıp göğüs ve ayak tabanlarına sürülür.

Temizleyici olarak: Ev yapımı temizleyici olarak su, sirke ve limon yağı ile karıştırılır. Tezgah üstü, lavabo, duş ve tuvaletlerde ayrıca bulaşık makinesinde parlatıcı olarak kullanılır.

Diş Macunu: Çay ağacı yağı, hindistan cevizi yağı ve kabartma tozuyla karıştılıp ev yapımı doğal diş macunu olarak kullanılabilir.

Sivilce: Suyla seyreltilip tokik olarak sabah akşam sivilce üzüne sürülür. Siyah noktalara iyi gelir.

Uçuk: Hindistan cevizi yağı ile karıştırılsrsk uçuğun üzerine gün içersinde tekrarlanarak sürüldüğünde iyi gelir.

Küçük kesik ve böcek sokmalarına: Antiseptik özelliğinden dolayı iyi gelir.

Bit: 100 ml. lavanta çiçek suyuna, %10 luk çay ağacı yağı ve %1 lik lavanta yağı ile karıştırılır. Yapılan karışım 10 dakika saçta bekletilip bol su ile durulanır. 4-12 yaş çocuk gurubunda kimyasal içerikli bit öldürücülere göre 4 kat daha başarılı sonuç alındığını gösteren çalışmalar mevcuttur.

NOT: Asla ağız yoluyla alınmamalıdır.

Çocuklarda kullanımında hassasiyet oluşturmaması için mutlaka hindistancevizi yağı gibi baz olabilecek bir yağ ile karıştırılmalıdır.

@wellnessmomm

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.