MODA
GÜZELLİK
AİLE
SAĞLIK

Pembe kombinlerle 2017 yaz sezonu pespembe

Isınan havalarla birlikte sıcak ve yumuşak tonlar sokaklara çıkmaya ve içimizi daha da ısıtmaya başladılar bile. Pembe de bu renklerden biri, üstelik en çok tercih edileni. Yaz aylarına çok yakışan pembenin her tonu sokak modasında kendini göstermeye başlasa da, bu rengin seveni de sevmeyeni de çok. Siz hangi gruptansınız bilmiyorum ama, aşağıdaki kombinleri incelediğinizde bu rengi kullanmak için can atacağınızdan eminim. O halde hazırsanız, pembenin her tonuyla nasıl kombinler oluşturulabilir, bir bakalım.

1- Basic bir pembe tişört her gardırobun ihtiyacı!

Basic tişörtler yaz aylarının olmazsa olmazlarıdır. Basic tişörtün kalitesi, kesimi ve tabi ki rengi kombinin tüm etkisini ortaya koyuyor. Soft bir pembe, iyi kesime sahip tişört, şık bir pantolon ya da daha spor kesim bir alt parça ile kombin yapıldığında ortaya hoş bir görüntü çıkacaktır. Ayakkabı tercihinizi de bir çift stiletto ya da sneakerdan yana yapabilirsiniz.

2- Şeker pembesi ateş kırmızısına eşlik ederse…

Eskiden kominlerde çok fazla yer vermediğimiz ama son dönemde oldukça fazla karşılaştığımız kırmızı – pembe uyumu artık sokak modasının favorileriden biri.

Bu iki rengin birbirine kattığı enerji, görenlerin içini ısıtırken, size de bambaşka bir hava katacaktır. Mutlaka denemenizi öneririm.

3- Pembenin en soft hali iddialı bir etekle buluşmalı!

Pembeyle ne kadar iddialı olunabilir diye düşünmeyin. Pembe bir bluzla olabildiğince göz alıcı bir etek kombini sizi şık bir gece organizasyonunda farklı kılacaktır. Böyle iddialı parçalarla sade parçaları bir araya getirmekten çekinmeyin, tarzınızı ortaya koyun!

4- Pembe bir slip elbise ile yaza imzanızı atın!

Tişört üstüne slip elbiseler son dönemin modası, üstelik bu kombinler oldukça rahat ve konforlular. Bu kombinlerde de yine kırmızı – pembe uyumunu yakalayabilirsiniz. Hem göz alıcı bir güzelliğe sahip olursunuz hem de rahatınızdan ödün vermemiş olursunuz.

5- Gri ve pembe ikilisi ile en minimal kombinlere sahip olabilirsiniz.

Pembenin gri ile uyumunu minimal kombinlerinize taşıyabilirsiniz. Böyle bir seçim çok hareketli ve canlı kombin tercihleri yapmak istemediğiniz günler için çok ideal bir alternatif olabilir, benden söylemesi.

6- Pembenin her tonunu tek bir kombine taşımaya ne dersiniz?

Tek renk trendi hala varlığını sürdürüyor ve sokak modasında fazlaca tercih ediliyor. Pembenin tonlarını da bu trend ışığında, tek bir kombine taşıyarak harikalar yaratabilirsiniz. Bu yaz için denemeye değer bir kombin, öyle değil mi?

Trendler ve stil önerileri ile ilgili yazılarıma blogum "PIMOOD"dan ulaşabilirsiniz.

Yazının devamı...

Kız çocuklarının büyülü dünyasına eşlik eden marka: LiaLea

LiaLea markası, sınırsız hayal güçleriyle oluşturdukları dünyalarının en şık kahramanları olmak isteyen kız çocuklarına özel ürettikleri tasarımlar ile hayalleri gerçeğe dönüştürüyor.

Her bir koleksiyonu ile kız çocuklarını bambaşka dönemlere taşıyan markanın yaratıcısı Leyla Gündemir, trendlerin ışığında hazırladığı tasarımlarında şıklıkla birlikte konforu da ön planda tutuyor. Moda dünyasına iki kız çocuğu getirmiş olmanın mutluluğunu yaşayan Leyla Gündemir ile LiaLea markası ve kız çocuk modası üzerine konuştuk.

- LiaLea markası nasıl doğdu?

- Tekstil alanındaki 23 yıllık iş tecrübeme, yeni şeyler üretme konusundaki heyecanıma ve çalışma isteğime güvenerek, yeni bir marka yaratmak istedim. Bu markanın tüm dünyada tanınıp, beğenilmesini düşleyerek yola çıktım. Bu isteğimin derinine indiğimde kız çocuklarını giydirmek konusundaki arzumu gördüm. Yıllar önce ben de kız çocuğuyken, anneannemin diktiği elbiseler içinde nasıl başka biri olduğumu, farklı karakterleri taklit ettiğimi düşündüm. Ve buradan yola çıkarak kız çocuklarının hayal dünyasını yakalayabilecek bir marka yaratmak istedim. Baba mesleği olan tekstil sektöründe devam ettiğim yoldan çok önceleri, eve gelen desenli kumaşların bende yarattığı ilgi ve heyecanı hatırlayıp, günümüz kız çocuklarının duygularını tasarıma dönüştürmeye başlayarak, bunu kafamdaki iş modeli ile birleştirdim. İki erkek çocuk sahibi olarak, iş hayatımla da dünyaya iki adet kız çocuğu getirmiş oldum ve onların isimleri de Lia ile Lea oldu.

- Kız çocuklarını sihirli bir değenekle prensese dönüştürmek harika bir duygu olsa gerek. Kıyafetleriniz hangi yaş aralığındaki kızlara hitap ediyor?

- LiaLea 1 ile 12 yaş arası kız çocukları için tasarlanıyor ve üretiliyor. Yeni nesil kız çocuklarının düşünce yapısı ve hayal dünyaları o kadar geniş ki, “o sihirli değnek onların elinde olsa neler yapabilirlerdi?” fikri ile ilerliyoruz.

“LiaLea ile, kalite ve tasarımdan ödün vermeden fiyatı ile fark yaratabilecek bir marka yaratmayı hedefledim.”

- Yetişkin modasındaki hızlı trend değişimi, çocuk modasında da var mı? LiaLea “fast fashion” bir marka mı?

- Çocuk modasında gözlenen hızlı trend değişimi kadın modası ile eş zamanlı ilerliyor. Her sezonun temalarına, renklerine ve desenlerine baktığınızda bu paralelliğe şahit oluyorsunuz. Kız çocukları anne ve ablalarını rol model olarak seçiyorlar ve onları örnek alıyorlar, onlar gibi giyinmek istiyorlar. Onların isteklerini göz önünde tutarken, çocuk olmanın gerekliliklerini de düşünüp rahatlığı ve konforu ön planda tutarak tasarımlarımızı yapıyoruz.

LiaLea markası fast fashion bir marka değil. Kadın modasında çok seçenekli alternatiflere ulaşmak mümkünken, çocuk modasında ya fast fashion yapan markaların ürünleri ya da kendini kadın & erkek modasında kanıtlamış büyük moda markalarının bünyelerine ekledikleri çocuk kreasyonuna ait ürünlerle karşılaşıyorsunuz. Bu ikisinin arasında büyük uçurum olduğunu fark ettim. LiaLea ile stilini kendi başına oluşturabilen, kalite ve tasarımdan ödün vermeden fiyatı ile fark yaratabilecek bir marka yaratmayı hedefledim.

- Lia Lea’nın 2017 ilkbahar/yaz koleksiyonunda hangi renk ve desenler ön planda? Koleksiyondan biraz bahseder misiniz?

- LiaLea’nın bu koleksiyonu ilhamını Fransız tarihinin en şık kadınlarından biri olan Kraliçe Marie-Antoinette’den alıyor. Tasarımlar, Antoinette’in çok yönlü ve Rococo dönemi modasını simgeleyen tarzını modern bir bakışla yeniden şekillendiriyor. Koleksiyon modellerindeki çiçek desenleri Marie-Antoinette’in de kişisel tarzında benimsediği pastel ve açık tonlar üzerinden esinlenilirken, Rococo stili ve Kraliyet döneminin ihtişamı, neşeli partileri ve leziz gözüken pastaları gözümüzde canlandırıyor. LiaLea’nın yeni ilkbahar/yaz koleksiyonu dört gruptan oluşuyor: İlk ve ana grup Antonietta, koleksiyonun neşeli partileri simgeleyen ruhunu temsil ederken, Serena, koleksiyonun sofistike ve günlük tarafını ön plana çıkarıyor. Bianca ilhamını saflık ve sadelikten alırken, Lisa doğadan esinleniyor.

- 2017-2018 sonbahar/kış sezonunda LiaLea kızlarını neler bekliyor?

- Önümüzdeki kışın koleksiyonu için tarihi yerlerden ve doğadan esinlendik. Elegant elbiseler; bordo, mavi ve fuşya tonları ile bezenmiş çiçek desenli jakarlarla karşımıza çıkacak. Koleksiyonun çok canlı ve hayat dolu grubunda bizi Güney Amerika esintileri karşılayacak. Bu grup dünya tonlarının altını çizen renkleri ile bizi Kosta Rika ve Peru’nun ruhuna yolculuk yaptıracak. Geometrik çizgiler, işlemelerle bize eklektik bir stil sunacak. Her koleksiyonda olduğu gibi LiaLea önümüzdeki kış da koleksiyonunda romantik stillere ağırlık verecek. Doğanın renkleri en özel şifon, organza ve tivitlerle buluşarak, hem şık hem farklı romantik esintileri taşıyan bir grup oluşturacak.

“LiaLea kıyafetleri ile rahatlık ve konfor sağlamak en çok dikkat ettiğimiz noktalardan biri!”

- Koleksiyonlarınızda genel olarak şıklık hakim olmasına rağmen modelleriniz de bir o kadar rahat görünüyor. Bunu nasıl sağlıyorsunuz?

- Kız çocuklarına LiaLea kıyafetleri ile rahatlık ve konfor sağlamak en çok dikkat ettiğimiz noktaların başında geliyor. Bu konforu sağlamak benim için çok zor olmadı. Çünkü kendi günlük yaşamımda da kıyafetlerimde önce rahatlığa ve kendi stilimi doğru ifade edebilmeye önem veririm. Koleksiyonlarımızı hazırlarken de bu konuda büyük hassasiyet gösteriyoruz.

- Trendleri takip eden ve şıklıklarından ödün vermeyen kızlar ve kız anneleri markanıza nasıl ulaşabilirler? LiaLea’nın satış noktaları nerelerdir?

- LiaLea koleksiyonları Türkiye’nin hemen hemen her şehrinde bulabileceğiniz 75 Mağazası ile B&G Store’larda satılmaktadır. Yurt dışında ise 12 ülkede 80 mağazada yerini almaktadır. İnternet sitemizden ve sosyal medyadaki @lialeacom hesaplarımızdan da LiaLea kızlarını ve yeni trendleri takip edebilirsiniz. Ayrıca, LiaLea yılda iki kez, dünya çocuk modasının nabzını tutan İtalya’da, 538 çocuk giyim markası ile beraber, yeni sezon koleksiyonlarını Pitti Bimbo Fuarı’nda sunuyor ve aynı zamanda da tüm trendleri tam merkezinden takip ediyor.

Siz bu haberi okurken, biz LiaLea ekibi olarak 2018 ilkbahar/yaz koleksiyonumuzu Pitti Bimbo Fuarı’nda tüm dünyaya sunuyor olacağız.

LiaLea markası ve kız çocuk modası üzerine sorduğum tüm sorulara içtenlikle cevap veren Leyla Gündemir’e teşekkürler.

Yazının devamı...

Yazın favorisi: Çiçekli elbiseler

Çiçek desenleri bize ilkbahar ve yazı müjdeleyen en güzel desenler arasında ilk sırayı alır çoğu zaman. İçimize mutluluk verir, huzur verir, renklerine göre enerji verir. Pek çok farklı ruh halini yaşayabiliriz çiçek desenleriyle.

Yaz aylarında en çok tercih ettiğimiz parçalardan olan uzun ya da kısa elbiseler bir de çiçek desenleriyle buluşunca, gündelik sokak stilimizi de, gece gezmelerimizi de, düğün, nişan seçimlerimizi de taçlandırır. Yani yazın olmazsa olmazıdır çiçekli elbiseler de diyebiliriz kısaca.

Peki, çiçekli elbiseler ile nasıl kombinler yapmalıyız? Hangi ortam için, nasıl elbiseler seçmeliyiz? Gelin bir bakalım.

1- Günlük stil için spor ayakkabı şart!

İnce askılı, slip bir elbiseyi gündelik sokak stiliniz için rahatlıkla tercih edebilirsiniz. Soft tonlarda çiçek desenleriyle çok dikkat çekmeyen, rahat bir kombin tercihi gündelik yaşamda size kolaylıkla eşlik edebilir. Altına da bir babet ya da spor ayakkbı tercihiyle sokakların koşuşturmacasına rahatlıkla uyum sağlayabilirsiniz.

2- Gece için daha feminen bir duruşa ne dersin?

Gece şık bir restorana ya da gece klübüne giderken çiçekli bir şifon elbise tercihi yapmak mümkün. Burada çiçek desenlerinin biraz daha iddialı ve dikkat çekici olması hoş bir görüntü yaratabilir. Tabi ki böyle bir elbisenin altına göz alıcı bir topuklu sandalet şart!

3- Ofis stili için de çiçekli elbise tercihi yapmak mümkün!

Elbisenin rengi ofis stilinize uygun şekilde siyah, bordo, lacivert tonlarında, üzerindeki çiçekleri de çok göz yormayacak şekilde olursa, bu tarz bir elbiseyi ofiste rahatlıkla kullanabilirsiniz. Anvelop kesim, midi boy bir çiçekli elbise de sizi olduğunuzdan daha zayıf gösterecektir, ofis stiliniz için de çok uygun olacaktır, unutmayın.

4- Asimetrik kesim bir elbise tercihi fark yaratmanızı sağlar!

Asimetrik kesim elbiseler de çok hoş bir kombin alternatifi olabilir. Bir tarafı uzun, bir tarafı kısa, yırtmaçlı, uçuş uçuş bir elbiseyle yaz günlerinde çok enerjik görünebilirsiniz. Bunun için renklerin gücünden de güç alın.

5- Sevimli bir kız çocuğu gibi görünmek çok kolay!

Özellikle tatildeyken ya da deniz kıyısındayken daha rahat ve abartısız görünmek isteyebilirsiniz. Çiçek desenleri yine böyle durumlarda imdadınıza koşacaktır. Ufak çiçeklerle bezeli mini bir elbise, altına giyeceğiniz sneakerlarla oldukça rahat, enerjik ve sevimli bir kız çocuğu gibi görünmenizi sağlayabilir.

Trendler ve stil öneri ile ilgili yazılarımı blogum “PIMOOD” dan takip edebilirsiniz.

Yazının devamı...

Sokak modasında çizgiler çizgilere karşı

Tüm markalar yaz sezonu koleksiyonlarını mağazalarının raflarıyla buluşturdu. Bizler de haldır haldır yaz sezonu için acaba ne alsak diye, hummalı bir arayış içersindeyiz. Tatil günleri kapıda ne de olsa. Gardırobumuzu tamamlayalım ki, tatil valizleri eksik kalmasın. :)

Şaka bir yana, sizler de benim gibi mağaza mağaza gezip ne var ne yok araştırıyorsunuzdur. Hepimiz 2017 yaz aylarını rahat, canlı ve şık kıyafetlerle geçirmek istiyoruz. Tabi bunu yaparken trendleri de göz ardı etmemek lazım.

O zaman 2017 yazının en popüler trendlerinden biri olan çizgileri inceleyelim. Çizgili kumaşlar daha şimdiden yaz sezonuna damgasını vurmuş gibi görünüyor. Farklı ürün çeşitleriyle çizgiler koleksiyonlarda göz dolduruyor. Bu nedenle ben de sizlere, moda haftalarından ve sokaklardan derlediğim birkaç çizgili parçayla nasıl kombinler hazırlamışlar göstermek istedim.

1- Çizgili gömlekler şık pantolonların en iyi arkadaşları olabilirler!

Çizgili gömleklerin yeri başkadır her zaman. Spor bir havası vardır ama farklı da bir karizması vardır bu gömleklerin. O yüzden şık bir pantolonun üzerine çizgili gömlek tercihi yaparak kombininizi sıradanlıktan çıkarabilirsiniz. Ayrıca böyle bir seçimle, spor tarzı ve şıklığı aynı kombine taşımış olursunuz.

2- Çizgili bir etek ile iddianızı koruyun!

İddialı renklerde bir çizgili etek ile tüm bakışları bir anda üzerinize çekebilirsiniz. Ayrıca eteğinizde boyuna çizgiyi tercih ederseniz, hem olduğunuzdan daha uzun hem de daha zayıf görünebilisiniz, benden söylemesi.

3- Çizgili gömlek seçimini sıradanlıktan çıkarabilirsiniz!

Bu sezon farklı tasarım gömlekler de oldukça moda. Farklı tasarımları bir de çizgilerle buluşturursanız, harika sonuçlar elde edebilirsiniz. Siz de bu tarz bir kombin ile, alışılmışın dışına çıkmak istiyorsanız, yakasız, fırfırlı, asimetrik kesim çizgili gömlek arayışına şimdiden girin derim.

4- Bambaşka çizgi stilleriyle fark yaratın!

Konu çizgi ise, her türlüsü kabulümüz. Üst parçada bambaşka bir çizgi stiliyle, alt parçada apayrı bir çizgi stili buluşabilir, ortaya da çok hoş bir kombin çıkabilir. Ayrıca sonuç oldukça dikkat çekici olabilir.

5- İnce ve kalın çizgi kardeşliğine var mısın?

Kalın çizgili bir pantolon, ince çizgili bir gömlek! İkiside siyah - beyaz ve ne kadar yalın ve zarif bir kombine eşlik ediyorlar. Denemeye değmez mi?

Trendler ve stil önerileri ile ilgili yazılarımın devamını blogum “PIMOOD”da bulabilirsiniz.

Yazının devamı...

Baharın en sevileni: Beyaz pantolonlar

Beyaz pantolonlar artık her mevsim giyilsede, bahar geldi mi bu parçaları rahatlıkla giyebilme özgürlüğüne kavuşacağımız için ayrı bir seviniyoruz. Çünkü yağmurun, çamurun, tozun, kirin daha az olduğu, çiçeklerin açtığı, her tarafın yeşerdiği bahar mevsiminde beyaz pantolonlarımızı özgürce ve rahatça kombinlerimize katabiliyoruz. Özene bezene hazırladığımız kombinimizin hava şartlarından dolayı kirlenmesine gönlümüz razı olmuyor çoğu zaman.

Güneş ışıl ışıl, çiçekler renk renk, hava mis gibi ise, enerjimiz içimizi ele geçirmiş, dışarı çıkmak için inat ediyorsa, bu enerjiyle beyaz pantolon giymenin tam zamanı denebilir.

Sizlere birkaç örnekle baharı renklendirecek, içinize ve dışınıza ışıltı katacak kombinleri anlatacağım. Bu kombinleri denemenizi öneriyorum. Bu bilgiler ışığında sokak stilinizle fark yaratacağınız garanti.

1- Baştan aşağı beyaz her zaman zarif!

Baştan aşağı beyaz giymek sizi her zaman zarif gösterecektir. Beyaz bir skinny üzerine ipek ya da koton bir beyaz gömlek gideceğiniz yere göre tercih edilebilir. Ayakkabı tercihinizi de rahatlığınızı ön planda tutmak istiyorsanız, babet ya da sneakerdan yana yapabilirsiniz.

2- Beyaza soft tonlar arkadaşlık etmeli!

Beyaz pantolonlarla bebek mavisi, toz pembe ya da uçuk yeşil gibi pastel tonlar çok yakışır. Bu tonlarda seçeceğiniz bir bluz ya da gömlek ile gündelik şıklığınızı yaratabilirsiniz.

3- Beyaz iddiayı da sever!

Beyaz renkle o kadar farklı kombinler oluşturmak mümkün ki, her ortama uyan her koşulda giyilebilen kombinler çooğu zaman hayat kurtarır. Beyaz pantolonun üzerine giyeceğiniz kırmızı bir deri ceketle bambaşka bir havaya ve iddiaya bürünebilirsiniz.

4- Biraz salaş biraz spor!

Farklı bir seçim yapmak istiyorsanız, daha geniş paça beyaz pantolonları düşünebilirsiniz. Altına giyeceğiniz topuklu ayakkabı ile, bacak boyunuz da uzun görünecektir. Pantolonun üzerine salaş bir tişört ile spor bir tarz da yakalayabilirsiniz.

5- Siyah – beyaz kardeşliğine ne demeli?

Evet beyaz pantolon her renk giysiyle çok yakışıyor ama siyahın asaletiyle bütünleşince bir başka güzel oluyor. Direk siyah renk çok koyu geliyorsa beyazın üzerine, siyah-beyaz kareli bir gömlek de tercih edebilirsiniz. Yine ayakkabılarınızda da siyah ve beyazı birlikte kullanabilirsiniz.

6- Natürelden yanayım diyenler burada mı?

Natürel tonlar, bej, krem, açık kahve gibi renkler de beyazlarla çok güzel tamamlanır. Hele baharda ve yaz aylarında keten rengi ile beyazın uyumu bir harikadır. O zaman natürel renkleri tercih edenler yine beyaz pantolonlarından vazgeçemeyecekler. Biraz renk fena olmaz diyorsanız, ayakkabı da cesur davranabilirsiniz.

Yazının devamı...

Deri etek kombinleri oluşturmanın tam zamanı

Nisan ayı da geldiğine göre, kombinleri biraz hafifletebiliriz. Koca kazakları, koca paltoları tüm kış giymekten sıkılmışken, artık kendimizi eteklere, elbiselere, ince trikolara ve tişörtlere verebiliriz. Renkler de, desenler de ilkbahar cıvıltısını tabi ki içinde barındırmalı diye düşünüyorum. Çünkü artık siyahlarla karalar bağlamaya ve kahvelerde topraklanmaya ara vermek istiyoruz.

İlkbahar için en ideal giyim parçalarından biri deri etekler değil mi? Bence öyle, çünkü deri etekler çok soğuk ya da çok sıcak havalarda giymek için çok elverişli parçalardan değiller. Bahar aylarıyla daha bir uyum içersindeler her zaman. Midisi, minisi, maksisi derken deri eteklerin de kendine göre bir havası, bir duruşu, bir ağırlığı var tabi ki.

Hadi gelin 4 başlık altında deri etek kombinlerini inceleyelim ve bu karakter parçaları ilkbahara nasıl adapte edebiliriz, bir bakalım.

1- Maksi boy deri etekle bir prenses edası içinde olabilirsiniz.

Deri etekleri maksi boy kullanmak çoğu zaman çok tercih edilen bir durum değil aslında. Ama 2017 ilkbaharında böyle bir eteği denemeye ne dersiniz? Üstelik iddialı bir renkte seçeceğiniz maksi boy deri eteğinizi ipek bir gömlek ya da hoş bir bluzla tamamlayabilirsiniz. Kombinin altına prenses ayakkabısını aratmayacak cinsten parıltılı bir model tercihi yaparsanız, hem klasik bir kombin hazırlamamış olursunuz hem de prensesler gibi göz alıcı görünürsünüz.

2- Biraz asi biraz feminen duruşun sırrı bir deri etekte gizli!

Deri parçalar çoğu zaman giyene asi bir duruş verir. Belki de rock, punk gibi aykırı tarzların ortak zevki olduğu içindir bu ön yargı. Siyahın bu baş kaldırışını doğal tonlarda bir üstle tamamlamak kombini yumuşatır. Ancak bu kıyafetin altına giyeceğiniz, capcanlı bir tonda tasarlanmış bootie ile tüm dikkatleri üzerinize çekerek, “ben buradayım” diyebilirsiniz.

3- Hem hanım hanımcık hem çocuksu olmak çok mu zor?

Kalem etek dendiğinde, iş kadınlarının öncelikli tercihleri gelir akla. En zor zamanlarda, en hararetli toplantıların olduğu günlerde hayat kurtarıcıdır. Deri bir kalem etekle aynı hanım hanımcılığı bir nebze yakalamak tabi ki mümkün. Ama böyle bir parçayı sevimli bir tişört ya da sweatshirtle tamamlamak, kombine bambaşka bir boyut katmak demek. Çocukluk günlerine doyamamış bir kadının iç sesi gibi belki…

4- Seksi bir kadın olmak ya da olmamak!

Demekki deri eteklerle her türlü tarzı rahatlıkla yansıtabiliyoruz. Çocuksu, feminen, hanım hanımcık derken, sıra geldi deri etekle seksapalitesi yüksek kombinler hazırlamaya. Mini bir deri etekle ölçülü bir dekoltesi olan bluzu birleştirdiğinizde, çekici bir kombin hazırlamış olursunuz. Özellikle gece şık bir davete ya da gece kulübüne gidecekseniz, bu tarz iddialı bir kombini rahatlıkla tercih edebilirsiniz.

Trendler ve stil öneri ile ilgili yazılarımın devamını blogum “PIMOOD”da bulabilirsiniz.

Yazının devamı...

80’ler modasının 2017’deki yansımaları

Nostalji rüzgarları şimdi de sokaklarda essin....

Çok renkli, çok hareketli ve çok enerjik olarak tanımlayabileceğim 80’ler modasının etkileri günümüzde hala sürüyor. Yaz, kış demeden büyük markaların koleksiyonlarında bu dönemi hatırlatan tasarımlara rastlamak mümkün.

Hal böyle olunca da, 80’ler modası trend listelerinin değişmez maddelerinden biri olmaya devam ediyor. 2017 yılının ilk çeyreğini bitirmek üzereyiz, havalar yavaş yavaş ısınmaya başlayacak, açan güneşle birlikte hayatımıza biraz da nostaljik stiller katalım, ne dersiniz?

Bir kaç madde ile sizlere, 2017 ilkbahar ve yaz aylarında 80’ler modasını sokak stillerinizde nasıl yansıtabilirsiniz, bahsedeceğim.

1- Göz alıcı bir mini etek ile,

Farklı markaların koleksiyonlarında bu sezon bolca görebileceğiniz, metalik renkli, önü fiyonklu ya da fırfırlı mini etek modelleri tam da 80’ler yansıması aslında. Olabildiğince göz alıcı, çılgın bir eteği daha sade bir bluzla kombinlerseniz, hem kombininizi dengelemiş olursunuz hem de eteğin vurucu etkisini başka tarafa çekmemiş olursunuz.

2- Güçlü omuz detayları ile,

Vatkalar ile keskin ve güçlü hale getirilmiş omuz detayları 80’lerde ilk gözümüze çarpan trendler arasındaydı. Bu sezonda aynı şekilde güçlü omuzlar hemen her koleksiyonda yerini aldı. Öyleyse bunları sokaklara taşıma zamanı geldi, ne dersiniz?

3- Bol kesim bir kot mont ile,

Kot montlar da 80’ler modasının öne çıkanlarındandır her zaman. Hiçbir dönem kot montlarımızdan vazgeçmedik ama bu sezon mavi kot montlarımızı daha bir nostaljik havaya sokabiliriz.

4- Renkli bir tayt ile,

80’lerin en renkli stilleri belki de rengarenk taytlardan geçiyordu. O dönemde aerobik yapan kadınların tercihi olan bu taytlar şimdilerde sokakları ele geçirebilir, haberiniz olsun.

5- Kısa üstler ile,

Kısa üstler, 80’lerin en popüler parçalarındandı, özellikle yüksek belli, bol kesim ve pileli pantolonlarla kombin yapılarak sıklıkla kullanılırlardı. 2017 yılında da aynı tarzı anımsatan kombinler hala podyumları süslüyor. O halde sıra, sokakları bu stillerle doldurmaya geldi.

Trendler ve stil önerileriyle ilgili diğer yazılarımı takip etmek isterseniz, sizleri blogum“PIMOOD”a beklerim.

Yazının devamı...

2017 İlkbahar ve yaz sezonunda takip edebileceğiniz trendler

İlkbahara resmi olarak girdiğimize göre, artık yeni sezon trendlerinden söz edebilirim. Trend listeleri her zamanki gibi oldukça uzun. Ancak ben size 2017 ilkbahar – yaz sezonunda takip edebileceğiniz belli başlı, sokak modasında popüler olmaya aday trendlerden bahsedeceğim. Güneşin ve sıcak havanın enerjisine enerji katacak bu trendler sayesinde, ışıl ışıl ve capcanlı görüneceğinizden ve motivasyonunuzun yükseleceğinden emin olabilirsiniz. Hadi gelin, bu yükselişte olan trendlere bir göz atalım.

1- Işıltılı kombinler sokaklara dökülüyor!

İlkbaharın gelişiyle renkler olabildiğince canlı ve parlak olmalı. Özellikle tek renk kombin seçimlerinde renklerin en canlı tonlarını rahatlıkla tercih edebilirsiniz.

2- 80’ler nostaljisi devam ediyor!

Her sezon olduğu gibi bu sezonda geçmiş yılların esintilerini hissettiren kombinleri sokaklarda göreceğiz. Özellikle 80’ler kadın modası pek revaçta.

3- Baştan ayağa çiçeklerle bezenmeye hazır mısınız?

Bahar gelirde çiçek desenleri sokaklara dökülmez mi? Tabiki, çiçeksiz bir bahar düşünülemez. Çiçek desenlerini olabildiğince fazla hatta baştan ayağa kombinlerinizde kullanabilirsiniz.

4- Bambaşka desenleri cesurca bir araya getirebilir misin?

Mix&Match trendiyle birlikte farklı desenleri cesurca bir araya getirebilirsiniz. Hatta o kadar sınırları zorlayabilirsiniz ki, ortaya çıkan kombinlere sizle birlikte herkes şaşırabilir. Ama dikkat etmeniz gereken bir nokta var. O da desenlerle renk uyumlarını iyi dengelemek, unutmayın.

5- Transparan detaylara dikkat!

2017 ilkbahar-yaz sezonunda yine transparan detaylara yer veriyor dünyaca ünlü tasarımcılar. Transparanlığı ölçülü bir şekilde kombinlerinize taşırsanız, göz alıcı bir stile sahip olabilirsiniz.

6- Minimal kombinler en az desenliler kadar popüler!

Daha yalın, daha sakin stilleri hayatınıza katmayı seviyorsanız, bu trend tam size göre. Düz kesimlere sahip, natürel tonlarda, abartısız kombinleri gardırobunuza eklerken, baharın yumuşak havasını da içinize çekin.

7- Enine mi daha güzel yoksa boyuna mı?

En az çiçek desenleri kadar çizgiler de yeni sezon sokak modasının favorileri arasında yer alıyor. Enine çizgiler, boyuna olanlarla yarış haline girmişken, hepsini tek kombinde toplamak da mümkün tabi.

Trendler ve stil önerileri ile ilgili diğer yazılarımı blogum “PIMOOD”dan takip edebilirsiniz.

Yazının devamı...

© Copyright 2019

Milliyet Gazetecilik ve Matbaacılık A.Ş.