Anne olmak : ''Endişe Kulübüne Hoşgeldin.'' (Sezen Aksu)

Sezen Aksu’nun yeni anne olan birini kutlarken kullandığı sözler geldi aklıma; ‘’Endişe kulübüne hoşgeldin.’’ Bu kadar mı güzel özetlenir annelik…

Evet, tam olarak böyle birşey. Bitip tükenmek bilmeyen bir endişe hali. Benim oğluma, annemin bana, anneannemin de anneme olan yaklaşımını gördükçe bunun sonu olmayan birşey olduğunu net olarak söyleyebilirim kendi adıma.

Karnımda taşımaya başladığım an başladı herşey. Ağır kaldırdım, birşey olmuş mudur? Bugün hareket etmedi, ne oldu acaba? Kordon dolanmamıştır değil mi boynuna doktorcum?

Haberin Devamı

Bu arada çeşitli alıştırmalar da yapmak gerek tabii. Örneğin, 15kg ağırlığında bir kum torbası alın ve gece 02.00-06.00 arası kucakta taşıyın. Ayrıca bir kavunun içini boşaltın, ağız yerine bir delik açın, tavandan sallandırın. O sallanırken siz de kaşıkla ağzından içeriye mama vermeye çalışın. Bir de şunu deneyebilirsiniz. 30sn aralıklarla anne diyen bir çocuğun ses kaydını yanınızda açın, bir yandan da telefonla konuşmaya çalışın.

Doğdu bitti mi, bitmez!!! Bu kez de sütüm yetiyor mu? Yeteri kadar kilo alıyor mu? Az uyudu, çok uyudu, sık uyandı, hiç uyanmadı!!! Tam bir delilik hali yani...

Okula başladı. Mutlu mu? Arkadaşları iyi davranıyor mu? Peki ya öğretmenleri? Karnı doydu mu acaba? Eyvah yağmur yağdı, ıslanmış mıdır?

Herhalde deliriyorum dedim. Sonra baktım ki çevremde herkes böyle. Akıl almaz bir bilgi kirliliği içinde büyütmeye çalışıyoruz çocukları. Bir yandan eskiler etrafta, ‘Şu kadar çocuk, bu kadar torun büyüttüm ben. Ne demekmiş efendim bebeğe su vermemek!!!’ Doktora soruyorsun, diyor ki, ‘6 ay su yok, anne sütü yeterli.’ Her kafadan bir ses… Bir kitaplık dolusu kitap okumalar, anne olma kursları falan. Baktım böyle olmayacak, iç sesimi dinlemeye karar verdim. İç sesim dedi ki, o bir birey. Onu dünyaya sen getirdin diye her istediğini yapacak, bizim istediğimiz gibi olacak diye birşey yok. Onu gözlemledikçe, vücut diliyle, sözleriyle neye ihtiyacı olduğunu öyle net anlatıyor ki… Temel gereksinimler en kolayı. Çocuğunu iyi tanıyan bir anne acıktı mı, doydu mu, uykusu mu geldi, hemen anlar. Eli termometre gibidir, alnına koyar ve evet, 37,8C ateşi var, diyebilir.

Haberin Devamı

Ama bence en temel gereksinimi ne çocukların biliyor musunuz, sevgi. Kayıtsız, şartsız, sonsuz sevgi. Gelecekteki yaşamları için yapabileceğimiz en büyük yatırım bu.

Aslında böyle günleri annesini kaybetmiş olanları, annesi hasta olanları, anne olmak isteyip de olamayanları üzdüğünü düşündüğüm için pek sevmem. Bu nedenle tüm annelerle birlikte anne olmak isteyenlerin, anne olmayıp anne ruhu taşıyanların da anneler gününü kutluyorum.

Ve canım annem, iyi ki varsın….

Aşk’la,