PembeNar özel

Marka yolculuğunuz nasıl başladı? Tullia Jewels ismi nereden geliyor? 

Aylin Kan: Tullia’yı 2017 yılının Nisan ayında kurduk. Mücevherin gerçekten büyülü bir dünyası var. Ve bu büyülü dünyada, kendi tasarımlarımızla yer almak tarif edilemez bir duygu. Mücevher tutkumuzu, modern çizgiler ve renklerin gücüyle birleştirmeye karar verdik. Tasarım her şeyden evvel görsel bir zeka gerektiriyor bence. Biz tasarımlarımıza aynı zamanda yaratıcılığımızı ve zevkimizi de ekliyoruz. Hayallerinizin gerçeğe dönüştüğünü görmek harika bir his.

Hande Yılmaz: Tullia ismi çok sevdiğimiz arkadaşımız Hediye Güral tarafından bize önerildi. Tullia, Hititçede yaşam kaynağı anlamına geliyor. En önemli yaşam kaynağımız ve sonsuz enerji yayan güneşten esinleniyoruz. Kadını da güneş ile bağdaştırıyoruz. 

Mücevhere ilginiz ne zaman başladı?

Hande Yılmaz: Takıların hayatımda hep ayrı bir yeri olmuştur. Hayatım boyunca mutlaka pırlantayla ilgili bir şey yapmam gerektiğini düşündüm. Aylin’le mücevhere ve tasarıma olan ilgimiz ortaktı. Sonunda kendi markamızı kurmaya karar verdik. 

Ürünlerinizi kimler kullanıyor?

Hande Yılmaz: Her kesimden müşterimiz var diyebilirim. Ortak noktaları ise şıklıklarına önem vermeleri. Tarzımızı, zamansız ve minimal olarak tanımlıyoruz. Farklı tarzda kombinlere eşlik edebilecek ve kadınların şıklığını tamamlayacak ürünlerimiz var. Koleksiyonlarımızda her yaşta kadının üzerinde taşıdığında kendini dinamik ve genç hissedebileceği parçalara yer veriyoruz.

Tasarımlarınızın en önemli özellikleri neler?

Aylin Kan: Tullia tasarımları müşterilerimizin yaratıcılığıyla birleştiğinde birçok farklı kullanım şekli ortaya çıkabiliyor. Bu bizim ürünlerimizin en sevilen özelliklerinden biri. Çünkü tasarımlarımız farklı kullanım olanaklarına sahip. Örneğin bir küpe birkaç farklı küpeye dönüşebiliyor. Üst üste takmak ve birbiriyle karıştırmak tasarımları bambaşka bir hale büründürüyor. Bunlar artık aksesuar kullanımının olmazsa olmazları.

Hande Yılmaz: Tasarımlarımızın en önemli iki özelliği, parçaların birbirleriyle kombinlenebilmesi ve günün her saatinde kullanılabilmesi. Her koleksiyonun birbiriyle konuştuğu ve ürünlerin birbirini tamamladığı parçalar, kadınlara yaratıcılıklarını yansıtma imkanı sunuyor. Minimal ve zamansız bir stilimiz var. 

En çok hangi taşlarla çalışmayı seviyorsunuz? 
Hande Yılmaz: Pırlanta, konyak, safir ve yakut en çok kullandığımız taşlar. Renklerin ve ışıltının gücüne çok inanıyoruz. Tek bir parçayla bile tüm dikkati üzerinize çekebileceğiniz, modern formlarda ve bol ışıltılı ürünler tasarlıyoruz. Renk, doğru tasarımla birleştiğinde varlığını daha çok hissettiriyor.

Takıları kombinlerken nelere dikkat edilmeli?

Aylin Kan: Bir kıyafetin eksiksiz ve sahibinin kişiliğini yansıtan son halini alması için takı ve aksesuar olmazsa olmazdır. Takı kombinlerken sizin ruhunuzu yansıtacak ürünleri takmanız önemli. O zaman farkında olmadan uyumu yakalamış oluyorsunuz.

Bir kadının takı koleksiyonunda olması gereken en önemli parçalar nelerdir?

Hande Yılmaz: Bir kadının şıklığını tamamlayacak ışıltılı parçalar mutlaka koleksiyonunda yer almalı. Aksesuar, kombininizin eksik olan yönünü tamamlamalı. Bu bazen bir küpe de olabilir, bazen dekoltenizi tamamlayan şık bir kolye de…

Son yıllarda kişiselleştirilebilir tasarımların yükselişi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Aylin Kan: Kişisel ürünlerde yoğunlaşmış bir duygu olduğunu düşünüyoruz. Yükselişin sebebi de bu aslında. Çocuklarınızın veya sevdiğiniz birinin isminin baş harflerini üzerinizde taşımak sizce de çok özel bir his değil mi? Kendi çizgimize göre yorumladığımız çok özel harf tasarımlarımız var. Birçok koleksiyonumuzda, klasikleşen takı formlarını, farklı kullanımlara açık parçalarla yeniden tanımlıyoruz. “Puzzle Initials” koleksiyonunda gerçekten farklı olanı denedik. Yüzükler parmağı iki taraftan sararak, birleşmeden ortada bir harf oluşturuyor. Bu duruş ise sonsuzluğu ifade ediyor. Helix of Shine koleksiyonumuzda ise boyunda yan duran harf kolye tasarılarımız var.

Peki günlük kıyafetlerde ne tür takıları öneriyorsunuz?

Aylin Kan: Çok büyük parçalar olmadığı sürece bence her türlü mücevher takılabilir. Tullia Jewels’ın bütün parçaları, kot pantolon ve tişörtle ya da abiye veya kokteyl elbisesiyle de kolayca kombinlenebiliyor. Bu biraz da kişinin tarzı, karakteri ve o anki ruh haliyle doğru orantılı. Siz neyi, nasıl seviyorsanız öyle olmalı. 

Takı dünyasında 2019'da neler moda olacak?

Aylin Kan: 2019’da bizi değişik formlarda ve geometrik şekillerde, birbirinden farklı takılar bekliyor. Minimalist ve sürrealist bir tasarım anlayışı ön planda olacak. Birden çok farklı yüzüğü bir arada kullanmak, kolyelerde zincirleri üst üste takmak yine ön planda olacak. Biraz renkler de girecek hayatımıza. Biz koleksiyonlarımızda eskiyi modernize etmeyi çok seviyoruz. Bu sene de eskiyi yeni, modern çizgilerle birleştirerek ortaya harika tasarımlar çıkarmaya devam edeceğiz. 

Beğendiğiniz takı markaları var mı?

Hande Yılmaz: Ürünlerini çok sevdiğimiz tasarımcı arkadaşlarımız var. Örneğin Iris+Ivy’yi çok seviyoruz. Mücevher konusunda gerçekten birçok ülkeden çok daha ilerideyiz. Bunu yurtdışında katıldığımız fuarlar ve çeşitli etkinliklerde de gözlemledik. Sanıyorum takıya olan merakımız genlerimizde saklı. Dünya standartlarının üzerinde tasarımlar çıkıyor bizden. İçerisinde taklit olmayan her tasarımı takdir ediyoruz. Özellikle genç tasarımcıların yurt dışına açılma noktasında desteklenmesi, ülkemiz adına da gurur verici sonuçlar doğurur.

Peki Tullia yurt dışına açılacak mı?

Hande Yılmaz: Evet bu konuda da çeşitli görüşmeler yapmaya devam ediyoruz. Şuan internet sitemiz üzerinden yurt dışına satış yapabiliyoruz. Ancak çok daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyoruz tabi ki. En büyük hayallerimizden biri de Londra’daki Harrods’ta yer almak.