20 Nisan pazartesi öğlen bir hasta danışıldı bana.

Henüz 28 hafta gebe dendi.

Suyu az dendi.

Renkli ultrasonu da bozuk dendi.

Hiç iyi bir haber yoktu anlaşılan!

 

''Getirebilirsiniz dilerseniz.'' dedim.

 

İçimde bir umutla. Takiple anne karnında biraz büyütebilirdim ben bu bebeği!

Küvezde geçecek zor ve uzun zamanlar ile anne karnında küçücük bir bebeğin kaybı arasında yapılacak ve anlık değişebilecek tercihler arasında...bunu bilerek...bu riski de alarak.

 

Çünkü anne karnında geçecek bir gün bile küvezden çalacağımız bir kaç gün demekti!

 

Gebe 16 : 30 gibi polikliniğe geldi. Bitkin ve önceki duyduklarından mutsuz.

Tansiyon baktım 18/11. Gebelik zehirlenmesi, halk arasında.

Bebeğe baktım;

Su hiç yok.

Renkli ultrason kötünün de kötüsü. Ya 1 gün kalmış kaybetmemize ya da saatler. O kadar vahim ve acil yani.

Bendeki haberler daha da kötüydü. Takip edebileceğime dair umudum da bitmişti üstelik.

 

Acil sezaryen planlayıp 660 gr bir bebek dünyaya getirdim o gün.

yenidoğan yoğun bakıma verdim.

Bir sürü dua ve belirsizlikle.

...ve yeni bir mucize bebek olmasını ümit ederek!