YAŞLANINCA KAYBOLAN İŞİTME GÜCÜ


Yaş ilerleyince işitme kaybı doğaldır ve aslında erken yaşlarda belli belirsiz başlamaktadır. Normal şartlar altında, yıllar geçtikçe işitme yavaş bir şekilde, her iki kulakta da azalmaktadır

Bazı kişilerde bu işitme kaybı belirli bir seviyede kalır ve rahatsızlığa neden olmaz, bazı kişilerdeyse ilerleme devamlı olur ve ciddi rahatsızlığa yol açabilir. Çeşitli nedenler, yaşlılıkta gelişen duyma kaybını hızlandırabilir. Bu nedenlerin başlıcaları, kalp, dolaşım, metabolik hastalıklar gibi çeşitli işitme sistemi dışı hastalıkların yanı sıra sinir sistemiyle doğrudan işitme sistemiyle ilgili hastalıklardır.
Ayrıca sürekli gürültüye maruz kalmak (mp3 çağında buna dikkat), çevresel faktörler (örneğin toksinler), kulağa zarar veren ilaçlar ve nikotin de işitme gücünü olumsuz etkiler.
Artarak genellikle iki taraflı ve simetrik işitme kaybında, önce yüksek frekanslarda ardından orta ve alt ses frekanslarında duyma kaybı oluşur, yani insanlar önce tiz sesleri duymamaya başlar. Örneğin kuş cıvıltılarını eskisi kadar duymazlar ama çoğunluk bu durumu fark etmezler.
Bazı kişiler özellikle gürültülü ortamlarda kelimeleri seçmekte ve duymakta zorlanır. Söylenenleri duyarlar ama kelimeleri tam seçemediklerinden anlamakta zorlanır veya yanlış anlarlar. İşitme kaybı olanlar, belli bir ilerlemeden sonra hiçbir konuşmaya katılamamaz ve bu sosyal sağırlık dediğimiz duruma yol açarak kişinin tecrit edilmesine, toplum içinde huzursuz ve rahatsız olmasına yol açar.
İlerlemiş işitme kaybı olan kişiler, gürültülü veya sesli ortamlarda kendilerini güvensiz ve rahatsız hisseder.
İşitme kaybına ek olarak zamanla kulak çınlaması da (Tinnitus) ortaya çıkabilir ve durum iyice tatsızlaştırır.
İşitme kaybı olan insanlarda sosyal ve psikolojik bozukluk riski vardır. Bu nedenden dolayı işitme kaybı mümkün olduğu kadar erken tedavi edilmelidir.

KBB’nin önemi
Teşhis için başlangıçta ‘kulak burun boğaz’ (KBB) hekiminin kontrolü şarttır. Önemli olan işitme kaybının yaşlanmadan mı kaynaklandığı yoksa başka bir sebebi mi olduğunun ayırt edilmesidir. Yapılacak ileri tetkikler ve odyometrik testlerle kısa sürede ayırıcı tanı konabilir.
Yıllar öncesinin işitme gücü yeniden oluşturulamaz ama zamanında müdahaleyle ciddi ölçüde yardım mümkün. İş ki kişi, bu tip gereçlerden yaralanabileceğini bilsin ve daha da önemlisi yaralanacağı evrede profesyonel yardım alsın. Eğer işitme kaybı çok ilerlerse bu modern çağda yine de pes etmemek gerekir, uzmanının bu konuda yapabileceği çok şey vardır. Örneğin telefon hoparlör yükselticisi, televizyon kulaklıkları gibi çok çeşitli gereçler, kişilerin günlük hayattan uzaklaşmasının önlenmesine yardımcı olur.
Çoğu kişi yaşı ilerledikçe işitme kaybının geliştiğini fark etmez. Normalde kişiler bunu yedi yıl kadar sonra fark ederlermiş. Bu nedenle yaş ilerlediğinde, eğer özellikle tiz sesli kelimeleri anlamakta zorluk yaşanıyorsa, bir kulak burun boğaz uzmanıyla görüşmek gerekir.
İnsanlar genelde bu durumu fark etmediklerinden, yakınlarının dikkatli olması ve böyle durumları önemsemesi gerekir. Böyle durumlarda kişiyi rencide etmeden profesyonel yardım almaya ikna etmek lazımdır. Aslında yaş ilerledikçe herhangi bir şikayet olmadan da işitme gücünü kontrol ettirmekte yarar var. Sıklıkla sürpriz işitme kayıpları tespit edilip, basit bir işitme aleti sayesinde insanlar, nedenini fark etmeden kaçtıkları sosyal yaşama yeniden dönebilir.