Oyun hayal gücünü geliştirir

-miş, mış oyunları ya da hayali oyunlar, bir çocuğun dünyasının köşe taşlarıdır. Çocuklar bu tür oyunlara 2 yaş civarı başlarlar. Hemen hemen her şey bir çocuğun hayal gücünü tetikleyebilir ki bunlara günlük kullandığımız objeler de dahildir. Bunu yapmalarının sebebi onları sembol olarak kullanmalarıdır. Semboller vasıtasıyla  bir nesnenin bir başka şeyi temsil ettğini öğrenirler. Mesela tencere ve tavalar ses çıkararak birer müzik aletine dönüşebilir. Günlük aletlerle  yalnızca miş gibi davranmakla kalmıyorlar aynı zamanda oyunların  içinde rollere bürünüyorlar. 

Süper kahramandan polise, itfaiyeciden doktora ya da anne-baba rollerine bürünebiliyorlar. Oyun aracılığıyla da birçok farklı senaryo deneyimliyorlar. Bazen de büründükleri roller ya da kullandıkları semboller yaşadıkları bazı güçlüklerle başa çıkmak için oluyor ve oyun vasıtasıyla bunu dışa vuruyorlar.

2 yaş civarı çocuklar daha çok beslemeye yönelik oyunlar oynarlar. Sizin davranışlarınızı bebekleri üzerinde uygular. Oyun vasıtasıyla yaşam içerisinde olan biteni de yorumlar ve deneyimlerler.

Evde bir kutu içinde ya da bir köşede çocukların hayali oyun oynamalarını teşvik edecek oyuncaklar bulundurun. Yetişkinlerin günlük yaşamda kullandığı gibi oyuncak telefon, mutfak eşyaları, renkli bloklar, kuklalar, doktor seti ve hayal gücünü geliştirecek oyuncaklar onların bir role bürünmelerine ve sınırsız hayal güçlerini kullanmaya yardımcı olur.

Oyun sosyal becerileri geliştirir

Çocuklar, gözle görülür anlamlı bir konuşma yapmasalar da bir arada keyifle oynayabilirler. 2-3 yaşlarından itibaren çocuklar kreşte, parkta ya da başka ortamlarda bir araya geldiklerinde birbirleriyle bir şekilde etkileşime giriyorlar. Bu etkileşim sırasnda da tartışmayı, anlaşmayı,işbirliğini ve paylaşmayı öğreniyorlar. Tabii bazı çocuklar paylaşmaya 4 ila 6 yaşlarına kadar pek istekli olmayabiliyor. Evcilik oynanacaksa kim baba olacak, kim anne olacak kim ne renk elbise giyecek konusunda fikir birliğine varmaya çalışırken aslında birçok şey öğreniyorlar ve sosyal beceriler geliştiriyorlar.

Çocuğunuzun sosyalleşmesine fayda sağlamak için onu oyun parkına götürerek ya da tanıdığınız ailelerin çocuklarını eve davet edip nasıl oynayabileceklerine dair ipuçları verebilirsiniz. Onların yaş grubuna göre etkinlik kutularını  ya da oyunları birlikte oynamalarını sağlatabilirsiniz. Bu davetler veya park oyunları sırasında çocuğunuzun hangi sosyal becerileri geliştirdiğin hangilerini geliştirmeye ihtiyaç duyduğunu gözlemleyebilirsiniz. 

 

Oyun, fiziksel gelişimi destekler

Birçok oyun çeşitli becerilerin geliştirilmesinde fayda sağlar. Oyun parkı demirlerine tırmanmak fiziksel güç toplamaya fayda sağlar. Atlama, sıçrama faaliyetleri dengeyi, spor faaliyetleri koordinasyonu geliştirir. Koşma, fırlatma, pedal çevirme gibi kaba motor becerileri daha önce gelişir ancak ince motor becerileri de kaba motor becerilerine göre çok geride kalmaz . 3 yaşındaki bir çocuk blokları üst üste dizerken yalnızca denge, ağırlık, büyüklük gibi kavramları değil el göz koordinasyonunu da geliştirir. Oyunla beraber el becerileri günlük yaşam becerilerine katkı sağlar ve 3 yaşındaki bir çocuk kendi kendine giyinip, yemek yiyebilir. Bu da onun artık bağımsız olduğunu gösterir.

Oyunun fiziksel faydaları dışında çocukların psikolojik sağlığına da etkisi var. Oyun vasıtasıyla çocuklar stresleriyle baş etmiş oluyorlar, kızgın, huysuz olduklarında oyun vasıtasıyla bunu dışa vurabiliyorlar.

Parka gitmiyorsanız bile evin içinde olduğunuz zaman çocuğunuzla tv izlemek dışında vakit geçirin. Saklambaç oynayın, dans edin, zıplayın,yastık savaşı yapın. Oturarak zaman geçirmek öğrenmeye bir fayda sağlamayacağı gibi çocukların obez olma şanslarını arttırır. Onlarla vakit geçirmeniz, birlikte oyun oynadığınızda tüm dikkatinizin tamamen onlarda olması özgüvenlerini arttırmada fayda sağlar.

Oyun, çocukların duygularıyla baş etmelerine yardımcı olur

Çocuklar daha kelimelerle duygularını ifade etmeye başlamadan önce  hissederler ve oyun vasıtasıyla, sanatla, başka aktivitelerle ifade ederler. Yaşadıkları duygular canlarını yakmışsa veya ne yaşadıklarını anlamamışlarsa bunu oyun vasıtasıyla tekrar tekrar yaşarlar. Örneğin okulda bir çocuk onu itip düşmesine sebep olduysa ne olduğunu anlamadığı ama kızdığı için ertesi gün sizinle oynarken bir gün önce yaşadığı olayı canlandırırcasına sizi itmeye ya da agresif davranmaya çalışabilir.Bu durumda size vurmasını nazikçe engelleyerek ama bir yandan da ona duygusunu hissettirerek rehberlik edebilirsiniz.