Gelişmiş toplumlarda hayat o kadar hızlı akıyor ki eve geldiğimizde neredeyse uyku vakti gelmiş oluyor. Evimizde biraz oturup rahatlayacak vakti bulamadığımızda da biraz daha geç yatalım, kendimize vakit ayıralım derken tasarruf yaptığımız şey genellikle uykumuz oluyor. Peki, olmaz mı? az uyusak, az uykuyla idare etsek ve kendimize daha çok vakit ayırsak.

Son yıllarda yapılan çalışmalar az ve kalitesiz uykunun sandığımızdan çok daha ciddi sonuçlar doğurduğunu ortaya koymaktadır. Hepimizin bildiği ve yaşadığı üzere, az uyuduğumuz gecelerin sabahında daha keyifsiz ve isteksiz başlarız güne. Gün içerisinde de işe konsantre olmak güçleşir, daha fazla dikkat hataları yapmaya başlarız, araba kullanıyorsak kaza yapma riskimiz artar. Tüm bunlar kısa dönemde uykusuzluğun bize yaşattıkları. Oysa sürekli olarak az uyuyan kişilerde kronik hastalıkların görülme sıklığı inanılmaz ölçüde artmaktadır. Doktora başvurduğumuzda uykumuzla ilgili bir şeyleri söylemek çoğu zaman aklımıza gelmez, diğer taraftan hastalıkların incelenmesi sırasında uykuyla ilgili detayları sormak doktorun da aklına gelmez. Oysa hangi hastalıkların gelişiminde uyku yoksunluğunun olduğuna baktığımızda  karşımıza diyabetten, kalp damar hastalıklarına, yüksek tansiyondan bağışıklık sistemi hastalıklarına kadar oldukça geniş spektrumda bir tablo çıkmaktadır.

Sekiz saatlik uykusunu 4 saat ile sınırlayanlarda şeker kullanımının normal uyuyanlara göre çok yavaşladığı gözlenmiştir. Şeker kullanımının yavaşlaması ise kan şekerinin yüksek seviyelere çıkması, uzun vadede de şeker hastalığının artması anlamına gelmektedir. Bir gece uykusuzluk sonrasında bile kişilerin tansiyon değerlerinin normalden daha yüksek seyrettiği gözlenmiştir. Bu da uzun süren bir uyku yoksunluğunda tansiyon değerlerinin yüksek gitmesine uzun vadede de kalp hastalıkları ve felçler açısından riskli bir durum oluşturmasına yol açmaktadır.

Hiç düşündünüz mü neden hasta olduğumuzda uyumak isteriz diye? Uyumak bağışıklık sistemimizin hastayken bize verdiği bir hediyedir aslında. Uyurken enfeksiyonlarla mücadele edebilecek maddelerin salgılanması kolaylaşır ve iyileşmemiz hızlanır.

Beş saat ve altında uyuyanların yaşam sürelerinin 8 saat uyuyanlara göre daha kısa olduğu da saptanan gerçekler arasında. Bu sonuca bakıp o zaman daha çok uyuyalım daha uzun yaşayalım derseniz o da pek mümkün görünmüyor. Uyku ihtiyacı 7-8 saat olanlarda, 9 saat ve üzerinde uyumanın da yaşam süresini kısalttığı bildiriliyor. O zaman ne az ne de çok kararınca uyuyup sağlıklı olmalıyız demek düşüyor bize de.

http://www.somnus.com.tr/horlama/