Gökyüzünden boşalan konfetiler gibi, yağmur yağıyor....

 

Böylesine çılgın bir yağmurda iliklerine kadar ıslanmış, hala gülen, keyif alan bir çift…

Bu çılgın yağmurda işe yetişmeye çalışan ve sırılsıklam olmuş bir adam….

Aynı çılgın  yağmura kucağında bebeği ile yakalanmış bir kadın….

Bu deli  yağmur ile aylar öncesinden planladıkları kır düğünü hayalleri yok olan bir çift...

Bu coşkulu yağmur ile toprağına bereket yağan çiftiçi...

 

Yağan aynı yağmur,

Kimine mutluluk, kimine keyif, kimine huzur, kimine isyan...

 

Bazen de…

Yağan aynı yağmur, ben aynı ben, belki de aynı ben değil....

 

‘’Korkunç bir yağmurdu, bitsin diye bekledim sabırla, bitmedi…’’

‘’Ne müthiş gündü, nasıl da ıslanmıştık, keşke yine olsa, hep olsa….’’

 

Yağmur aynı yağmur.....

Değişen biz,

Değişen şartlar,

Değişen seçimler,

 

Doğanın müziği var...

Duyabilene, dinleyebilene, dinleyebilenle,

Yağmurun melodisiyle,

Dansla,

Aşk’la.....

 

G