Gökbilimci Prof. Dr. Ethem Derman,  burçların ve gezegenlerin insanlar üzerinde etkisi olmadığını ifade ederek,  "Sizin doğumunuzu sağlayan ebenin kütlesini ve ebe ile sizin aranızdaki uzaklığı  bildiğimiz için onun etkisine bakıyoruz ve anlıyoruz ki ebenin etkisi Satürn'ün  etkisinden fazla" dedi. 
 
Türkiye'de astronomi biliminin önde gelen isimlerinden Ankara  Üniversitesi Fen Bilimleri Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü eski  öğretim üyesi Prof. Dr. Derman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sık sık  haberlere konu olan göktaşı düşmesi üzerine kurulan "kıyamet senaryolarını"  eleştirdi. 
 
Derman, geçtiğimiz yıl 15 Şubat'ta Rusya'nın Çelyabinsk kenti  yakınlarına 17 metre çapında bir göktaşı düştüğünü hatırlattı. Atmosfere girerek  patlayan ve daha sonra Çelyabinsk kentinin yakınlarına düşen göktaşının yarattığı  etkiyle çok sayıda binanın camlarının kırıldığını kaydeden Derman, "Eğer şehrin  içine düşseydi belki de 200 kişi ölecekti" dedi. 
 
Küçük çaplı gök cisimlerinin gökbilimciler tarafından görülemediğini,  bu nedenle bunların zaman zaman yaşanabildiğini kaydeden Derman, "Eğer düşen  göktaşı 100 metre çaplı olsaydı en az 3 gün önceden görürdük. Eğer göremeseydik  ve bir kentin üzerine düşseydi, mesela New York'un. New York'u yok edebileceğini  biliyoruz. Ama bunların gelip de dünyaya düşme ihtimali yüksek değil. Yapılan  araştırmalar sonucunda 2 bin 350 yılına kadar dünyaya büyük bir göktaşı  düşmeyeceğini biliyoruz" diye konuştu. 
 
 İnsanların gökten sürekli felaket ve kıyamet beklemesinin anlamı  olmadığını vurgulayan Derman, 21 Aralık 2012'de de benzer bir senaryo ile  insanların kıyamete odaklandığını belirtti. Bu tür kıyamet senaryolarının bu  işten çıkar sağlayan kişilerin uydurmaları olduğuna işaret eden Derman, bilim  insanları dışında kimseye itibar edilmemesi gerektiğini kaydetti. 
 
"Bayrağımızdaki yıldız değil gezegen" 
Prof. Dr. Derman, halk arasında astronominin merak uyandıran bir bilim  olmasına karşın çok fazla doğru bilinen yanlışın da olduğuna dikkati çekti.  "Kuyruklu yıldız, akan yıldız" olarak halk arasında adlandırılan gök cisimlerinin  yıldız olmadığını söyleyen Derman, şöyle konuştu: 
 
"Bizim halkımız gökyüzünde gördüğü herşeye 'yıldız' der. Örneğin  bayrağımızdaki ay yıldız. Yıldız değil o. Ama herkes yıldız olarak bilir. 'Hilal  şeklindeki ay, önündeki de yıldız' derler. Hayır, gezegen. Ama gezegenin ne  olduğu bilinmez. Bayrağımızdaki ay ve bir gezegen. Büyük ihtimalle de Venüs  gezegeni. Sadece bizim bayrağımızda değil, en az 20 ülke bayrağında hilal  şeklinde ay, 60 ülke bayrağında gökyüzü var." 
 
"Satürn değil, ebe etkiler" 
Gök cisimlerinin insan üzerinde etkisi olduğu ve doğum sırasında  gezegenlerinin konumunun etkisinin konuşulmasının "uydurma" olduğunu savunan  Derman, "Marduk" diye bir gezegenin de olmadığını dile getirdi. 
 
Burçların etkisine inanmanın saçma olduğuna değinen Derman,  kendilerinin tüm gayretlerine rağmen bunlara inanmak isteyen insanları  vazgeçirmenin mümkün olmadığını kaydetti. Burçlar üzerine kitaplar ve yazılar  yazan insanların bu işten çıkar sağladıklarını ve herkese hitap eden söylemlerle  insanları ikna ettiklerini bildren Prof. Dr. Derman, "Sahtekarların dili o kadar  güzel konuşuyor ki anlatınca inanıyorlar. Çünkü kullandıkları tabirler herkese  uyar. 'Aslan burcu lider olmak ister, beklemeyi sevmezler' diyor. Kim lider olmak  istemez? Kim beklemeyi sever? Bunları okuyan bazı insanlar da 'Yahu beni ne de  güzel tarif ediyor?' diyorlar" dedi. 
 
Gök cisimlerinin tek etkileme yönteminin çekim gücü olduğunu ve bu  nedenle insanları etkilemeyeceğini dile getiren Derman, şöyle devam etti:  "Siz doğduğunuzda Satürn Terazi burcundaysa sana etki eder mi etmez mi  hesabını yapmak çok basit. Sizin doğumunuzu sağlayan ebenin kütlesini ve ebe ile  sizin aranızdaki uzaklığı bildiğimiz için onun etkisine bakıyoruz ve anlıyoruz ki  ebenin etkisi Satürn'ün etkisinden fazla. Ebe daha yakın olduğu içindoğumunuzda  Satürn değil ebe etkiler."