'1922 ruhu ile hareket edeceğiz'

'1922 ruhu ile hareket edeceğiz'





İkisi de Hasan Tahsin. İkisi de İzmirli. İkisi de modern Türkiye'nin kuruluşunda, siyasi ve ekonomik bağımsızlığına kavuşmasında, bugünlere gelmesinde çok önemli rol oynadılar. Birbirlerini belki de hiç tanımamışlardı. Belki de gazeteci Hasan Tahsin, girişimci Hasan Tahsin'i tanıyordu, bilinmiyor. Ama bilinen birşey var Ege'nin incisi İzmir'de, siyasal kurtuluş savaşının ilk adımını gazeteci Hasan Tahsin, ekonomik kurtuluşunun ilk modern adımını da girişimci Hasan Tahsin attı.

İzmir'in ilk markasını üretti
Gazeteci Hasan Tahsin, 15 Mayıs 1919'da işgal kuvvetlerine karşı ilk kurşunu sıkarak Ulusal Kurtuluş Savaşı'nı başlattı. 9 Eylül 1922'de Yunan işgali altındaki İzmir'den son düşman da denize döküldüğünde Türkiye, siyasi olarak bağımsız bir ülkeydi. İzmir, İlk Kurşun Anıtı ile gazeteci Hasan Tahsin'e minnetini abideleştirdi. Ancak tam da o günlerde İzmir'in de gündeminde, genç Cumhuriyet'in de gündeminde bu kez ekonomik kurtuluş vardı. Atatürk, ekonomik zaferlerle taçlanmadıkça siyasal zaferlerin kalıcı olamayacağını söylüyordu. Aynı yıl bu kez girişimci Hasan Tahsin sahneye çıktı. 1922'de, kent düşman işgalinden kurtulur kurtulmaz, Türkiye'nin ilk markası olacak Piyale Makarna'nın temelini attı.
10 işçi ile kurduğu küçücük atölyede, el presleri ile Türkiye'nin ilk makarnası üretilmeye başlandı. Günlük kapasitesi 600 okka olan atölyede üretilen makarnalar, tepsilerde kurutulmaya bırakılıyordu. Önce İzmir'in birkaç ilçesine satış yapılmaya başlandı. Teknolojik gelişmeleri yakından takip eden Hasan Tahsin Bey İtalya'ya giderek ilk makarna kalıplarını getirdi. Böylece çeşit arttı, çubuk, arpa, tel şehriye, salyangoz, fiyonk makarna üretti.

Madalya alıyor
Hasan Tahsin, Türkiye'nin ilk girişimcilerinden biri olarak Atatürk'ün de dikkatini çekti. Türkiye'nin ekonomik Kurtuluş Savaşı'nı da 1923 yılında İzmir'de topladığı Birinci İktisat Kongresi'yle başlatan Atatürk, "Kurtuluş Savaşı'nda kazandığımız zaferleri ekonomik alanda da zaferle taçlandırmalıyız" diye seslendiği işadamlarına, Türkiye'nin ilk Makarna Fabrikası'nın kurucusu Hasan Tahsin'i örnek gösterdi.
Hasan Tahsin Bey, İktisat Kongresi'nin sonunda Atatürk'ün emriyle altın madalya ödülüne layık görüldü. Bu, kazandığı ilk ve en anlamlı madalyaydı kuşkusuz ama sonuncusu olmadı. Bursa'nın yanısıra Yunanistan, İngiltere, İspanya, Almanya gibi uluslararası fuarlarda birçok madalya ve kalite ödülüne layık görüldü. Türk Makarna Fabrikası ürünleri, yurtiçinde olduğu kadar yurtdışında da kalitesini kanıtladı. Türkiye'nin ilk gıda markası, ilk ihraç ürünlerinden biri oldu.

Unutulmaz reklamlar
1930 yılında yeni bir fabrika ve değirmenin eklenmesiyle ilk büyüme atılımını gerçekleştiren Türk Makarna Fabrikası ülkenin her yanında satılarak herkes tarafından tanınır hale geldi. Hasan Tahsin Bey, soyadı kanunu ile birlikte kendine büyükbabasının adı olan Piyale'yi seçti ve ailesi için çok önemli olan bu ismi fabrikasına da vererek Piyale markasını yarattı. Türkiye'nin ilk makarnası, ilk markası oldu ve Piyale sonraki yıllarda un, irmik ve makarnanın jenerik ismi haline geldi.
1953 yılında Bayraklı'da kurulan üretim kapasitesi 18 ton olan fabrikayla, Piyale sanayi üretimine adım attı. Her yıl artan taleple fabrikanın kapasitesi de ikiye katlandı. 1976 yılına gelindiğinde ise günlük kapasite 110 tona ulaştı.
Türkiye'nin ilk yerli reklamlarından biri olarak reklamları 60'lı yıllara damgasını vurdu. 'Piyale adı ağız tadı' sloganı, dillere düştü. O yıllarda Türkiye'nin tüm radyolarından 'Piyale adı ağız tadı' diye seslenildi, gazete ve dergi reklamlarında bu slogan kullanılarak büyük ilgi uyandırdı.

Aile dağılıyor
Piyale markası, 1960'lı yıllarda yoğun bir şekilde yurtdışına ihraç edilmeye başlandı. Makarna ile başlayan ihracat atılımı 1970'lerden itibaren bütün ürünlerle sürdü. İngiltere, Almanya, Danimarka, İsveç, Finlandiya, Fransa gibi Avrupa ülkelerinin yanısıra Kanada, ABD, Lübnan, Suudi Arabistan'a ihracat yapıldı.
Piyale 1970'lerde Türkiye'yi yepyeni lezzetlerle tanıştırdı. Hazır puding ilk kez Piyale markası ile geldi. Anneler Piyale'nin buğday nişastaları ile çocuk maması ve hazır kek unları ile kek yapmayı öğrendiler.
90'lı yıllara gelindiğinde üçüncü kuşak Piyale ailesi, değişen rekabet koşullarına uyum sağlamakta zorlandı. Marka hâlâ çok güçlüydü ama piyasaya giren yeni oyuncular karşısında pazar payı hızla erimeye başladı. Bu durumda, Hasan Tahsin'in torunlarının evlenip, yurtdışında farklı farklı ülkelere yerleşmeyi seçmesinin de önemli rol oynadığı belirtilir.
Sonunda aile meclisi toplanıp Piyale'yi satma kararı aldı ve damatlara vekalet verildi. Sabancı Holding de gıda sektöründe büyük bir atılımın peşindeydi ve ailenin satış kararını değerlendirerek teklif verme kararı aldı. Aylar süren pazarlıkların sonunda 81 yıllık Piyale, Sabancı Holding'e devredildi.

Sabancı Holding Gıda Grubu Başkanı Haluk Dinçer, Piyale'nin 81 yıldır Türkiye'nin en çok tanıdığı ve en güvendiği markalarından biri olduğunu, bu özelliğini Sabancı Holding bünyesinde de sürdüreceğini söyledi. Sabancı'nın gıdada büyüyeceğini anlatan Dinçer, Piyale'nin gıda grubunun lokomotif markası olarak seçildiğini ifade etti. Piyale'yi 'kayan bir yıldıza' benzeten Dinçer, "Halkla iletişimi kopmuştu, günün koşullarına ayak uyduramaz hale gelmişti. Yabancı şirketlerin eline geçmesi an meselesiydi" diyor. Piyale'yi satın alıp, yeni ürünleri piyasaya sunmalarının ardından beklemedikleri bir taleple karşılaştıklarını anlatan Dinçer, "Bu Türk insanının geçmişine, değerlerine, kendi markalarına ne kadar sahip çıktığının bir göstergesi" diyor.
Piyale'nin ürün gamına sürpriz eklemeler yapacaklarını anlatan Dinçer, meyve sularından sonra bisküvi ve kek de çıkaracaklarını belirtti. "Kimseyi taklit etmeyeceğiz, denenmemişi üreteceğiz. Hasan Tahsin'in 1922 yılındaki cesur ve girişimci ruhunu bu markaya yeniden kazandıracağız" diyen Dinçer, şirketin cirosunu 2004 yılında ikiye katlayarak 100 milyon dolara çıkaracaklarını söyledi.



BUSINESS


Modern cihadın parasal kaynakları
Sayfayı bas Atilla, işimize bakalım
Atatürk'ten madalyalı İzmirli makarnacı...
'Korkuyoruz, korktukça küçülüyoruz'
'Göz'den 'iz'den tanıyorlar
Bu marka aşktan doğdu
Baklavadan şekeri kestiler mısır şurubu ile üretiyorlar
AMERiKAN MARKALARI RAMAZAN'DA MÜSLüMANLIĞI SEÇTİ
Tıraş bıçağı reklamında oynadım
İşadamına özel check - up
Kamu hizmetinde etik
Vehbi Koç'un kurduğu 75 yaşındaki Otokoç'u bir delikanlı yönetiyor
Emlak Vergisi ikinci taksit ödemesinde son gün 1 Aralık
Vatan hasreti çekene Tulumba!
Arjantin, İsviçre'deki rüşvet hesaplarının peşine düştü
Müzik endüstrisi birleşme vizesi bekliyor
Toyota, Ford'u solladı
'Jean'sel uyarılar

18 Kasım 2019 Magazin Bülteni18 Kasım 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber