Geri Dön

30 yıl sonra bir Türk MIT'de

30 yıl sonra bir Türk MIT'de





"İhsan Bey (eski Yüksek Öğretim Kurulu Başkanı, Bilkent Üniversitesi'nin kurucusu İhsan Doğramacı) Bilkent Üniversitesi'ni kurarken yalnızlığın sıkıntısını çekmişti. İstiyordu ki başka üniversiteler de kurulsun ve kendisi hükümete ve kamuoyuna karşı kuvvetli olsun; yani bir cephe oluştursun. Onun için bu üniversite fikrini çok destekledi. Hatırlıyorum, ilk defa Vehbi Bey'le yanyana geldiklerinde, tabi Vehbi Bey işadamı olduğu için, 'Bu kaça çıkar?' deyince, İhsan Bey, 'Beyefendi, 15 milyon dolar koyun siz, gerisini hiç düşünmeyin' dedi..."
1988 yılının ocak ayıdır. Anlatan Rahmi Koç! Koç Üniversitesi'nin kuruluş tarihini anlatan "Bilimin Kapısı" başlıklı kitapta Rahmi Koç, 10 yıl önce başlayan eğitimcilik serüvenine çıkış yolunu böyle anlatıyor.
Koç, kendi adına bir üniversite kurma firkini benimser. Bu düşüncesini açtığı yakınlarından da destek görür. Ancak Doğramacı'nın parasal tahmini çok çok iyimserdir. Yapılan fizibilite çalışmaları ile rakamın önce 35, ardından 50 milyon dolara çıkacağı anlaşılır. Ama bu da yetmez.
Talat Halman 'Bu iş 150 milyon dolardan aşağı çıkmaz' deyince Vehbi Koç "Bu çocuk şairdir zaten; ya dayak yememiş ya hesap bilmiyor" diye şaka yapar, ama zaman Halman'ın tahminin de çok düşük kaldığını gösterir. 10'uncu yılında Koç Ailesi'nin cebinden çıkan para 500 milyon dolara ulaşır. İnanmayanlar 2.5 yıldır üniversitenin rektörü olan Prof. Dr Atilla Aşkar'ı dinleyebilir.
Aşkar'ın verdiği bilgiye göre üniversitenin yapımı için Koç Ailesi 200 milyon dolar harcadı. Cari giderler içinse bugüne kadar 100 milyon dolar gitti. Üniversitenin bağımsız biçimde ayakta kalması için 200 milyon dolarlık da fon oluşturuluyor. Zaten bir vakıf (Koç Eğitim Vakfı) üniversitesi olan Koç Üniversitesi için ikinci 200 milyon dolarlık varlığı olan yeni bir vakıf için de hazırlık yapılıyor. Aşkar, 'Devlet vakıf üniversitelerine büyük yardım yapıyor' eleştirisine "Yapılan harcamalar içinde devletin bize katkısı yalnızca yüzde 3'tür" karşılığını veriyor.

Kolej havasından üniversiteye
4 Ekim 1994 tarihinde Vehbi Koç'un istinyedeki kampüste verdiği ilk ders ile öğretim hayatına başlayan Koç Üniversitesi o tarihte 80 öğretim üyesi bin dolayında öğrencisiyle adeta bir kolej havasındadır. Bunun değişmesi için çalışmalara başlanmış, 'Mavromoloz Devlet Ormanı' denilen ve 160 hektarlık alan üzerine temel atılmıştır. Bu girişim, yıllarca Koç Üniversitesi'nin peşini bırakmayacak, hukuki bir savaşında da başlangıcı olur.
Yıllardır süren dava, son olarak Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nun, arazinin 49 yıllığına Koç Üniversitesi'ne tahsisini öngören Bakanlar Kurulu Kararı ile Orman Bakanlığı'nın kesin izin ve tahsis kararlarının iptalina karar vermesiyle yeni bir aşamaya gelir. Prof. Dr. Aşkar gazete haberlerinde bu konuyla gündeme gelen üniversitenin adının artık bilimsel çalışmalarla anılması için uğraşıyor. Onuncu yılında üniversite öğretim üye sayısının 80'den 240'a öğrenci sayısının binden 2 bin 500'e çıktığını belirten Aşkar, kişibaşına yayın sayısında geçen yıl ikinci olan üniversitenin 2003 yılında birinci olduğunu vurguluyor.

'Krizde işsiz kalmadılar'
Üniversitenin iki nihai ürününden birisi de nitelikli mezunları. Bunu ölçmenin yolu da mezunların edindikleri pozisyon. Rektör Aşkar, "Krizde dahi öğrencilerimiz iş bulmakta zorlanmadı. Birçok alanda faaliyet gösteren yerli ve uluslararası şirketlerde iş buldular" diye anlatıyor. Koç Üniversitesi hukuki kavgalara rağmen; akademik seviye, sağlanan eğitim imkanları ile gerçekten bir 'bilim mabeti' özelliği taşıyor. Bu mabetin kapısını aralamak ise yıllık 11 bin 200 doları ödemekten geçiyor.

Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Aşkar'ın üzerinde durduğu en önemli konu eğitim kalitesi. Aşkar'ın kendisi de matematik alanında önemli bir akademisyen. "Aşkar teoremi" diye adlandırılan bir hesaplama yöntemini de geliştiren Aşkar, üniversite olarak Ufuk Akçiğit adlı bir öğrencinin Massachusetts Institute of Technology'e (MIT) girmesinden büyük gurur duyduklarını belirtiyor.
Bu bölüme en son Prof. Dr. Murat Sertel'in (kısa süre önce vefat etti) 30 yıl önce kabul edildiğini belirten Aşkar, "O tarihten beri hiçbir Türk burada okuyamadı. 30 yıl sonra bir Türk öğrencinin oraya kabul edilmiş olması üniversitemiz için ve Türkiye için çok önemlidir" dedi.



BUSINESS


Herkes daha çok para için yarışta
Talih kuşu, bana konsana
Hayatını sünnet kontrolü kurtardı
İlaç gibi ciro: 1 milyar dolar
Her başarılı markanın arkasında başarılı bir reklamveren var
Dr. Nejat Eczacıbaşı'nın hayatından kesitler bir filmde ve bir kitapta toplandı
Yurdum esnafı, 'cici bey'lere perakende dersi verecek
Patron çocukları, kendi şirketinden 'patronu' kovdu
Dikkat pazarda genel müdür var!
Hükümet gibi otelci
Düsseldorf'ta gördüğü makinenin fotoğrafını çekip, kendisi üretti
Fon payı kalktı ama kesintiye devam ediliyor
Doğramacı '15 milyon dolara çıkar' dedi, Koç'a 500 milyon dolara mal oldu
Elli yıldır golden yemekten bıktık, toprak da bıktı
Sanal âlemde 10 milyon dolarlık kumar teklifi
Fransa, tüketicisini euroyla beraber İspanya'ya kaptırdı
Kendisi küçük, içi büyük

20 Ocak 2020 Magazin Haberleri Bülteniİşte magazin dünyasındaki son gelişmeler...

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber