Geri Dön

TMSF'ye gazeteci desteği

Cemil Çiçek'in hortumcu teşhiri





Maliye'de kritik görevdeki bir bürokrat anlattı; "IMF vergi gelirlerinin 2.4 katrilyon lira düşük çıkacağını biliyordu." Bu nedenle de "ek tedbir gerekir, gerekmez" tartışmaları doğdu. Oysa bu tartışmalar geçen yıl ekim - kasım ayında IMF'yle yapılmış ve ek tedbire gerek olmadığı sonucuna varılmıştı.
Aynı bürokrat sözlerine şöyle devam etti; "Vergideki sapma riskini IMF biliyordu ama biz onları gelir tahminin düşük gelmeyeceğine ikna ettik."
Peki IMF heyeti nasıl ikna oldu? Çünkü heyet başkanı Reza Moghadam ilk defa müzakere masasına oturuyordu ve "acemiydi".
Bürokrasinin IMF'ye oynadığı vergi oyunu, altı ay önce yaşandı. IMF 6'ıncı gözden geçirme görüşmeleri sırasında 2003 için "mali açık riski" tespit ederek, "ek tedbir lazım" dedi. Ekonomi bürokrasinin hesapları da IMF'yi teyit ediyordu. Ama teyit edilen gerçek rakam IMF'ye aktarılmadı. Aksi halde 2.4 katrilyon liralık ek tedbire "evet" denilecekti. Durum, Devlet Bakanı Ali Babacan ile Maliye Bakanı Kemal Unakıtan'a aktarıldı. Unakıtan inisiyatifi ele alarak bürokratlara şu talimatı verdi:
"Ek tedbir yok. Siz teknik olarak IMF'yi ikna edin. Ben gerekirse tek kuruş harcatmayarak yüzde 5'lik faiz dışı bütçe fazla hedefinin tutmasını sağlayacağım."
Emir demiri kesti; bürokratlar vergi gelir tahmin rakamını 84.4 katrilyon liradan 86.8 katrilyon liraya çıkaracak formüller üretti. Ancak vergi barışından öngörülen gelirin sağlanamayacağı, enflasyondaki gerilemenin özellikle akaryakıt gibi kalemlerden alınan ÖTV'nin düşük gerçekleşmesine neden olacağı altı ay öncesinden apaçık şekilde görülüyordu. Yoğun çalışma turundan sonra bürokratlar bile ürettikleri formüllere inanır hale geldi. 'Kervan yolda dizilir' denildi, IMF ikna edildi.

Usta, numara saklar
Geldiğimiz noktada Unakıtan sözünü tuttu; faiz dışı fazla hedefi 98 trilyon lira aşılırken, yüzde 5'lik IMF taahhüdü yerine getirildi. Bürokrasi ise vergideki sapmanın yarattığı açığı "faiz dışı fazla hedefi tuttuktan sonra dünyanın geri kalanı boş" diyerek çözüm buldu.
IMF ile müzakerelerde "kandırma veya ikna etme" durumu zaman zaman örtüşen özellikler gösterir. Neyin kandırmaca neyin iknaya tabi olduğu bürokratların o konuyla ilgili çözüm kalitesine ve müzakeredeki dönemsel gücünüze bağlı olarak değişir. Bu ayın ikinci yarısında IMF heyeti tekrar Ankara'ya gelecek. Bakalım Reza Moghadam acemiliğini üstünden atabilmiş mi? Bu soruya hemen cevap vermeye yeltenilmesin, usta pehlivan numaralarından birini her zaman kendine saklar.

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) Kurulu'na atanan heyette ilginç isimler yer alıyor. Bunlardan biri de Hasan İncekara. İncekara, Devlet Bakanı Abdüllatif Şener'in "BDDK'dan sorumlu danışmanı" görevini yürütürken kurul üyeliğine getirildi. Aksi ve ketum mizaçta olduğu belirtilen İncekara'nın en büyük korkusu ise Şener'in gadrine uğramak. Hikâyemiz şöyle:
Geçen yıl eylül ayı. İmarzedeler sürekli eylem kararı almış, hükümeti sıkıştırıyor. Yirmiye yakın İmarzede "paranız 15 gün içinde ödenecek" dendiği halde "neden ödenmedi" diye sormak için Bakan Şener'den randevu istiyor. Özel kalem, İmarzedelerden bakan yerine BDDK'dan sorumlu bakan danışmanı İncekara'yla görüşmelerini tavsiye ediyor.
İmarzedeler, İncekara'nın Başbakanlık merkez binadaki odasının kapısına yığılıyor. 3 - 5 dakika sonra görüşme başlıyor. Mudiler sinir ve gerilim dolu konuşmalar yaparken, biri "devlet bize sahip çıkmıyor. Verin paramızı" diyerek sert çıkıyor. İncekara'da aynı asabi tavırla mudiye yanıt veriyor:

"Yatırırken sordunuz mu?"
İmarzedeler öfkelenerek Başbakanlığı terk ederken, konu gazetecilerin kulağına geliyor. Teyit için Şener'in makamına müracaat eden gazetecilere yoğun ilgi gösterilirken, ricalar ayyuka çıkıyor:
"İncekara'nın mudilere söylediğini yazarsanız, Bakan Bey bizi ve İncekara'yı yaşatmaz. Bakan Bey'in zulmünden kaçamayız. Lütfen haberi böyle yapmayın. Hem anladığımız kadarıyla bir yanlış anlama var."
Gazetecilerde yeterli teyit alamadıklarını düşünerek İncekara'yla ilgili haberi yapmıyor. İncekara'nın TMSF üyeliğinde gazetecilerin de payı olduğunu yine ilgili gazeteci arkadaşlara duyurmayı görev biliyoruz.

Adalet Bakanı Cemil Çiçek bir ilke imza attı; banka batırdığı iddia edilen kişilerin isimleri bakanlığın internet sitesinde teşhir ediliyor. Adalet Bakanlığı'nın "www.adalet.gov.tr" adresine girdiğinizde "duyurular" bölümüne bakın. Bu bölümde TMSF'nin tahsilat dairelerince hakkında icra takibi başlatılan yüzlerce kişinin ismini görebilirsiniz.
TMSF'nin değişik tarihlerde mal varlığı araştırması yapılması talebiyle gönderdiği yazılar "tebliğ alındısı ve paraflar" dahil olduğu gibi 30 Ocak 2003 itibarıyla yayınlanmaya başlandı. Etik açıdan doğru olup olmadığı tartışmalı görünen bu uygulamadan ilk olarak İmar Bankası hakim ortak ve yakınları ile Korkmaz Yiğit ve bağlantılı kişiler yararlandı. Bakalım banka batıran ya da banka batırmakta dahli olan diğer kişilerde teşhir edilecek mi?



BUSINESS


KRİZİN VAKTİ SAATİ GELMİŞTİ YA DA HİÇ GİTMEMİŞTİ
Aşk istedim kriz çıktı
'Kur politikasını içime sinderemedim ama, IMF'ye direnecek halimiz yoktu'
Çinli kadın, İzmirli Hipokrat'ın malzemesi ile boyunu uzatıyor
Kapalıçarşı'nın Altın Kızları
Fazla aşk müşteri usandırır
'Maaşları ödeyebilir miyiz kuşkusu vardı'
Bir haber ajansı nasıl kurtulur?
Her ilişki 'müşteri ilişkisi'ne dönüşürse etik ortadan kalkar
SSK prim ödemesinden Hazine'ye ciddi yük geldi
İngiliz, 'asaletini' tatile götürmüyor
Bir kriz yıldönümünün düşündürdükleri
Türk şirketlerine 500 milyon dolar yabancı fon buldu
Sizin oranın nesi meşhur?
Moghadam'ın acemiliği, Unakıtan'ın vergi oyunu
Tel Aviv'de bir saat
Kalaşnikof'tan patent davası
İlk satışı yapınca Fındıklı'dan Şişli'ye kadar koşarak gitti
Ünlüye sponsor ol, imaj yap

15 Aralık 2019 Magazin Bülteni15 Aralık 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber