Güzel kokmayı ve parfüm kullanmayı hepimiz severiz. Birkaç tane ediniriz ki ortama (gece-gündüz) uygun olanı kullanabilelim. Parfüm de bir kozmetiktir ve her kozmetik üründe olduğu gibi alerjik bir durumla karşılaşmak mümkündür, şöyle ki çok severek aldığım bir parfüm kullandıktan bir süre sonra boynumda iri ve kırmızı sivilceye benzeyen reaksiyona yol açmaya başladı. Başta parfümden kaynaklandığını düşünmemiştim. Bu durumun parfümü kullandığım bölgede meydana gelmiş olması, bu kokuya bir süre ara vermem gerektiği konusunda bir işaretti benim için. Yanılmamışım! Aşırı hassas bir cilt yapınız varsa alkol bu semptomlara sebep olabiliyor.

Hemen araştırmaya koyuldum. Parfümün de ev yapımı formu olmalıydı. Aromaterapiye gönül vermişseniz, evde bir koku hazineniz varsa bunu yapmak hiç de zor değilmiş.

Öncelikle evdeki esansiyel yağlarım bu iş için yeterli mi diye gözden geçirdim. İlk defa yapacağım için sadece üç esansiyel yağ kullanmam doğru olurdu. Her yağın bir “nota”sı yani hepsinin birbirinden farklı uçuculuk oranı vardı. Bir parfüm yapıyorsanız ya da kullanıyorsanız tabii ki kalıcı olması ve sadece kullanan tarafından duyulmaması istenen bir durumdur.

Üst notam en sevdiğim yağ olmalıydı: Lavanta. Diğer notalara göre daha uçucu olduğundan ilk kokladığınızda burnunuza ulaşan olarak en önce fark edilendir.

Orta (kalp) notam Ylang Ylang oldu. Parfümün ana karakterini oluşturan bu nota karışımın belirleyicisi rolünü üstlenmektedir.

Baz (alt) notam ise Sedir oldu. Uçuculuk oranı daha düşük, ağır ve güçlü baz notalar başlangıçta fark edilmezler ama havada dağılan üst ve orta nota onun varlığını ortaya çıkarmaktadır.

Ve alkolsüz parfümümün temeli JoJoba Yağı. Tutma özelliği ve kendine has ağır bir kokusu olmayan bu sıvı balmumu özellikli yağ alkolün yerine konulan bir bileşendir.

Ylang Ylang yağını sedire ekledikten sonra üst nota olarak kullandığım lavanta yağını ekledim. Kokuları birbirlerine harmanladıktan sonra jojoba yağını ilave ettim. Bu karışımın güneş geçirmeyen, hava almayan bir şişeye konulması gerekiyordu. Evde bu özellikte, kendinden damlalıklı bir yağ şişesi buldum. Bileşenlerin birbiriyle iyice kucaklaşması için şişeyi bir süre çalkaladım. Kokunun kendi karakteristiğine kavuşması için bir hafta beklettim.

Bir hafta sonra ortaya çıkan kokuyu “Güçlü” olarak tarif edebilirim. Ten ile uyumu çok hoş. Bir dahaki sefere elimdeki diğer yağlara yer verip yeni keşifler yapmak için sabırsızlanıyorum.

Parfümünüzü kendiniz yapmak isterseniz öncelikle "Yama Testi" yapmanızı öneririm. Seçtiğiniz yağları az miktarda birbirine karıştırarak kol içine sürüp 24 saat bekletin. Alerjik bir durum ile karşılaşmadığınıza emin olduktan sonra parfümünüzü yapabilirsiniz.

Kullandığınız yağların doğal olması ve kalitesi çok önemlidir. İçinde sentetik kimyasallar olmayan, soğuk pres ve distilasyon yöntemi ile elde edilmiş yağları kullanmanız yaptığınız ürünün kalitesi, cildinizde yan etkilere yol açmaması bakımından çok önemlidir.

Sevgiyle ve doğal kalın.

Elçin Oltulu Şahin

Web: http://dogalivarken.com

Facebook: http://facebook.com/dogalivarken

Instagram: @dogalivarken