Ülkemizde 10 kişiden yalnızca 2'si cinsel problemlerini eşleriyle konuşabiliyor.   Oysa cinsel sorunlarınızı kabul etmek ve bu konuda konuşmak çözüme giden ilk adım. Bazen çiftler kendi aralarında cinsel sorunları sağlıklı bir şekilde konuştuklarında tedaviye bile ihtiyaç duymuyor:

 

                        Cinsel konuları konuşmaktan çekindiğiniz veya utandığınız için eşinizden uzak durmayın. Birçok çift cinsel sorunları eşleriyle konuşmak yerine sessiz kalmayı yeğliyor.  Oysa cinsel sorunlar konuşulmadığında giderek büyüyor.  Bu nedenle seksüel problemleri ertelemeyin ve iletişim için harekete geçin.

 

                        Cinsel hayatınızda yolunda gitmeyen bir şeyler varsa, eşinizin veya sizin cinsel problemleriniz mevcutsa ilk yapacağınız şey bu konuları nerde, ne zaman ve nasıl eşinizle konuşacağınıza karar vermek.  Sadece size değil eşinize de uyan bir anı yakalayın.  Eğer eşiniz o gün çok yorgun, gergin veya başka şeylerden dolayı mutsuzsa cinsel sorunlarınızı sağlıklı bir şekilde konuşmanız güçtür. 

 

                        Konuşmaya başlarken rahatsız edilmeyeceğiniz bir zaman ve mekanı seçin. Mümkün olduğunca konuşmanızı bölecek engellerin (cep telefonu, kapı zili, çocukların oyun saati, iş saatleri gibi)  olmadığı bir aralık belirleyin.  Hatta öncesinde eşinize bu konuda konuşmak istediğinizi belirtip randevulaşabilirsiniz.

 

                        Cinsellikte bir başarısızlık yaşadıysanız veya bir sorunla karşılaştıysanız sorunu hemen konuşmak yerine bu konuşmayı ertelemek iyi bir fikir olabilir. Olumsuz duygu ve düşüncelerden kurtulup, esas çözülmesi gereken meseleye odaklanacağınız bir vakitte cinsel konuları konuşursanız alınganlıkların ve yanlış anlamaların önüne daha rahat geçersiniz.

 

                        Konuşmaya olumlu başlayın.  Onun ilişkide ve cinsellikte sevdiğiniz beğendiğiniz özelliklerini dile getirin.  Cinsellikte size keyif veren davranışlarını, yaklaşımlarını belirtin. 

 

                        Cinsel sorunlarınızı konuşamaya başladığınızda tüm duygu ve düşüncelerinizi nezaketle ifade edin. Kırıcı, eleştirisel veya azarlayıcı şekilde konuşmaktan kaçının. 

 

                        "Sen şöyle yapıyorsun" gibi cümleler yerine "Ben böyle hissediyorum" şeklinde cümleler kullanın.  Bu eleştirisel tonu azaltacak ve sizin ne hissettiğinizi aktarmanızı kolaylaştıracaktır.

 

                        Cinsel sorunlarınız özellikle bir süredir devam ediyorsa içinizde pek çok duygu birikmiş olabilir.  Öfke, kırgınlık, özgüven kaybı, çekiciliğini yitirmiş hissetme gibi hisler bir anda konuşulduğunda iletişime zarar verebilir. Bu durumda gerçekte olanla sizin ifade ettikleriniz farklı olabilir.  Gerçeklere sadık kalın.  Problemlerinizi abartmadan ifade etmeye çalışın.   

 

                        Onu eleştirmek yerine kendi istek ve arzularınızı söyleyin.

 

                        Eşinizin ne hissettiğini ve ne düşündüğü konusunda tahminlerde bulunmayın.  Ona konuşmak için fırsat verin.  Belki sizin düşündüğünüzden tamamen farklı hisler ve düşünceler içindedir.  İyi bir dinleyici olmaya özen gösterin. 

 

                        Fikir ayrılıklarında hemen ve aşırı tepki vermekten kaçının.  Eşinizle aynı fikirde olmasanız bile onun hislerine duyarlı davranın. Geri alamayacağınız sözleri söylemeyin.

 

                        Cinsel sorunları tartışma ortamında konuşmayın. Eğer aranızda tartışma çıkarsa sakinleşmeyi bekleyin. Bu durumda konuşmayı başka bir zaman da devam ettirebilirsiniz.   Eleştiri ve kırıcı sözlerden uzak durun.  

 

                        Bir takım olduğunuzu unutmayın, birbirinize karşı değil birlikte mücadele verin. Devam eden cinsel sorunlarda birlikte bir uzmana başvurun.

 

                        Cinsellik doğal bir iç güdü olsa da cinsellikte sonradan öğrenilecek de çok şey var. Bugüne kadar tatminsizlik yaşamanız bundan sonra da yaşayacağınız anlamına gelmiyor.  Önemli olan cinsel sorunlarınız büyümeden yardım almaktır. 

 

                        Cinsel sorunların her zaman psikolojik kaynaklı olmadığını hatırlayın.  Hatta cinsel fonksiyon sorunlarının %80'e varan oranda biyolojik problemlerden kaynaklandığını artık biliyoruz.  Hormon dengesizlikleri, cinsel bölge damar ve sinirlerindeki yetmezlik, altta yatan diyabet-kalp sorunları-tiroit gibi problemler cinsel sorunlara yol açabiliyor.  Bu nedenle eşinizle bu konularda konuşurken gerektiğinde cinsel sorunların organik yönden incelenmesi gerektiğini unutmayın. 

 

                        Cinsel sorunlar eşler destekleyici olduğunda çok daha kolay ve başarılı tedavi edilir.  Seks problemleri için eşiniz tedavi görürken ona destek olun, yalnız bırakmayın.  Tedavi sürecini paylaşın.  Bu sizi daha çok yakınlaştıracaktır.