Pazar

16.09.2018 - 01:30

Geçen haftanın soundtrack’i

Sitene Ekle
Hafif müzik hafif başka şeyler  |  Mehmet Tez mehmet.tez@milliyet.com.tr Tüm Yazıları »

Geçtiğimiz hafta kulağımıza çalınan müzikler üzerine notlar, bilgiler, öneriler ve yorumlar.

Tribe (with J Cole)-Bas, J Cole: New York Queens kökenli rapçi Bas, Milky Way adlı albümünü iki hafta önce yayınladı. Ayrıntılı ele alınmayı hak eden bu şahane eklektik çalışmada moda rap beat’lerine pek itibar edilmemiş. Komşu janralardan şahane esinlenmeler ve sample’larla harika yeni bir seviyeye geçilmiş. Bu şarkıyı bir caz kanalını dinlerken not etmiştim. Zihin açıcı bu albüm hakkında geniş bir analiz pek yakında.

“Electricity” (with Dua Lipa) -Mark Ronson, Diplo: Dans aleminin iki ustası. Biri geleneksel dans beat’lerini bugüne tercüme eden müthiş bir kulak. Diğeri elektronik beat’in en tecrübeli isimlerinden biri. Dua Lipa’yla bir işe girişmeleri hayırlı olmuş. Eskiden Rihanna’nın sesini duyan tutmayın beni diye sahneye atlayıp dans etmek isterdi. Bugün bu misyonu Dua Lipa devraldı. Mikrofona öksürse yaz hit’i oluyor, hapşırsa sonbahar kulüp marşı oluyor.

“Where You Come From”  Disclosure: Kalite beat’lerden bahsediyorsak Disclosure’dan da bahsetmemiz lazım. Geçen hafta paylaştıkları house ağırlıklı parçayı gece geç saat dinlerim diye atmıştım kenara. Son bir aydır devamlı yeni parça paylaşıyor iki kardeşten ibaret İngiliz dans girişimi. “Moonlight” ve özelikle Fatoumata Diawara’nın vokalleriyle muhteşem “Ultimatum” eğer kaçırdıysanız dönüp hemen dinlemeniz gereken iki parça.

“You”-Mk. Gee: “Pronounced McGee” adlı ilk uzunçalarını yayınlayan genç bir prodüktörle tanıştırayım. Los Angeles’ta sıradan bir evin bodrum katında kaydedilmiş albüm şehrin günün farklı saatlerindeki hallerine odaklanıyor. “You” bas-davul seven, köşeli değil “swing’li” beat’lerden hoşlananlar için. Fazla özel bir tarif oldu.

“Second Part”-Motorama: Rus ekibin post punk sound’unda en önemli bileşen solist Vladislav Parshin’in vokalleri. Geçenlerde yayınlanan “Second Part” bunu kanıtladı. Ben hâlâ “Alps” üzerine albümlerini dinlemedim. Ama ilgilisine duyurmuş olayım. Güzel bir Drums şarkısı gibi duruyor “Second Part”.

“I Feel Change” Charles Bradley: Geç keşfedip erken kaybettiğimiz bir isim Amerikalı soul vokali ve bestecisi Charles Bradley. Daptone’un kurucusu ve sanatçısı Sharon Jones gibi o da kanserdi ve geçen yıl aramızdan ayrıldı. 1948 doğumlu sanatçı dünya çağında şöhreti 61 yaşında yakalamıştı. Menahan Street Band ile kaydettikleri bu şarkı yeni yayınlandı. Devamı 9 Kasım’da gelecek. Yayınlanmamış kayıtlar “Black Velve” adıyla o tarihte yayınlanıyor.

“Flytipping”- Suede: Suede’in yeni albümü “Blue Hour” 21 Eylül’de yayınlanacak. Üçüncü single “Life is Golden” iki hafta önce yayınlanmıştı. Yenisi ben bu satırları yazarken yayınlandı. Suede’in yeni albümünden dört şarkı dinledik. Hepsi çok iyiydi. Albüm güzel geliyor.

“Let’s Go!” -The Fratellis: 2000’lerin en gaz rock şarkılarından bazıları onların imzasını taşıyor. Rock / dans rüzgarının dans pistlerini ele geçirmeye yürüdüğü dönemlerdi. Ve listeler dans/rock şarkılarında geçilmiyordu. O günler geride kaldı. Ama İngiliz ekibin yeni single’ı bu tarihsel süreci pek umursamıyor. “Let’s Go!” zaman durmuş gibi davulların, basların, gitarların dinleyeni dans pistine davet ettiği bir şarkı.

“Going Down Swinging” - The Radio Dept.: Ne diyebilirim ki. İsveç’ten çıkan en sevdiğim ekiplerden biri yeni single yapmış. Gene moody. Gene nordik sıkıntılar. Gene şahane bir atmosfer. Dinlemeye doyamıyor insan.

Baneva’ya dikkat!

“Hiç dinlememiş birine müziğini nasıl anlatırsın?” sorusunu şöyle yanıtlıyor:  “Genelde hızlı bir matematiğe sahip olan horrorcore / Modern R&B / Trap / Hiphop Soul diye tanımlayabilirim.” Bu terimler gözünüzü korkutmasın. 2000 Konya doğumlu genç rapçi Baneva, yeni dalga Türkçe rap’in yükselen ismi, müziğini anlamak hiç zor değil. Basemode’dan yayınlanan single’ının adı “İhtiyacım Var”. Zaten müzik ve sözler kendini anlatıyor. 5 yaşındayken “Shark Tale”i izlemiş ve soundtrack’ine bayılmış. D12, Will Smith, Justin Timberlake gibi isimler hafızasına bu şekilde girmiş. 11 yaşında ilk sözlerini yazmaya başlamış. İlk kez sahneye çıkması da aynı döneme rastlıyor:  “Ankara’da Karanfil Crew Vol.7 etkinliğiydi. 12 yaşındaydım ve vizyonum yoktu, sadece rap yapmak istiyordum, Da Poet’in Instrumental Vol.4 albümünden 2 beat kullanmıştım. 30-40 kişi vardı, çoğu o sahneye çıkan alt gruplardı. Devamında Ankara’nın B boyları alanda battle yapmışlardı, benim için heyecanlıydı.” 18 yaşındaki Baneva’nın adını daha çok duyacağız.

©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.