Ten tene temas.. 
 
Herkesin bir mottosu, bakış açısı, öğretisi var hayatta. Benimkisi de her anı dolu dolu ve keyifle yaşamak.. 
 
Eğitim hayatım ve iş hayatım boyunca hedeflerime ulaşırken anın keyfini çıkararak önüme baktım. Anne olacağımı öğrendiğimde ve bu anı eşimle paylaşırken de onun için unutulmaz olması için aynı bakış açısı ile planlamalar yaptım. Hamileliğimi keyifle geçirdim. Peki ya doğumdan sonrası?
Pek çok anne gibi bende hiç bilmediğim ve öngörülemezlerin olduğu bir hayata adım attım. Endişelerim, korkularım, acemiliğim.. Bütün bunlara kızımın en temel ihtiyaçları eklenince kendimi bir çıkmazda hissettim. Tam da bu sırada tanıştım babywearing ve bebeklerle dansla. 
 
Hayatımın en kıymetli 3T’ si demem de o yüzden. Ten tene teması mümkün kılan BABYWEARING sayesinde keyifli bir ebeveynlik yaparken, hayatınıza devam etmeniz de mümkün oluyor. Uyku krizlerinde, ev işleri yaparken, homeoffice çalışan bir ebeveynseniz rapor yazarken, sokakta gezerken, alışveriş yaparken.. Daha neler neler.. Siz en sevdiğinizi göğsünüzde taşırken hayat etrafınızdan akıp gitmiyor, siz de o hayata dahil oluyorsunuz. Bebeğinizin en temel ihtiyacı beslenmeden sonra sizin sıcaklığınız ve kokunuz oluyor. Babywearing ile siz onun bu temel ihtiyaçlarını doğal akışta karşılıyorsunuz. İkinizin de konforu keyifli ve sürdürülebilir bir ebeveynliğin kapılarını açıyor. 
 
Reflü ve kolik bir bebekti kızım. Geceleri sık uyanır emer, uyurdu. Gündüzleri de beslenme sonlarını kusmalarından ötürü sık sık ağlardı. Ne zaman ki onu giymeye ve normal hayatıma devam etmeye başladım, o zaman değiştik ikimizde. BÜTÜNLEŞTİK. Sonrasında neler mi oldu;
* Büyüme atakları daha rahat geçti. kolik nöbetleri bitti. 
* Sütüm arttığı için ek gıda döneminde kendi sütümle ona gıdalar hazırlayabildim. 
* İş hayatım sekteye uğramadığı gibi farklı iş alanlarının kapıları açıldı.
 
Birbirimize bağlandık, daha çok sevdik ve güvendik. ÖZGÜRLEŞTİK ve özgürleşirken de daha mutlu bir ilişki geliştirdik. Düşünsenize bebeğinizin tüm duygusal ihtiyaçlarını sadece onu giyerek karşılayabildiğinizi, ne kadar basit değil mi? Biz buna bir de keyifli bir deneyim ekledik: BEBEKLERLE DANS.. 
 
40 dakika farklı ritimlerde dans ederek, hem kızım hem de ben çok eğlendik, sosyalleştik, pozitif ebeveynliğe gönül vermiş dans liderleri ve farklı ebeveynler ile paylaştığımız dansta birbirimizden pek çok şey öğrendik. Bizim hayatımızı katkısı saymakla bitmez ama en belirgin olanları;
* Sendromsuz, kendini iyi ifade edebilen, mutlu bir çocuk oldu kızım. 
* Hayata beraber dahil olduğumuz için güvenli bir bağ kurduk.
* Sadece annesi ile değil babası ile de kuvvetli bir iletişimi oldu.
 
Dans etmenin verdiği keyifi bebeğimle paylaşıyor olmak, ruhumda genel bir iyilik hali yayarken, kızımda da ritim algısının, dil gelişiminin ilerlemesine destek oldu. Özgüveni yüksek, her anı kutlayan bir çocuk oldu. Öyle ki kardeş haberini aldığında da dansla kutladı. Her muayeneye heyecanla geldi ve kardeşi ile ilgili her hazırlığa kendisi de dahil oldu. 
 
Hayatınızın merkezinde kendiniz olmak ve çocuğunuzun da size eşlik etmesini istiyorsanız bebeğinizi giyin. 
 
Sevgiyle kalın.
Zehra DÖRTER