Oldum olası psikolojiye ve kişisel gelişime merakım vardır. Çocuk gelişimi de başlıca konularım arasındadır.

1 yaşına ramağı kalmış Alya' ma da tamamen bu bakış açısıyla yaklaşıyorum. Ya da çalışıyorum diyelim.

Yok yok acemilikten değil. Dedim ya önem verdiğim bir konu.

"Aman efendim eskiden psikoloji mi bilirdik, siz nasıl büyüdünüz acaba?" şeklindeki söylemler bize yabancı gelmese de günümüz anneleri olarak bilinçli ve iradeli tüketicileriz.

Ne? Tüketici mi dedim?

Neyi tüketiyoruz acaba, ne tüketicisi kendinize geliniz efenim.

Aslında ben gayet kendimdeyim. Tüketim toplumu olarak ebeveyn dönemine atanmış olan bizler bilinçsizce ilerlediğimizde "evlat tüketimi" ne sebebiyet veriyoruz, farkında değiliz.

Şimdi cancağzım burada sana taze anne bilgeliği yapmicam. İşte bir ben bilirim havası, bir kendini bilmezlik, dünyada tek anne benmişim ve hep ben bilirmişim gibi şeyler taslamicam.

Yok yok ya taslicam.

Taslamasam da öyle anlayacaklar olur şimdi,  ben baştan taslıyim bari :)

Eveeet o zaman havaya gireliiiimmm!

-Havada mıyız?

-Evet

Tamamdır.

Yukarıda da bahsini geçirmiştim. Çocuk gelişimi değer ve önem verdiğim bir alan.

Henüz Alya fasulye kıvamında bile değilken, sosyal medyada bu konulara çok değinmişim.

Hatta çocuklarınıza şöyle davranınız, böyle davranınıza kadar gelmişim (Görmedim maymun smile) (Ay şu smile tanımlamalarım beni benden alıyor, seni de sana bırakmıyor diyim ben sana) :)

Neyse bu bağlamda facebook hatırlatma sisteminin hayatımızdaki yerini de vurgulamış olduk.

Efenim çocuklar üzerinde bir test yapmışlar.

Yok İsviçreli bilim adamları değil.

Bu hani eskiden de bildiğimiz fıkralarda dolaşan 1 Fransız, 1 Türk, 1 Alman' dan oluşan grup var ya he onlar işte.

Tamam, tamam bilmiyorum. Bir yerde izlemiştim sadece. Deneyi kimlerin yaptığını merak etmemişim.

Bir grup çocuğu küçük çağlardan gençlik dönemine kadar izliyorlar.

Müdehalesi çok olan ve aileler tarafından çok fazla müdehaleye uğramamış çocuk arasında çıkan sonuç şu ki;

Kendi kararları doğrultusunda hata yapan ve kendi kararıyla başarıya ulaşan çocuk ileride, kendine güvenen, dik durabilen, başarısızlık yaşadığı zaman içe dönmeyip bunu kabul ederek yoluna devam eden, karakterli bir birey oldukları kanıtlanmış.

Burada bahsedilen nokta ipin ucunu bırakmak değil. Ama ipi uçtan tutmaktır.

Yani demem o ki. Bırakın düşsün çocuğunuz. Kendi kalkabilir inanın.

Bırakın bir elini, atsın ilk adımını...

Bırakın dokunmak istediğine dokunsun sizin gözetiminizde.

Merak edileni engellemek zeminde hep bir soru işareti barındırır. Soru işaretiyle büyüyen birey öğrenmekten korkar, çekinir, utanır.

Benden şimdilik bu kadar. Kızım uyandı ben kaçar :)

--Aaaa Alyaa gel kızım buraya,

--Gitme orayaa aaaaa,

--Ay düşücek,

--Ahh yüreğim kalktı,

--Hayatım bilgisayarı kapar mısın Alya dolapları açmaya çalışıyo dokunmasın.

(Yazarın yazı sonrasında evinde geçen diyaloglarıdır.)

;)

Sevgiyle,

Twitter : @burcu0804murat