Yazarken de, düşünürken de, okurken de midemiz bulanıyor. İçimiz acıyor. Aklımız almıyor!

Bir insan!
Nasıl olur da!
Bir çocuğa!
Taciz! Tecavüz! İstismar!
Yapar!
NASIL? NASIL!!!!!

Devlet adamları, eğitimciler, sağlık çalışanları, ülkenin önde gelen iş adamları ve kadınları, zengin ve köklü aileleri, sporcuları, şöhretleri …. kısaca bu ülkede tanınıyor olan, yaşıyor olan herkesin sokaklara dökülüp avaz avaz bağırıyor olması, isyan etmesi, önlem alınması için elini taşın altına sokması gerekiyor.

Acaba…
Çocuklara yapılan bu ahlak dışı, bu vicdan dışı davranışlara ait haberleri okurken gözümüzde canlandırıyor muyuz o ufacık surattaki ifadeyi?

Acaba…
Gözyaşları zihnimizde canlanıyor mu?
Avaz avaz, acı ile ağlayışı geliyor mu gözlerimizin önüne?

Acaba…
3 yaşında, 5 yaşında, 8 yaşında, 15 yaşında bir çocuğun, cinsel bir istismar sırasında nasıl bir acı hissettiğini hissetmeye çalışıyor muyuz?

Ülkeyi kurtarmak adına sokağa dökülen onlarca insan, ülke ahlakını, ülke namusunu, ülke çocuğunu, ülke vicdanını kurtarmak adına neden evinde oturup sadece sosyal medya hesaplarından ahkam kesiyor?

Bu sadece geçen haftanın, dünün, bugünün sorunu değildir.

Bu insanlık suçudur!
Bu insanlığı kıyamete, felakete götürecek bir sorundur!
Olağanüstü toplantılar gerektiren, büyük cezalar gerektiren, acil önlemler gerektiren ÇOK ÖNEMLİ BİR SORUNDUR!

Bir çocuğa cinsel istismarda bulunabilecek türde olan bir canlının, toplumda yaşayan diğer insanlarla aynı kefeye konması, görmezden gelinmesi, sessiz kalınması bir insanlık suçudur.

İnancın her ne olursa olsun adalet iste!

İster hukuki adalete inan, ister ilahi adalete, ama susma!

Adalet iste!

Çocuğun için, bu ülkenin çocukları için, kendi içindeki çocuk için…Adalet iste!

 

Papatya Somer

papatya.somer@milliyet.com.tr