Ege

07.12.2018 - 08:15

Meşhur Asmaaltı Söğüşçüsü Mustafa

Sitene Ekle
Fedo'nun Dükkanı  |  Fedai Ünal fedonunal@gmail.com Tüm Yazıları »

Söğüş... İzmir ve Niğde’nin dışında birine bu kelimeyi söylerseniz aklına ilk gelen, iri doğranmış domates ve biber olur. Ama, İzmir ve Niğde’de söylerseniz, haşlanmış ve ayıklanmış kelle etiyle yapılan enfes bir yemek akla gelir.
Asıl memleketi Niğde, söğüşün. Niğde’nin iki köyünden gelmiş güzel İzmir’e. Meşhur Asmaaltı Söğüşçüsü Mustafa Erdoğan da bu köylerden, Kicağaç’tan gelmiş İzmir’e. Şimdilerde köyün adı Yeşilova. Resmi dairelerde her daim yanlış yazılıyor diye köylünün isteğiyle yeni adı Yeşilova olmuş.
Mustafa Usta’yı Kemeraltı’nda tanıdım. Babacan tavrı ve hep özlediğim esnaf özelliklerini bugüne kadar hep korumuş, çıraklarına öğretmiş. Bu tavrı o kadar hoş ki, oğlum Efe pek seviyor ustayı. Hiç aklımızda yokken aklımıza düşürüyor ustanın söğüşünü. E böyle olunca da ver elini Kemeraltı elbet.
Mustafa Erdoğan, 1972 yılından beri bu işi yapıyor. Her sögüşçü gibi o da seyyar başlamış işe. 1999 yılında “Dolaşmaktan yoruldum” diyerek şimdiki dükkanında sürdürmeye karar vermiş işini. Bu işin usta çırak adabıyla öğrenildiğine dikkat çekiyor usta. Kendisi çok küçük yaşlarda ustası ve eniştesi Selahattin Özdoğan ile İbrahim Erdoğan’dan öğrenmiş. O da kendi çocuklarıyla birlikte yeğenleri Mustafa Urhan ve Murat Urhan’a öğretmiş.
“Zor iş bizimkisi” diyor usta, “Kelleyi alıp kendi haşlayan ustalar azaldı, her şey hazır olmaya başladı” diyor.
Gelen her müşterisiyle ayrı ayrı ilgeleniyor. Söğüşü kimin nasıl yediğini iyi biliyor. Biz, oğlum Efe’yle gittiğimizde önce Efe’nin söğüşünü yapıyor. “Kıymetli müşterim benim” diyerek onunla yaşıtıymış gibi sohbet ediyor. Ve bunu herkese yapıyor.
Yaşşa Mustafa Usta. Sen çok yaşa ki, bu meslek de yaşasın, Niğde’de doğan ama İzmirli olan bu enfes lezzet nesilden nesile ulaşsın... Tel: 0232 441 02 18

Belki bir gün bize balık yaparlar...

Balık muhabbetimizin sonuncusunu Urla Yılay Hakan Çeken Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nin, yerlerinde duramayan, fıkır fıkır aşçı adaylarıyla yaptık.
Geçen yıl da çok güzeldi. Ama bu yıl daha bir eğlenceli geldi bize. İzmir Su Ürünleri Yetiştiricileri ve Üreticileri Birliği’nin destekleriyle düzenlediğimiz Balık Muhabbetleri, öğrencilerin yemek yaparken gösterdikleri ilgiyle daha da keyifli hale geldi. Öğretmenlerinin ilgisi, çocukların öğrenme arzusuyla birleşince şahane bir sohbet oldu. İnşallah bir dahaki yıl da bu etkinliği sürdürür ve çocuklara balığı anlatma şansı buluruz. Ve umarım bir gün, çocuklar ilerleyen yıllarda çok çok iyi yerlere gelir; balık sohbetlerini birlikte yaptığımız, dostum Rahim Yurdakul’la bana balık yemeği yaparlar. 
Yolunuz açık olsun çocuklar. Emeğinize, aklınıza sağlık sevgili öğretmenlerim...

Kemeraltı’na Midyeci Zane geldi, çarşı şenlendi...

Adı Zane Dağ. 
O bir midyeci.
Ve elbette Mardinli.
İzmir’e gelen Giritlilerin mirası midye dolma yemeğini sanki kendi kültürleriymiş gibi sürdürüyor Mardinliler. Halbuki midyeyle uzaktan yakından ilgileri yok. Ama bir şekilde, memleketlerinden İzmir’e göç ettiklerinde Giritlilerden öğrenmişler yapmayı ve neredeyse bütün memlekette sadece onlar yapıyor bu güzel yemeği.
Zane de onlardan biri. Fakat Zane’nin diğer midyecilerden bir farkı var. O bir üniversiteli. Onu ilk defa Alaçatı’da tanıdım. Müşterileriyle o kadar güzel diyalogları var ki, kayıtsız kalmak mümkün değil. Çocukluğundan beri yapıyor bu işi. Anne, abla yapıyor; o satıyor. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Bölümü mezun.
“Seviyorum abi ben işimi” diyor. “Güzel İzmirimizin bu lezzetini sürdürmek bize kısmetmiş. Hem midyeyi hem de İzmir’i çok seviyorum...”
İşte tam da bu güzel düşüncelerden ötürü ben de çok seviyorum bu güzel şehri ve insanlarını. Üniversitede okurken Nevşehir’le midyeyi ben tanıştırdım diye anlatıyor. O zamanlar lakabı ‘Seyyar Zane’ymiş. Hem okudum hem de midye satıp okul masrafımı çıkardım diyor Zane. Yazları Alaçatı’da yapıyor işini. 
Şimdi de yaptığı enfes midyelerini İzmirlilerle buluşturmak için Kemeraltı’nda, Kemer Plaza karşısında minik ama bi o kadar şirin bi dükkan açmış. Bıcır bıcır manilerini söyleye söyleye, müşterilerine espri yaparak satıyor midyelerini. “Ablam yapıyor, ben satıyorum, babam parasını yiyor. Aile şirketiyiz” diye eğleniyor işini yaparken.
Kemeraltı’nda şöyle turladığınız bi gün uğrayın Zane’ye. Hem iki lafın belini kırın hem de sıcak sıcak midyelerinden tadın...
Ve son olarak Zane diyor ki, “Severek yaparsan kaliteli olur.”
Süpersin Zane... Yolun açık olsun... Tel: 0506 626 62 82

©Copyright 2018 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.