Yolun kenarında taksi bekliyorum. Trafik sıkışık, ışık bir kırmızı oluyor, bir yeşil. Arabalar aynı yerlerinde duruyorlar.

 

Birden bire orta yaşlı bir kadın elindeki alış veriş poşetlerini fırlatıp, yolda bekleyen bir arabanın yolcu kapısını açıyor ve içeride oturan genç kıza vurmaya ve bağırmaya başlıyor.

 

- Kahpeee, sen benim kocamı nasıl elimden alırsınnnn?

 

Arabayı kullanan adam arabadan iniyor, genç kızı kadının elinden kurtarıyor ve birkaç tokat ve tekme ile yere seriyor. Korkunç bir manzara!!

 

Adam yerde yatan kadını tekmelemeye devam ediyor, insanlar kadını kurtarmaya çalışıyor. Arabadaki genç kadın, büzülmüş, nokta kadar kalmış. Adam bağırıyor;

 

- Karışmayın, karım değil mi!!!! İstediğimi yaparım, karışmayınnnn…..

 

Trafik açılıyor, adam arabasına binip sevgilisi ile birlikte oradan uzaklaşıyor. Kadın yerlere saçılmış alış veriş poşetleri ve gözyaşları içinde orada kalakalıyor. 

 

Herkes dağıldıktan sonra yanına gidiyorum.

 

- Geçti, bitti, artık üzülmemeye çalış lütfen.

- Ama, ben onu seviyorum…… diye yanıt veriyor.

 

Aklımda binbir soru ile uzaklaşıyorum yanından, biz kadınlar ne bekliyoruz?

 

Sevilmek,

Değer verilmek,

Saygı görmek,

Yani özel hissetmek aslında….

 

Kimi kadın böyle veriyor tepkisini, bağıra çağıra, şiddetle,

Kimi söylene söylene,

Çok azı, çekip giderek,

Ama aslında en büyük tepkiyi verenler, sessiz kalanlar…. 

 

'Sessizlik bir kadının en sesli ağlamasıdır. Eğer bir kadın sessiz kalmaya başladıysa, onu çok fazla incittiğinizden emin olabilirsiniz.’ Anonim

 

‘Özel’ kalın… 

 

Aşk’la…

 

G