Öncelikle normal doğum tabiri sezaryen ile doğumu ''anormal'' miş gibi gösterdiğinden yanlış bir kullanımdır, yanlış bir tanımlamadır, düzeltilmesi gerekir; vajinal doğum! Vajinal yolla doğum! gibi...

 

Endikasyonu ne olursa olsun dünyada ve ülkemizde son yıllarda sezaryen ile doğum oranları oldukça çok artmıştır. Günümüzde sezaryen ile doğum yapmış olan anne adayı sayısı ise tarihte hiçbir zaman görülmemiş kadar yüksektir.

 

Peki olması gerekenden fazla bu oranlar nasıl düşürülebilir?

 

Önceden sezaryen ile doğum yapmış bir gebenin yine mutlaka sezaryen ile mi doğum yapması gerekir?

 

Eskiden bize kanun gibi ’bir kez sezaryen, hep sezaryen’ öğretilmişti. Bir kez sezaryen olan bir gebe sorgusuz mutlaka sezaryen ile doğuma alınırdı. Günümüzde diğer ülkelerde de kendi ülkemizde de bu inanış yavaş ilerlemeli olsa da kırılmakta.

 

Eğer olması gereken tüm koşullar sağlanırsa bir kez hatta 2 kez sezaryen olmuş bir gebe bile vajinal yolla doğumu deneyebilir.

 

Burada başlangıç noktası ise şudur; Aile sezaryen sonrası vajinal doğumu ne kadar istiyor? Ve ne kadar bilinçle istiyor? Çünkü; daha başlarken ailelerdeki ilk yanılgı, sezaryen sonrası vajinal doğum için tüm görev ve sorumluluğun hekimde olduğu yanılgısıdır. Aileler çok öncesinden bu doğumun kararını vermiş ve doğum haftalarından önce bu yönde gerekli eğitimlerde bulunmuş olmaları gerekir. Doğum sırasında gelişebilecek nadir ve istenmeyen, beklenmeyen gelişmeleri sağlıklı değerlendirebilecek kadar da konuya hakim ve metanetli olmalı aile bireyleri.

 

Biz kadın hastalıkları ve doğum hekimlerine düşen görev ise öncelikle bu gebeliğin vajinal yolla olabileceği kriterlerine uygunluğunu kontrol etmek.

 

Nedir bu kriterler?

 

-Önceki sezaryende rahim kesisinin dikey değil yatay yapılmış olması ve geçirilmiş rahim operasyonu olmamış olması

-Bilinen bir rahim anomalisi olmaması

-Çatı(pelvis) darlığı olmaması,

-Bebeğin 4 kg.' ın altında olması

-Gebenin ve bebeğin bir hekim tarafından başlangıçtan sona kadar takın takip edilmesi

-Acil durumlar için gereken anestezi ekibi ve ameliyathane koşullarının her an hazır bulunması

 

-İhtiyaç halinde kan ve kan ürünlerinin hızla temin edilebiliyor olması

 

Kadın hastalıkları ve doğum hekimlerine düşen diğer bir görev de aileyi çok iyi bilgilendirerek hafif artmış riskleri ile bu süreci çok iyi yönetebilmek.

 

Riskler?

 

Sezaryen sonrası vajinal doğum konusunda en büyük risk, doğum sırasında eski dikiş yerinde yırtılma sonucu meydana gelebilecek istenmeyen durumlardır. Bunu duyunca sezaryen sonrası vajinal doğum yapan gebelerin birçoğunda bu yırtılmanın meydana geldiği düşünülebilir ya da gebede bu risk çok büyük korku yaratabilir. Oysa normale göre artmış dediğimiz bu riskin oranı sadece yüzde 0.5-1 arasındadır. Diğer nadir riskler; bebeğin sıkıntı nedeniyle yenidoğan ünitesine ihtiyaç duyması ve hiçbir doğumda istemediğimiz doğuma bağlı bebek kaybıdır. Sezaryen sonrası vajinal doğumda bu risk yaklaşık onbinde 2-3 olarak tanımlanmıştır.

 

Kısa bir özetle bitirmek gerekirse;

 

Sezaryen ile doğumundan en az 2 yıl geçmiş, sezaryen sonrası vajinal doğum hakkında bilinçlenmiş ve gerekli hazırlıklarını yapmış bir anne adayı gerekli kriterlere uyuyor ise bu doğuma uygun donanıma sahip bir merkezde ve baştan sona bu doğumla birebir ilgilenecek uzman bir hekim elinde sezaryen sonrası vajinal doğumu deneyebilir.

 

Artık imkansız değil!