Myomlar rahim ve rahim ağzında görülebilen, düz kas dokusundan gelişen iyi huylu tümöral yapılardır.

Tümör kelimesi tüm insanlarda kanser lafını çağrıştırsa da vücutta, ister iyi huylu olsun ister kötü huylu, şişliklerin hepsine birden tıbbi olarak tümör ya da tümöral yapılar adı verilir.

Myomlar, kadın pelvisinde en sık görülen tümörlerdir, fındık tanesi büyüklüğünden basket topu büyüklüğüne kadar değişebilen boyutlarda olabilirler.

Her yüz kadından yaklaşık 25' inde ufak ya da büyük, az sayıda ya da çok sayıda, belirti veren ya da vermeyen myomlara rastlamak mümkündür. En çok 35-45 yaş grubu kadınlarda rastlanırken ergenlik döneminde görülmesi nadirdir. Menopoz döneminde görülme sıklığı düşer.


Myomların kesin nedeni bilinmemektedir. Fakat; östrojen hormonunun(kadınlık hormonu) myomların büyümesine yol açtığı düşünülmektedir. Ayrıca; özellikle anne, kız, kardeş veya anneannesi gibi birinci derece akrabalarında myom olan kişilerde gelişmesi ihitmali fazladır.


 

Myomlar,

  • Subseröz myomlar(rahmin dış tabakasında) 


 

  • İntramural myomlar(rahmin orta tabakasında)


 

  • Submüköz myomlar(rahmin iç tabakasında)


olabilirler..


Myomlar çoğunlukla belirti vermezler. Rutin jinekolojik muayeneler sırasında tesadüfen tespit edilirler. Ancak; çoğu zaman büyüme ile orantılı olarak şu bulguları verebilirler;

  • Fazla miktarda adet kanamaları

  • Fazla miktarda kanamaya bağlı kansızlık

  • Cinsel ilişki sonrası kanama

  • Adet arası dönemde ara kanama

  • Sık sık idrara çıkma

  • Büyük myomlar barsaklara bası yapmak suretiyle kabızlık

  • Karında büyüme veya şişlik

  • Adet dönemlerinde yada cinsel ilişki sırasında kuyruk sokumuna doğru ağrı

  • Tüplerin yada rahmin ağzını kapayan myomlarda kısırlık

  • Döllenmiş yumurtanın rahmin içinde gömülüp kalmasına engelleyici şekilde yerleşmiş myomlarda tekrarlayan düşükler

  • Bazı myomlarda kanser gelişme riski (1/10.000)


 

Myom tanısı koymak kolaydır. Tipik belirtilerle gelen bir kadında yapılan jinekolojik değerlendirme (muayene ve ultrason) %99 doğrulukta tanı koydurur. Muayenede uterus tipik olarak büyük ve düzensizdir. Büyük myomları bazen yumurtalığa ait kitlelerden klinik olarak ayırt etmek zor olabilir, o durumlarda MR istenebilir.


Myomlar genellikle küçük ve şikayete neden olmadıklarından tedavi gerektirmezler. Buna rağmen belirgin bulgu verenler, doğurganlığı etkileyecek kadar büyüklükte olanlar veya kanser ya da benzeri kötü huylu tümörlerle karışabilecek özellikte olanlar tedavi gerektirirler. Yakınmalar yol açan ve hızla büyüyen myomlar cerrahi olarak çıkarılmalıdır. Seçilecek cerrahi yöntem hastanın yaşı, sosyal durumu, çocuk isteği, şikayetlerin tipi ve şiddeti gibi faktörlere bağlıdır. Bu faktörlere göre rahmin tamamen alınması histerektomi ya da sadece myomların çıkartılması (myomektomi) alternatiflerinden biri tercih edilir. Günümüzde bu operasyonlar artık kapalı cerrahi LAPAROSKOPİ ile yapılmaktadır. Bazı uygun myomlarda Uterin arter embolizasyonu(UAE) cerrahiye alternatif bir tedavi yöntemidir. Bacakta kasıktan geçen ana atar damara girilir. Kateter vasıtası ile rahime gelen atar damarlara tıkayıcı ajanlar verilir, bu prosedür gebelik istemi olmayan kadınlarda kullanılmaktadır.

Dr. Erhan KARAALP