Çehov Kabare

AKM’nin, 3 kat merdivenlerinden, nefes nefese çıkıp da koltuğa oturup şöyle bir etrafa bakındım

AKM’nin, 3 kat merdivenlerinden, nefes nefese çıkıp da koltuğa oturup şöyle bir etrafa bakındım... Bizim salonlarımız nedense hep bir yetersizlik içindedir diye düşünürken... Sahneye bakışımla; önce kenarda duran piyano ve davetiyede yazan Çehov kelimesi ile güzel bir oyun seyredeceğimiz duygusu içimi kapladı.

Davetiye, Folkart’tan gelmişti... Bu gecenin sponsoru olmuşlar, çok da iyi etmişler... Bizleri ‘Tiyatro Sahnekarlar’la tanıştırdılar... Sahnekarlar, o gece büyük usta Anton Çehov’un kısa oyunlarından Ayı, Teklif, Sayfiyede Yaz ve Tütünün Zararları’nı kabare formatıyla ve Murat Kodallı’nın özgün müzikleriyle harmanlayarak bize sundu...

Bu kısa oyunlar, müzikli, eğlenceli bir yorumla sahneye taşınmış... Bir şey yapamamanın çaresizliği içinde kalmış insanların acıklı güldürüsü, Bora Severcan’ın rejisinde ‘SU’ metaforuyla birleşiyor... Huzur, mutluluk arama ve SU...

Rejisör Bora Severcan, şöyle diyor oyunun kitapçığında: “Kimse gülmedi, çünkü kimse benim kadar acı yaşamadı” demiş büyük usta Anton Çehov. Biz de bu sözden yola çıkarak, kahkahayı pesimizin derin girdabında aramaya başladık, sonunda komedinin ana kaynağını trajedinin derin hüznünde bulduk. Bu, 1889 Rusya’sında da böyleydi, 2018 Türkiye’sinde de böyle... Böyle olmaya da devam edecek. Aradan ne kadar yıl geçerse geçsin hep bir umudun kölesi değil mi insanoğlu? Önemli olan geçen yıllar değil elbette. Yeni, mutlu bir yaşamın daima başlayacak olması.

Çehov Kabare güldürüyor, hüzünlendiriyor ve hayatımızı yeniden gözden geçirtiyor...

Oyuncular; Erhan Yazıcıoğlu, Melda Gür, Volkan Severcan, Bora Severcan, Murat Kodallı... Başarılı oyunları ile iyi bir ekiptiler, Çehov ile bizleri buluşturdular.

Anton Çehov, kısa öykü ve çağdaş tiyatroda çığır açan, modern edebiyatın en usta yazarlarından biridir. 1860-1904 yılları arasında yaşamıştır.

Bu hafta Arkas Sanat Merkezi yeni bir sergiyle buluşturuyor sanatseverleri... 12 Nisan 2018’den itibaren ‘Renk Işık Titreşim-Türk İzlenimcileri’ adlı sergi sanatseverlerin bilgisine...

İzmir Inner Wheel Kulübü ve Piyanist Nehir Özzengin: Dünyanın gönüllü çalışan en büyük kadın kuruluşlarından biri Inner Wheel... 1990 yılında kurulan, İzmir Inner Wheel Kulübü, dostluklarla beraber, çevreye duyarlı ve güzel projeler için çalışan bir sivil toplum örgütü...

Kulüp, Ödemiş’in bir köyündeki bir okulun ihtiyaçlarına destek olmak amacıyla bir proje başlattı... Bu anlamlı projeye katkı koyan genç piyanist Nehir Özzengin’in MÜZİKSEV’deki konseri uzun zaman hafızalardan silinmeyecek.

Genç piyanist, 2005 İzmir doğumlu... Müzik eğitimine 4,5 yaşında İKSEV’de başlamış. Akademik eğitimini TAKEV’de sürdürmekle beraber, 6 yaşından bu yana müzik eğitimine, Yaşar Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi YÜSEM Müzik Bölümü’nde devam ediyor (üstün yetenekli çocuklar eğitim programına kabul edilerek). Pek çok yarışmada aldığı ödüllerle dikkati çeken genç piyanist o gece resitalinde; Khachaturian, Chopin, Clementi ve Fazıl Say gibi bestecilerin eserlerinden seçtiği eserlerle çok alkış aldı...

PORTİZMİR4-Güncel Sanat Trienali devam ediyor... Dans ‘Sarmaşık&Söyleşi’ 21. yüzyılda Türkiye’de Çağdaş Dans başlığıyla... Bir grup insanın, toprağa, havaya, suya, nefese olan özleminde birlikte kalma çabası... 8 Nisan 2018’de eski Austro-Türk tütün deposunda ilginç bir performans olarak ilgiyle izlendi.

DİĞER YENİ YAZILAR