Zevk sermayemiz

Müzeler ve galeriler, sanat eğitimi alanında bireyin duygu, düşünce ve hayal dünyasının geliştirilip yaratıcılığının olgunlaştı-rılabilmesi için kurulan mekânlardır

Müzeler ve galeriler, sanat eğitimi alanında bireyin duygu, düşünce ve hayal dünyasının geliştirilip yaratıcılığının olgunlaştı-rılabilmesi için kurulan mekânlardır.

Kültürün geleceğe aktarılmasında sanat eserlerinin önemi ve değeri, üzerinde durulması gereken, çok önemli bir başlık... Sanat eserleri, önemli bir kültürel mirastır. Bu yüzden sanat eserlerinin korunması gerekir. Sanat müzeleri ve sanat galerileri, sanata verilen değerin itici güçleridir. Dünyanın en ünlü sanat müzeleri ve sanat galerileri, her yıl çeşitli ülkelerden çok sayıda turist ağırlar... İspanya-Madrid-Prado Müzesi, New York-Metropolitan Sanat Müzesi, Vatikan-Vatikan Müzesi, Floransa-Ufizi, Amsterdam-Rıjksmuseum, Paris-Louvre, Atina-Akropolis, St. Petersbug-Hermitage, Londra-British Museum, ilk akla gelen önemli müzelerdir.

Ülkemiz, sanat müzeleri ve galerileri bakımından oldukça fakir... Toplum, siyasi çatışmaların, toplumsal dertlerin giderek artması sonucu kültür ve sanata odaklanamıyor. Gündem, kaygı getiriyor. Gazeteler, her sabah içimizi karartan haberlerle dolu. TV ve sosyal medya da farklı değil... Giderek artan şiddet ve cinayetler, yolsuzluk, terörle ilgili haberler gözümüzü gönlümüzü karartıyor, iç dünyamızı kirletiyor.

Ülkemizdeki bunca kötülüğü sürekli teşhir etmek yerine, güzelliklere yer verilse, insanların dikkati sanata çevrilse daha iyi olmaz mı? Çok iyimser bir yaklaşımdan söz ediyorum şüphesiz... Ülkede işsiz ve çaresizlik içinde o kadar çok insan yaşıyor ki, sözlerimle kendim bile çelişkiye girmiş durumdayım...

Eğitim, en önemli etken şüphesiz... Okullarımızda sanat ve kültüre yeteri kadar önem verilmiyor. İnsanı insan yapan değerler üzerinde durulmuyor.

İstanbulArt-News adlı aylık bir gazeteden bir aktarım yapıyorum:

Sanata olan talebin gelişmesi şu sırayı takip eder: 1. Ekonomik büyüme, 2. Gelir dağılımının iyileşmesi, orta sınıfın güçlenmesi, 3. Servet birikimi, 4. Zevk sermayesi birikimi...

Bizde dördüncü seviyeye, yani zevk sermayesi birikimine ulaşmak çok zor oluyor... Çünkü zevk sermayesi, ilkokul öncesi eğitime kadar inen, sanat tarihi, kültür bilinci, global kültürel miras bilincinin verilmesi ve bunun zaman içinde geliştirilip sindirilmesiyle olur.”

Ülkemiz, maalesef zevk sermayesi bakımından oldukça fakir...

Devlet sanata ve sanatçıya destek vermeli... Örneğin, Çin devleti genç sanatçılarını, profesyonel sanat firmalarıyla ortaklaşa çalışarak dünyaya tanıtıyor... Uluslararası sergiler, yarışmalar organize ediyor, sanat eseri alan firmalara vergi muafiyeti getiriyor, yeni müzayede salonları açılmasını destekliyor... Uluslararası müzik fuarları düzenliyor.

Bir kentte sanat merkezleri, galeriler, müzeler, kültür merkezleri, konser salonları fevkalade önemli mekânlardır. Ne yazık ki kentlerimizde durum son derece vahimdir bu konuda... İzmir ve İstanbul gibi önemli kentlerimiz, muhteşem müze ve sanat galerileriyle övünmeleri gerekirken, AVM’ler, çok katlı yapılar ve otoyollarla gurur duyma yolunda... Dünyanın ve ülkemizin önemli mimarlarının projeleriyle müzeler ve galeriler veya konser salonları inşa edilebilseydi, sadece halkımızın değil bütün dünyanın ilgi odağı olan kentlerimiz olurdu...

Genel olarak baktığımızda, ‘zevk sermayemiz’ daha uzun yıllar birikecek gibi görünmüyor.